Bugün öğle saatlerinde Diyarbakır'a ulaşan Filistin Konvoyu, peygamber ve sahabeler şehrinde büyük bir coşkuyla karşılandı. Binlerce aracın eşlik ettiği konvoy sonrası Hazreti Süleyman yerleşkesinde düzenlenen programa katılan aktivistler, Sumud Filosunun karayolu olarak devam ettiği bu çalışmada tek gayelerinin ablukayı kırarak insani yardım ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Akşam ile yatsı namazı arası Filistin'e ithafen bestelenen müzik dinletisinden sonra yatsı namazı müteakiben program düzenlendi.
Gerçekleştirilen programda konuşan Memur- Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir Filistin Konvoyu'nun Gazze'de yaşanan soykırım ve işgale dikkat çekmek, uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek amacı taşıdığını belirterek, Gazze ve Filistin için daha fazla adım atılması gerektiğini söyledi.

Ramazan Tekdemir
"Bu konvoy o kadar değerlidir ki daha şimdiden İsrail'de alarm zilleri çaldırdı"
Tekdemir "Bu konvoyun amacı; siyonist terör şebekesinin devam eden saldırılarına ve soykırımına, son günlerde Batı Şeria'da artan ve yoğunlaşan baskılara ve işgale ve elbette esir tutulan Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı acılara dur demek, diplomasiyi zorlayarak ülkeleri harekete geçirmek için başlatılan bu konvoyu takdire değer kılmaktadır. Bu konvoy o kadar değerlidir ki daha şimdiden İsrail'de alarm zilleri çaldırdı. israil, bu mücadeleyi, bu seferi en yüksek risk seviyesiyle takip etmiş durumda. O zaman bizler daha fazla kenetleneceğiz, daha fazla bu mübarek harekete sahip çıkacağız." dedi.
"Çifte vatandaşlık yasasının yürürlüğe girmesini istiyoruz"
Filistin konusunda daha fazla adım atılması çağrısında bulunan Tekdemir, Meclis'te bekleyen çifte vatandaşlık düzenlemesine de dikkat çekerek "Biz, hedefi İsrail olan, hedefi soykırım çetesi olan insanlarız. Küresel vicdan hareketiyiz. Dolayısıyla bizim hedefimiz israil. O hâlde İsrail'e taş atan ellerle kutuplaşmayız; o eli taşıyan bedenle kucaklaşırız. Bu sebeple yapılacak çok iş var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Gazze ve Filistin hassasiyetini biliyoruz. Gazze ve Filistin için yaptıkları çok kıymetli işleri biliyoruz. Ama Filistin'in, Gazze'nin, Batı Şeria'nın bundan daha fazlasına ihtiyacı olduğunu da görüyoruz. Bu sebeple şu an Meclis'te hâlâ bekleyen, yürürlüğe girmeyi bekleyen çifte vatandaşlık yasasının amasız, fakatsız yürürlüğe girmesini istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Fikret Özçelik
"Gazze'nin içinde olmadığı hiçbir anlaşma tarafımızca kabul değildir"
Programda konuşan STK temsilcilerinden Doç. Dr. Fikret Özçelik ise Gazze'nin direnişin bir sembolü hâline geldiğini belirterek, bundan sonra kişi ve kurumların Gazze'ye yönelik tavrının önem taşıdığını söyledi.
Özçelik "Bundan sonra her cemaatin, her bireyin, her hareketin, her liderin tavrı; Gazze'ye, ona bakışıyla değerlendirilmelidir. Gazze'nin içinde olmadığı hiçbir anlaşma tarafımızca kabul değildir. Evet, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yapılan ittifak önemli bir ittifaktır. Belki içimizi heyecanlandıran bir ittifaktır. Ama net bir şekilde şöyle diyoruz: Eğer bu ittifak, önümüzdeki günlerde Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyaya bir fayda vermeyecekse, o zaman bu ittifak sadece Suud'un krallığını korumak için kurulmuş bir ittifaktır. Ve biz Müslümanlar olarak bu ittifaka karşı durmamız gerekiyor. Dolayısıyla bugünden sonra gerek bireysel hayatımızda gerek ailevi hayatımızda, gerek cemaatsel çalışmalarımızda her şeyin ölçüsü Gazze ve Filistin'dir. Rabbim çıktığınız bu yolculuğu hedefine ulaştırmayı nasip eylesin. Rabbim bizi Gazze halkıyla bir ve beraber eylesin, bu hareketinizi bize kolaylaştırsın" diye belirtti.

