Dünyanın ipleri artık meydanlarda değil, Epstein gibi dosyaların karanlık raflarında gizli tutuluyor.

Epstein adı, bir anahtar artık. İsrail, bu anahtarla liderlerin gizli kapılarını açtı, zaaflarını öğrendi, belgeledi ve sonra sessizce dünyanın yönünü değiştirmeye başladı.

Trump'ın İran'a uzanan eli sadece bir savaş hamlesi değil. Bu, hatırlatılmak istenmeyeni unutturma çabası. Epstein dosyasının üstüne atılan gürültülü bir sis bombası.

"Çünkü bazen en yüksek patlama en büyük gerçeği örtebiliyor."

Amerika içeriden çöküyor. Evsiz yaşayanlar milyonları aşmış, ekonomi nefes nefese. Rakamlar süsleniyor, gerçekler saklanıyor. Halkın cebi boş, sabır tükenmiş. Dışarıya saldırganlık, içeriye korku pompalanıyor.

Grönland hayali, Avrupa'ya tehdit, Kanada'ya baskı, Güney Kore'ye sıkıştırma, Güney Amerika'ya ayar…! Rusya'ya meydan okuma, İran'a doğrultulan namlu…

Bu kadar cephe bir güç gösterisi değil, bir dağılma belirtisidir…

Trump'ın kabul oranları düşüyor. Oylar eriyor, yüzde kırklar kendini imparator sanan bir kovboy (sığır çobanı) için çok dar bir alan. Eyaletler kaybediliyor, sandıklar eskisi gibi itaat etmiyor.

Bu onun ikinci ve son dönemi, anayasa net, duvar gibi karşısında.

Ama O, üçüncü kez seçilmenin yollarını arıyor. Hukukun değil, boşlukların peşinde. Oysa gidişat, bu dönemi bile tamamlayamayacağını fısıldar gibi…

Kasım yaklaşıyor. Kongre yenilenecek. Temsilciler Meclisi tamamen değişecek, Senato'nun üçte biri yeniden belirlenecek.

Eğer bu seçimler Kovboy Trump'ın istediği gibi gitmezse meclisten karar almak neredeyse imkânsız hale gelecek.

Demokratlar çoğunluğu ele geçirirse azil kelimesi sadece bir ihtimal olmaktan çıkacak. Ve Kovboy Trump bunu biliyor. İşte bu yüzden dünya bugün bu kadar gergin.

Kovboyun saldırganlığı bir strateji değil, bir savunma refleksi.

Epstein dosyasında geçen isimler onu geceleri uyutmuyordur.

Bazen devletler korkularını savaşla bastırır…!

Amerika tehdit ediyor. Venezuela'da denenen senaryo İran'da sahnelenmek isteniyor. Protestoculara destek söylemleri, uçak gemileri, alarmdaki üsler… Uranyumu bırak, füzeleri sınırla, vekillerine destek verme… diyorlar.

Ama İran,

Yarım asırdır ambargo ile yoğruldu. Son çeyrek yüzyılda Amerika ve israilin baskısı altında savunmasını büyüttü, direncini sertleştirdi. Bu ülke, tehdit diline yabancı değil.

siyonist israil ise endişeli. Çünkü İran'ın cevabının hangi ölçüde olacağını bilmiyor. Amerika vurursa, İran israile dönerse zararın boyutu -geçen yıl 12 günlük savaştaki durumu düşündüklerinde- hesap defterlerine sığmıyor.

Ve sığır çobanı Trump, Sığ aklı ile konuşuyor:

"Ben patronum. Ben kovboyum. Dünya benim istediğim gibi dönecek." Ama tarih, hiçbir kovboyun, hiçbir zalimin sonsuz hüküm sürdüğünü yazmadı.

İran cevap veriyor:

"Savunuruz. Gerekirse saldırırız." Çünkü bazı coğrafyalar boyun eğmeyi değil, direnmeyi miras almıştır

Bütün bu fırtına, bütün bu tehditler tek bir gerekçeyle Siyonist İsrail'in güvenliği için savunulup sunuluyor…

siyonizmin güvenliği için daha nelerin planlamasını yapıyor göreceğiz..!