Soykırımcı İsrail ve Zalim ABD'nin İran'a karşı askeri şahinliği, beklendiği gibi bir kudret göstergesini oluşturamadığı gibi dünyanın ve özelliklede Ortadoğu'nun başına bela olmaya devam ediyor.

İran 40 yıldır uygulanan her türlü ağır yaptırıma rağmen özellikle de füze teknolojisini geliştirerek ve İran halkının direniş azmini canlı tutarak, ABD ve İsrail'e direnmeye devam etmektedir.

Savaşın bile bir ahlakı vardır ancak ABD ve İsrail'de ahlakın esamesi dahi görülmüyor. Askeri yöntemlerle başarı sağlayamayan bu "Acemi bülbüller, "şimdi de savaşı ekonomik ambargolarla sürdürmek istiyor.

Uygulamaya çalıştıkları bu ambargolar destek bulsun diye Çin ve Rusya ile diplomatik kulisler yürütüyor, bu iki gücün de İran'a karşı durmasına çalışıyorlar. Yani "Acemi bülbül", askeri sahada İran'a karşı başarısız olduğunu 'ötmekle' beraber Rusya ve Çin'den de medet umuyor.

ABD ve Soykırımcı "Acemi" liderler, koltuklarını korumak adına Orta Doğu'yu ateşe atmayı tek çıkış yolu olarak görüyor. Ancak ABD ve İsrail'in masası her zaman hilelidir ve bu kez yaptıkları Acemice oyun, siyonist rejimin ve ABD hegemonyasının sonunu getirecektir.

Siyonist rejim ya da Amerikan üsleri İran'a yönelik bir saldırı başlattığında İran'ın ABD ve İsrail'e eş zamanlı füze yanıtı, cephe hattını doğrudan siyonist İsrail'e, Hürmüz boğazındaki ABD savaş gemilerine ve Ortadoğu'da-körfez ülkelerinde bulunan-ABD üslerinin merkezini vuruyor.

Kadim Doğu'nun sabırlı "Acem bülbülü" sessizliğini koruyup doğru zamanı ve hamleyi beklerken, iç siyasi korkularla ve ekonomik körlükle öten "Acemi bülbüller" kendi sonlarını hazırlıyorlar.

İran'ı askeri ve ekonomik olarak vurmanın faturası ABD, İsrail ve dünyanın birçok ülkesine pahalıya patlayacağı gibi sade vatandaşın ekonomisini de sarsacaktır.

Amerika'nın son ekonomik verilerine baktığımızda, Amerika'nın 40 trilyon dolar borcunun olduğunu, Trump'ın bu nedenle doların yükselmesini baskılayıp engellediğini ayrıca Son verilerde ABD enflasyonunun yıllık 3,7'ye yükseldiğini görmekteyiz.

Küresel petrol ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı, İran tarafından kapatıldığında, küresel enerji piyasası bir gecede felç olmaktadır. Varil başına petrol fiyatlarının hayal dahi edilemeyen seviyelere fırlaması, Ülke metropollerinde benzin kuyruklarını başlatacak-kimi ülkelerde başlamış durumda- ve kitleleri sokağa dökecektir.

Dünyanın birçok yerinde ve özellikle de Fransa'da yaşanan olayları, Körfez Savaşı'ndan bağımsız gelişmeler olarak değerlendiremeyiz.

Son zamanlarda dünyadaki tüm gelişmelerin ve olayların ABD ile Siyonizm kaynaklı olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

"Geçen Ay ABD'de düzenlenen BM zirvesinin ardından, özellikle Orta Doğu'da ve tüm dünyada yeni savaşları tetikleyecek kararların alınmamış olmasını diliyorum

Ancak,

Basına yansıyan haberlere göre ABD'nin Körfez bölgesine yeni savaş gemileri ve 10 bin ek asker sevk ettiğini öğreniyoruz. Görünen o ki BM çatısı altında kapalı kapılar ardında alınan kararlar, sahada uygulamaya konuluyor…

Tüm bu gelişmeler karşısında, Özellikle bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle halklarına gerçek birer lider olmaları ve bölgesel bir konsensüsle kendi birlikteliklerini harekete geçirmeleri gerekiyor. Ancak bu sayede, başka ülkelerin kendi içişlerine ve dış ilişkilerine müdahale etmesini önleyecek çözümler üretebilirler.