ABD'de beklenen seçim gerçekleşti…

5 Şubat 2026'da yazdığım yazıyı hatırlıyorum!

"Amerika içeriden çöküyor. Evsiz yaşayanlar milyonları aşmış, ekonomi nefes nefese. Rakamlar süsleniyor, gerçekler saklanıyor. Halkın cebi boş, sabır tükenmiş. Dışarıya saldırganlık, içeriye korku pompalanıyor.

Grönland hayali, Avrupa'ya tehdit, Kanada'ya baskı, Güney Kore'ye sıkıştırma, Güney Amerika'ya ayar…! Rusya'ya meydan okuma, İran'a doğrultulan namlu…

Bu kadar cephe bir güç gösterisi değil, bir dağılma belirtisidir…

Trump'ın kabul oranları düşüyor. Oylar eriyor... Eyaletler kaybediliyor, sandıklar eskisi gibi itaat etmiyor…"

Evet! Gelelim günümüze;

ABD'de Dünyanın en çok merak ettiği seçim sonuçları netleşmeye başladı. İnanıyorum ki mazlum ve mustazaf halklar başta olmak üzere, dünya devletlerinin yetkilileri ve halkları bu kritik seçim sonuçlarını büyük bir merakla beklemekteydi.

Özellikle Trump'ın ABD'ye başkan seçilmesi ile başlayan süreç, Aksa Tufanı ile devam eden bölgesel gelişmeler ve son olarak skandal Epstein dosyası ile zirveleşen jeopolitik kırılmalar, siyonist israil ve zalim Amerika'nın saldırgan politikalarını küresel bir mercek altına almıştı.

Öyle görünüyor ki, tüm dünya halklarının uzun süredir tanıklık ettiği israil ve ABD'nin zalimliğini, nihayet Amerika halkı da açık bir şekilde görmüştür. Sonuçlar, küresel siyasetin aktörleri için adeta bir dönüm noktası niteliğindedir. Trump büyük bir yenilgi almış, onunla suç ortaklığı yapan Netanyahu da aynı şekilde büyük bir hüsrana uğramıştır.

Bu tarihi yenilgide Gazze'nin onurlu direnişi, İran'ın tavizsiz savunma hatları ve dünya halklarının israil ile Amerika'nın uyguladığı soykırıma karşı meydanlarda yürüttüğü kitlesel protesto eylemleri, sumud filoları…çok büyük bir etki yaratmıştır.

Küresel sapkınların kirli çamaşırlarını ortaya döken Epstein dosyası da Trump'a olan toplumsal öfkeyi artırmıştır. Amerikan seçmeni, Trump yönetiminin İsrail odaklı dış politikasını, İran'a yönelik askeri/ekonomik saldırısını ve bunun sonucunda harcanan kamu bütçesini seçim sandığında cezalandırmıştır. Küresel çapta ABD karşıtlığını artıran bu saldırgan stratejiler ve Epstein dosyalarına yönelik toplumsal tepki, seçim sonuçlarında belirleyici olmuştur.

Yeni dönemde Trump, yasama faaliyetleri, bütçe denetimi, hukuki soruşturmalar, kritik bürokratik atamalar ve dış politika kararlarında ciddi bir muhalefetle karşı karşıya kalacaktır. Tabii ki bu seçim sonuçları Trump'ı doğrudan başkanlık koltuğundan almaya yetmemiştir Ama ilk iki yıllık görev süresindeki politikalarının bedelini ödeyen Trump'a, Amerikan halkı kalan iki yıllık görev süresi öncesinde sandıkta güçlü bir uyarıda bulunmuştur.

Seçim sonuçlarının, israil ve Amerika zihniyetinin kökten ve tamamen değişeceğini kısa vadede beklememekle beraber, sandıktan çıkan bu dengeleyici sonuç tüm dünyada olumlu ve umut verici bir yankı bulmuştur.

Dünya politikalarında köklü değişikliklerin yaşanacağını şimdiden öngörebiliriz. Avrupa başta olmak üzere diğer kıtalarda ve özellikle bölgesel bir güç olan Türkiye'de birtakım stratejik değişimlerin olacağını anlamak zor değildir.

Türkiye'nin jeopolitik duruşu, politikaları, son zamanlarda çok kutuplu dünya düzeninde yaptığı paktlar ve bölgesel anlaşmalar, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin nasıl bir politika izleyeceğini hepimize gösterecektir.

Gücünü kaybeden ve içeride kuşatılan Trump ile Netanyahu'nun bundan sonraki süreçte koltuklarını korumak adına daha agresif çıkışları olacak mı, saldırgan ve zalimane uygulamaları devam edecek mi? Yoksa kendi ülkelerinin iç dinamikleri ve uluslararası kamuoyunun amansız baskısı onlara geri adım attırmak zorunda mı kalacak? Bunu önümüzdeki günlerde hep beraber yaşayarak göreceğiz.

Kendi çıkarları için halklarını mağdur edenler, dünyayı ateşe atanlar ve vatandaşlarının onurlu, huzurlu bir yaşam sürmesini zorlaştıran zalim liderler sandıkta ve tarihin önünde cezalandırılıyor.