Günümüzün hızlı erişimi, ferdiyetçiliği ve tüketimi kutsayan gençlerimiz derin bir mana arayışı içinde. Oysa uzağa gitmeye gerek yok; tarihimizin derinliklerinde, tam da bu çağın ruhsal krizlerine ilaç olacak muazzam bir model duruyor.
Fütüvvet Teşkilatı. Kaynağını Kur'an-ı Kerim'deki Ashâb-ı Kehf'in fedakarlığından ve Uhud Savaşı'nda yankılanan "Lâ fetâ illâ Alî" (Ali'den başka yiğit yoktur) nidasından alan bu hareket, ilk olarak 9. yüzyılda Horasan ve Bağdat sufilerinin ahlak arayışıyla filizlendi.
12. yüzyılda ise Abbâsî Halifesi en-Nâsır Lidînillâh ve Şeyh Ömer es-Sühreverdî'nin eliyle, dağınık gençlik topluluklarından "uluslararası resmi bir ahlak ve kardeşlik birliğine" dönüştürüldü. Çarşıda hileli mal satmayan, geceleri şehri koruyan, sofrasını herkese açan bu gönül erlerinin özü; elini, kapısını ve sofrasını açık; gözünü, dilini ve belini kapalı tutmaktır. Büyük mutasavvıf Kuşeyrî'nin dediği gibi "Fütüvvet, başkasının hakkını gözetmek ve kendi hakkından vazgeçmektir."
Peki, günümüz gençliği bu asil ruhu günlük hayatında nasıl somutlaştırabilir? Elbette bugünün dünyasında kılıç kuşanıp sokakları bekleyemeyiz. Ancak fütüvvet ilkelerini modernize ederek hayata geçirebileceğimiz üç pratik adım atabiliriz.
1. "Açık Kapı" ve Askıda Dayanışma: Gençler üniversitelerinde veya mahallelerinde "Askıda Kitap", "Askıda Yemek" ya da ihtiyacı olan alt dönemlere ücretsiz özel ders/mentorluk ağları kurabilir. Fütüvvetin "kapın ve sofranın açık olsun" kuralı, bugün bir arkadaşının sınav dönemi stresini paylaşmak veya bütçesi yetmeyene omuz vermektir.
2. "Siber Fütüvvet" ile Dijital Muhafızlık: Sosyal medya ve internet, günümüzün yeni çarşı pazar alanıdır. Dijital dünyada hileli mal satmamak; internette yalan haber yaymamak, siber zorbalığa karşı durmak ve linç kültürüne alet olmamaktır. Bir yazılımcı gencin kodunda açık bırakmaması, bir tasarımcının emeğe saygı duyması modern fütüvvettir.
3. Akran Yardımlaşması (Modern Îsâr): İş ve okul hayatında acımasız bir rekabet yerine, "birlikte yükselme" modelini seçmektir. Notlarını arkadaşından saklamak yerine onunla paylaşmak, iş yerinde yeni başlayan stajyerin hatasını örtüp ona işi öğretmek, Hz. Ali'nin "Fütüvvet, gücü yettiği halde affetmektir" düsturunu ofislere ve sınıflara taşımaktır.
En can alıcı soru ise şudur. Eğitimle bir fütüvvet teşkilatı oluşturulabilir mi?
Cevap: Kesinlikle evet.
Fütüvvet zaten tarih boyunca "fütüvvetnameler" -yani yazılı anayasalar-eşliğinde yürütülen bir yaygın eğitim modelidir. Bugün okullarımızda, üniversitelerimizde sadece akademik başarıya odaklanan sevgisiz bir sistem yerine; "Karakter ve Değerler Eğitimi" başlığı altında modern fütüvvet kulüpleri kurulabilir. Gençlere teorik bilginin yanında, usta-çıraklık ilişkisiyle ahlak, empati ve pratik hayat becerileri bir arada verilebilir.
İbn Battûta, seyahatnamesinde fütüvvet ehli için, "Dünyanın hiçbir yerinde onlardan daha şefkatli, yabancılara daha iyi davranan kimseler görmedim" der. Eğitim sistemimiz, batı endeksli bireysel kariyerizm yerine fütüvvetin "biz" ve "işar" bilincini aşılayabilirse, sadece başarılı profesyoneller değil, erdemli ve fedakar bir nesil inşa edebiliriz. İhtiyacımız olan tek şey, köklerimizdeki bu cevheri fark edip bugünün diliyle yeniden yorumlamaktır.
Günümüz Pratik Uygulaması (Eylem Planı)
Askıda yemek/kitap zinciri kurmak
Ücretsiz akran mentorluğu ve ders desteği vermek
Siber zorbalığa ve sosyal medya linçlerine karşı durmak.
Dijital işlerde (yazılım, tasarım vb.) iş ahlakını korumak
Rekabet yerine notlarını ve bilgisini paylaşmak.
Ofiste stajyerlere/yenilere rehberlik etmek
Özellikle son dönemde, İslami hayat nizamını dert edinen sorumluluk sahibi kişi ve kurumların, memleketin dört bir yanında 'Davet ve Gençlik Merkezleri' inşa ederek fütüvvet kültürünü ihya etme ve gelecek nesillere aktarma yolundaki gayretlerinin takdire şayan olduğunu zikretmeden geçmek haksızlık olur."
Rabbim yar ve yardımcıları olsun. İşlerini teshil, bahtlarını açık eylesin.