Mehmet Ali Parlak
"Biz seferden sorumluyuz. Zafer Allah'tandır"
Programda konuşan Filistin Konvoyu organizatörlerinden Mehmet Ali Parlak ise Gazze'nin kendisi için bir imtihan olduğunu belirterek, "Gazze, Filistin beni bekliyordu. Gazze ne yapacağımı bekliyordu. Ve Gazze beni sınıyordu, imtihan ediyordu. Ve Gazze bana sesleniyordu." ifadelerini kullandı.
Filistin konusunda toplumun sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayan Parlak, anne ve babalara da seslenerek şunları kaydetti:
"Kardeşler, demeyin ki 'Ne yapabiliyoruz? Elimizden ne geliyor?' Allah için susmayın! Bugün Diyarbakır kendi duruşunu gösterdi. Allah hepinizden razı olsun. Ben şöyle istirham ediyorum sizden: Analar; öyle insanlar yetiştirin ki her biri bir Ömer olsun, her biri bir Selahaddin Eyyubi olsun, her biri şehzade olsun. Babalar; Malınıza, mülkünüze, dünyalarınıza vermiş olduğunuz değeri Allah için Kudüs'e verin. Kudüs seni bekler! Kudüs beni bekler!
Evet kardeşler, bizimle beraber gelmek isteyen insanlar var. Keşke hepinizi götürseydik. Keşke hepimiz birlikte yevm-i şuhûd olsaydık. Gece teheccüde kalkın kardeşler. Ne olursunuz, Gazze için, Filistin için, Mescid-i Aksa için dualarda bulunun. Paylaşımlar yapın. Ne olursunuz, 'Ne yapabiliriz?' demeyin. Çok şey yapabilirsiniz, diyorum. Gazze neresi biliyor musunuz? Gazze bizim için bir okul oldu. Gazze bizim için bir üniversite oldu. Ve Gazze bizim için bir hayat nizamı oldu, biliyor musunuz kardeşler? Biz mal vermeyi unutmuştuk. Mülk vermeyi unutmuştuk. Cihat etmeyi unutmuştuk. Biz seferden sorumluyuz. Zafer Allah'tandır."

Cengiz Aslan
"Dertliyiz ve bu derdimizin yansıması da Filistin Konvoyu"
Programda konuşan Filistin Konvoyu Filo Koordinatörü Cengiz Aslan, Gazze'de yaşananlara karşı toplumun sessizliğe ve kabullenişe sürüklenmemesi gerektiğini belirterek, Filistin Konvoyu'nun mevcut duruma itiraz amacı taşıdığını söyledi.
Konvoyun ortaya çıkışındaki temel motivasyonun Filistin'de yaşananlara karşı duyulan rahatsızlık olduğunu ifade eden Aslan "Derdiniz varsa yola düşersiniz. Dert sizi bazen böyle güzel yollara ulaştırır. Elhamdülillah, dertliyiz ve bu derdimizin yansıması da Filistin Konvoyu. Biliyorsunuz, bir barış yalanı oldu. Adı barış. Yalanla buladılar barış kelimesini de. Ve dünyaya böyle pazarladılar. Maalesef, barış yalanı bizde de karşılık buldu. Bizim toplumumuz da buna inandı. Neden inandı? Çünkü Gazzeli ölmekten vazgeçmedi. Ama biz onları seyretmekten, onların öldürülüşünü görmekten, onların yakılmasını görmekten bıktık, usandık, yorulduk. Omuzumuza artık bir yük hâline geldi Gazze." dedi.

"Biz, Filistin Konvoyu olarak, 'mevcut durumu kabul etmiyoruz.' diyoruz. Ölümleri kabul etmiyoruz. İtirazımız var. Bu dünyadaki düzene itirazımız var. Barış yalanına itirazımız var. Biz kabul etmiyoruz." ifadeleriyle konuşmasına devam eden Aslan "Oradaki kardeşlerimizin derdi yine devam ediyor. Yine insanlar çadırlarında bombalanarak, yakılarak öldürülüyor. Gazze'de, Batı Şeria'da her gün ama her gün bu siyonistler... Bunlar hiç durmadan, yani hiçbir geceleri yok. Plan yapmadıkları, sürekli birilerini öldürmek, birilerini yok etmek için bilgisayar başındalar, masa başındalar. Sürekli çalışıyorlar. Biz ne yaptık? Biz kenara çekildik, her şeyi kabul ettik. Kabul etmemeniz gerektiğini artık buradaki topluluk anlayanlar... Bence bu Filistin Konvoyu, az da olsak, sayı bizim için hiç değeri yok. Önemli olan inanmış topluluklarla yola çıkmak. Eğer bu topluluk da sahadan çekilirse, vazgeçerse, teslim olursa o zaman tuz kokmuş demektir. Ama Allah'ın izniyle uyanık olmamız gerekiyor. Herkesi uyandırmamız lazım." şeklinde konuştu.
Konvoyun katılımcılarına ilişkin bilgi veren Aslan "Konvoyumuzun ilk başlangıç noktası Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya'dan... Burada aktivistlerimiz var. İspanya'dan aktivistlerimiz var, Malezya'dan var, Endonezya'dan var, Fas, Cezayir, Tunus'tan aktivistlerimiz var. Yolculuğumuz bugün itibariyle dört bin beş yüz, dört bin altı yüz kilometreye ulaştı. İlk çıkış noktasından bakarsak üç yüzün üzerinde şu an aktivistimiz var. Ve önümüzde iki binin üzerinde bir kilometre daha yolumuz var. Biz çırpınmakla mükellefiz. Allah bizim acizliğimizi görmek istiyor. Biz çırpınırsak Allah'ın... hoşuna gider. Gazze Konvoyu bir çırpınma hareketidir. Allah'ın yardımını celp etmek için. Allah'ın yardımını istiyoruz. Önemli olan bizim bu yoldan vazgeçmememiz, vazgeçmeyecek oluşumuz." dedi.

