Adli tatil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeler uyarınca adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar otuz bir ağustosta sona erer, yeni adli yıl bir eylülde başlar. 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında kanunda sayılan işler hariç olmak üzere makam ve mahkemeler çalışmaya ara verirler. Peki biz neden başlığımızı böyle attık?
Adli tatile girmeden önce her yıl genellikle Haziran ayında hâkim ve savcıların ataması yapılır. Buna yaz kararnamesi de denilir. Mesela bu yılki yaz kararnamesi 12 Haziran 2026 tarihinde yayımlandı. Atama tebligatlarını alan hâkim ve savcılar ilişiklerini kesmektedirler ki bu da neredeyse 1 Temmuz’a kadar sürmektedir.
Asıl problem burada başlamaktadır. Atama kararlarının yayınlandığı tarihten sonra adliyede işler sekteye uğramaya başlar. Birçok hâkim ve savcı başka bir şehre taşınacağından dolayı gerekli hazırlıkları yapmak için ister istemez izin kullanmak mecburiyetinde kalmaktadır. Bunun kadar doğal bir durum da yoktur. İzin süresince dosyalar geçici olarak başka hâkimlere devredilir. Ancak bu hâkimler doğal olarak dosyalara tam anlamıyla hâkim olamadıkları için çoğu zaman yalnızca zorunlu işlemleri yaparlar.
Ataması yapılan hâkim ve savcılar gittikten ve yerlerine yenileri geldikten sonra, bu isimlerin hangi mahkemelerde görev yapacağını belirleyen 'müstemir yetki' süreci başlamaktadır. Bu süreci koordineli olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu yürütmektedir. İfade ettiğimiz üzere 1 Temmuz’a kadar atama işlemleri sonuçlansa da yeni gelen hâkimlerin müstemir yetkileri resmen belirlenip ilan edilene kadar hukuken 'yetkisiz' kalmaktadırlar. Yetkisi netleşmeyen bir hâkimin dosyalarda esasa etkili bir işlem yapması da mümkün değildir. Bu bürokratik süreç genellikle adli tatile kadar sürmekte; adli tatile kadar yetkisi belirlense dahi hâkim ve savcılar çoğunlukla kalan kısa süreyi yıllık izinleriyle birleştirerek doğrudan adli tatil dönemine geçiş yapmaktadırlar.
Bir meslektaşım bu durumdan kaynaklı yaşamış olduğu süreci bana şöyle aktarmıştı “Bir asliye ceza mahkemesinde dosyam var. Dosya Yargıtay’da lehe bozuldu ve ilk derece mahkemesine geri döndü. Dosya Nisan ayında ilk derece mahkemesine ulaşmıştı. Ancak dosyada herhangi bir işlem yapılmamış. Biz UYAP’ta kontrol ederken dosyanın geldiğini Haziran ayında öğrendik. Haziran ayında kalemle yaptığımız görüşmelerde hâkimin ataması yapıldığı için gideceğini ve bu süreçte izinli olduğu bilgisi tarafımıza verildi. Temmuz ayında gittiğimizde ise yeni hâkimin hala göreve başlamadığı bilgisi verildi. İşte şu an adli tatile girmek üzereyiz ve dosyada hala herhangi bir işlem yapılmış değil.”
Buradan her dosyada aynı problemin yaşandığını veya hâkim ve savcıların iş yapmadığını söylemiyoruz. Biz sadece bu atama sürecinden sonra ister istemez bazı dosyalarda işlem yapılamadığını söylüyoruz. Bu kaçınılmaz bir durumdur, çünkü hâkim göreve başlamadan işlem yapamaz. Bu süreçte bazı vatandaşların mağdur olabileceğini söylüyoruz. Bunun için de kanaatimizce ya adli tatilin başlangıç tarihi değiştirilmeli ya da yaz kararnamesi daha erken yayınlanmalıdır.