İş hayatında karşılaşılan problemlerin büyük bir kısmı hakların bilinmemesinden kaynaklanıyor. Fazla mesainin ödenmemesi, yıllık izinlerin kullandırılmaması veya haksız fesihler uygulamada en sık karşılaştığımız sorunlar arasında yer alıyor. Oysa iş ilişkisinde hem işverenin hem de işçinin uyması gereken kurallar var. Bu kuralların önemli bir kısmı da kanunla belirlenmiş durumda.
Ücret ve Fazla Mesai
4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesi uyarınca ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmesi işverenin asli borcudur. Maaşın yanı sıra düzenli ödenen prim ve ikramiyeler de ücret kapsamındadır. Haftalık 45 saati aşan çalışmalar ise fazla mesaidir ve %50 zamlı ödenmesi gerekir. "İşin gereği böyle" denilerek fazla mesainin karşılıksız bırakılması hukuka aykırıdır. Ücret ve fazla mesai alacaklarını 5 yıllık zamanaşımı süresinde talep edebilirsiniz.
Yıllık İzin Dinlenme Hakkıdır
En az 1 yıl çalışan işçinin yıllık ücretli izin hakkı doğar. Çalışma devam ederken "İzin kullanmayayım, parasını alayım" şeklinde bir uygulama kural olarak geçersizdir. Yıllık izin bir alacak kalemi olmaktan önce işçinin anayasal dinlenme hakkıdır. Kullanılmayan izinlerin ücrete dönüşmesi ancak iş sözleşmesinin sona ermesiyle mümkündür.
İşten Çıkarılma ve İş Güvencesi
İşverenin yönetim hakkı bulunsa da fesih yetkisi sınırsız değildir. 30 veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi olan işçi iş güvencesi kapsamındadır. Bu durumdaki işçinin işine geçerli bir sebep gösterilmeksizin son verilemez. İş güvencesi kapsamında olunmasa dahi, belirsiz süreli sözleşmelerde kanuni ihbar sürelerine uyulması veya ihbar tazminatının ödenmesi zorunludur.
Her İstifa Hak Kaybı Demektir Anlayışı Yanlıştır
İşçilerin en çok yanıldığı konu, istifa edince hiçbir hak talep edemeyeceği düşüncesidir. İş Kanununun 24. maddesi uyarınca maaşın veya fazla mesainin ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik yatırılması gibi hallerde işçi sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilir. Bu durumda işçi kendi ayrılsa dahi kıdem tazminatına hak kazanır.
Kıdem Tazminatı
1475 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, her bir tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir. İşverenin haksız feshinin yanı sıra; işçinin haklı feshinde, askerlik, emeklilik ve kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde işten ayrılması hallerinde kıdem tazminatı hakkı doğar.
İşçinin hakkını araması işverene yöneltilmiş bir husumet değildir; işverenin kanunu uygulaması da bir lütuf değildir. İş ilişkisinin temeli hukuktur. Bu nedenle sahip olduğunuz hakları işten ayrıldıktan sonra değil çalışırken bilmeniz, olası hak kayıplarının önüne geçmenin en önemli yollarından biridir.