İnsanlık tarihinin son iki yüz yılının en büyük vebası emperyalizmdir. Emperyalizm; girdiği topraklarda insan kanını emdiği gibi başta petrol olmak üzere yer altı ve yer üstü tüm kaynakları da sömürür. Bu sömürü düzenini, kendisine en az zarar verecek şekilde kurgular.

Bu emperyalistler, ortada bir ganimet gördüler mi adeta "deli danaya" dönerler. Ortalığı tozu dumana katıp ganimete çökmeye çalışırlar; ganimetin büyüklüğüne göre kopardıkları velvele de o denli büyük olur. Elbette bu haydutluğu yaparken kendilerini de incitmezler. "Deli dana" dedik ama sahip oldukları "tilki kurnazlığı" da yabana atılacak cinsten değildir.

Bir dönem İngilizlerin başı çektiği bu haydut şebekesinin başına şimdilerde "Deli Donald" geçmiş durumda. İsminin hakkını verircesine Orta Doğu’nun kadim halklarına delirmişçesine saldırıyor. Özelde İslam âleminin, genelde ise tüm insanlığın düşmanı olan bu eşkıyaların vukuatları ne ilktir ne de son olacak gibi görünmektedir.

Bu haydutluğun en son örneklerinden birini Suriye’de, diğerini ise İran’a karşı başlatılan saldırılarda gördük. Suriye halkının haklı protestolarını "şark kurnazlığıyla" öyle bir hale getirdiler ki süreci tamamen kendi çıkarlarına devşirdiler. Göz diktikleri Suriye petrollerini emdikçe emdiler; bir kene gibi şişip doyduktan sonra da çekildiler.

Başta da belirttiğimiz gibi; bu sömürüyü yaparken kendilerini asla ateşe atmazlar. Ateşe uzanırken mutlaka bir "maşa" kullanırlar. Suriye’deki ganimetlere çökerken de PKK/YPG maşasını kullandılar. Elbette bu şark kurnazları müttefiklerine gidip "Hadi ben ateş alacağım, bana yardım et" demezler; onları büyük vaatlerle kandırırlar.

Suriye'deki YPG/PKK oluşumunu, "Size bağımsız bir Kürdistan vereceğiz," vaadiyle yaklaşık 13 yıl boyunca oyaladılar. Bu süreç içerisinde öyle bir güven aşıladılar ki bu yapılar, "Dünyanın süper gücü ile müttefikiz!" yalanına kendileri bile inandılar. Kürt halkına çektirdikleri zulüm üzerinden ajitasyon yapan bu yapılar, bu "deli danaların" bir dediğinin diğerini tutmadığını hesap edemediler.

Öyle de oldu... Bir anda deliliği tutan Donald, Suriye’deki bu yapılar, kullanılmış bir mendil gibi kenara attı. 13 yıl boyunca hizmetçiliğini ettikleri efendileri, sanki hiçbir şey olmamış gibi çekip gitti. Kürt halkının Suriye’de çektiği acılar, yaşadığı sürgünler ve verdiği on binlerce can bir "HİÇ" uğruna feda edildi.

Ancak dedik ya; bu haydutlar hem deli dana hem kurnaz tilkidirler. Bununla beraber, bir o kadar da "pişkin domuzdurlar". Zira Suriye’de söz konusu örgütler üzerinden Kürtlere yaşam hakkı tanımayanlar, şimdi de İran saldırıları için aynı yapılara "sefer emri" çıkarma peşindeler.

Peki, Suriye'de bunun büyük acısını yaşayan Kürtler bu duruma ne demeli?

Devamı gelecek...