Davut Daşkıran
"Filistin Konvoyu daha önce denenmemiş bir güzergâhta ilerliyor"
Programda son olarak konuşan Filistin Konvoyu Yönetim Kurulu Üyesi Davut Daşkıran, konvoyun yalnızca fiziksel olarak hedefe ulaşma amacı taşımadığını, asıl hedeflerden birinin Filistin davasına yönelik toplumsal duyarlılığı canlı tutmak olduğunu söyledi.
Konvoy kapsamında bir kişinin İslam'la şereflenmesinin dahi organizasyonun önemini ortaya koyduğunu belirten Daşkıran "Bu filo sadece bir yabancının Müslüman olmuş olması için bile yola çıksaydı yine de değerdi. Bugün de yine bu organizasyon içinde bir Müslüman daha oldu. Birinin hidayete girmesi, güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha hayırlıdır. Bunları da görmemiz lazım. Bunları da düşünmemiz lazım. Bu organizasyonlar sadece illa ki hedefe ulaşmak, hedefe ulaşmayınca da yenik psikolojisiyle çekilip bir kenara oturmak için olmamalı. Daha güçlüsünü doğurmalı. Hep böyle oldu zaten. Evet, belki ulaşamadık ama hep daha güçlüsünü doğurdu bu misyonlar, ortaya... Ama bunun böyle şöyle bir özelliği var: Daha önce denenmedi. Bu lokasyon daha önce hiç kimse tarafından kat edilmedi. Avrupa'dan çıktı, Anadolu'dan geçiyor ve inşallah Orta Doğu'ya gelecek. Oradan da Filistin'e inşallah varmayı amaçlıyorum." şeklinde konuştu.
Filistin meselesinin yalnızca belirli bir millet veya topluluğun sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Daşkıran "Diyorlar ki: 'Yahu bizim burada zaten bir sürü sorunumuz var, bir sürü bilmem derdimiz var, kederimiz var, işimiz var, gücümüz var.' Arkadaşlar, biz iman kardeşliğinin kan bağıyla olan kardeşlikten daha üstün olduğunu ihmal ediyoruz. Bir milleti savunurken, bir zulme uğrayanı savunurken illa ki bizim dilimizden, bizim ırkımızdan, bizim milletimizden, bizim kanımızdan olması gerekmiyor. İlk sırada olması gereken şey iman kardeşliği. Sonrasında zulme uğramasıdır. Zulme uğradığında dini de sorulmaz. Bugün bize bunu öğretiyorlar ki yarın buraya sıra geldiğinde aynı sessizliği gösterelim. Ama Allah'ın izniyle göstermeyeceğiz. Onlar da bu topraklara ayak basamayacak inşallah." ifadelerini kullandı.

"Sadece yolda olmak değil, desteklemek de bu işin parçasıdır"
Daşkıran, son olarak şunları söyledi:
"Bu konvoyda Allah katında siz de varmış gibi olmak istiyorsanız, bunun bir parçası olarak, bunu bulunduğunuz yerde anlatarak, gündem ederek, kamuoyunda konuşarak, içerik üreterek ya da üretilmiş olan o içeriklere destek olarak siz de bu konvoyun parçası olursunuz. Ben bütün kalbimle söylüyorum. Allah aynısını size nasip etsin. Çünkü siz aslında bizimlesiniz. Siz de bu yoldasınız. Sadece yolda olmak değil, onun arkasında desteklemek de bu işin bir parçasıdır. Destek olmazsanız sadece seyahate çıkmış oluruz. Kamuoyunda daha güçlü olun. Her yerde bunu konuşun. Filistin Konvoyu'nun Filistin'e varmasını hedefleyin."
Program kapsamında Gazze'de yaşanan acıları konu alan tek kişilik tiyatro gösterisi de sahnelendi. Duygu dolu anların yaşandığı gösteride katılımcılar gözyaşlarına hâkim olamazken, program yapılan dua ile sona erdi.



