ABD/Siyonist israilin İran'a saldırmasıyla başlayan Savaş, şimdilik bir ateşkes mutabakat zaptı anlaşması ile noktalandı.
2 Aylık süre içerisinde anlaşmanın yürürlüğü için müzakereler devam edecek.
Her ülke çıkıp "kazanan biziz-Zafer bizimdir." diyecek, kamuoyunu buna inandırmaya çalışacaktır.
Ancak vicdanı olan ve aklını kullanan herkes şunu açıkça görecektir. Bu süreçte ABD ve siyonist israil kaybetmiş, ABD'nin uluslararası karizması çizilmiş, Siyasal itibarı zarar görmüş ve siyonist İsrail'in bölgeye huzur getirmediği görülmüştür.
İran ise hem sahada hem de masada, gönüllerde ve psikolojik üstünlükte öne çıkmıştır.
Bu tabloda dik duruş sergileyen İspanya gibi ülkeler kendi çizgisini koruyarak kazananlar arasında yerini almıştır.
Amerika ve İsrail'in haksız olduğunu bu savaşta yenileceğini İran'ın savaştaki haklılığını ve başarıya ulaşacağını dile getiren herkes kazanmıştır.
İran'ın yanında duran tüm cesur yürekliler kazanmıştır.
İran içinde ise rejim yanlısı ile muhalifi, tüm farklılıklarına rağmen aynı çatı altında kenetlenmiş, yıllardır dışarıda rejime karşı duran isimler dahi "tek vatanım İran" diyerek geri dönme iradesi göstermiştir.
Hatta hapis cezası riskine rağmen ülkesine dönen dünyaca ünlü İranlı sanatçılar ve aydınlar, bu birlik ruhunun ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne sermiştir.
Vatan duygusu öyle bir noktaya gelmiştir ki, dışarıdan dahi "kabul edilsem savaşmak için İran'a desteğe giderim" diyenler ortaya çıkmıştır.
Gerçek şu ki "Bir halk gerçekten birleştiğinde, karşısında hiçbir güç duramaz."
İran ağır kayıplar vermesine rağmen meydanları boş bırakmamış, direnişini sürekli 'gıpta edilecek şekilde' büyük bir irade ile canlı tutmuştur.
İran hem savaşı hem de diplomasiyi çok iyi bir Akıl ile yönetmeyi başardığı gibi İran halkı da vatan için neler yapılması gerektiğini, ülkeleri için canlı birer kalkan olarak tüm dünyaya gıpta edilecek bir şekilde göstermiştir.
Buna karşılık israil de halkın sokağa çıkış nedeni bambaşkadır, israilliler "artık savaşı bitirin, sığınaklarda yaşamak istemiyoruz" diyerek kendi yönetimine büyük tepkiler göstermiştir.
ABD'de ise milyonlar, "Bu bizim savaşımız değil" diyerek İsrail için bedel ödemeyi reddetmiştir.
Sonuç ortadadır, ABD'nin küresel itibarı ciddi biçimde sarsılmış, "yenilmezlik" algısı darbe almış, karizması çizilmiştir. Aynı şekilde "Demir kubbe" söylemiyle mutlak güvenlik iddiasında bulunan İsrail'in de imajı ciddi şekilde çizilmiştir.
Buna karşılık İran'daki toplumsal birlik, sadece kendi halkını değil, dünya genelinde ulusal bilinç ve bağlılık duygusunu tetikleyen bir örnek haline gelmiştir.
Suudi Arabistan ve Katar Amerika Birleşik Devletleri ile olan anlaşmalarını yeniden gözden geçireceklerini açıkça dile getirmektedir. Bu yaklaşım, topraklarında ABD üsleri bulunan diğer ülkeler için de bir uyanışın başlangıcı olacaktır.
Avrupa birliği ülkeleri ise kendi konumlarını yeniden şekillendirme arayışına girmiştir.
Hasılı, İran direnişi tüm halklarda Emperyalizme karşı olma umudunu yeniden yeşertmiştir.
Savaşın sonunda Türkiye kazandı mı, kaybetti mi? Bunun Takdirini okuyana bırakmak belki de en doğru yaklaşım olacaktır.!