Şehid İsmail Heniyye…
Yiğitçe yaşadı yiğitçe şehadete ulaştı…
Şehid Heniyye'nin zulme karşı mücadelesi, azmi, kararlılığı ve siyonist işgale karşı vermiş olduğu korkusuzca dik duruşu diğer devlet liderlerine örnek olacak.
Şehid Heniyye siyonist işgal rejiminin işgal etmiş olduğu Filistin topraklarında yaşadı. 100 yıldan fazladır, işgalin olduğu Kudüs, Gazze, Batı Şeria ve Filistin'in her karış toprağında yaşanan mezalimi iliklerine kadar hissetmiş bir lider.
İşgal rejiminin, işkence, talan, mala el koyma, zorla yerinden etme, alıkoyma, yaralama, zindana atma ve her türlü baskılarının olduğu Kudüs gibi mübarek toprakların atmosferinde yetişti. Şehid lider Heniyye, Filistin topraklarında işgalin sona ermesi için mücadele etti.
Halkın arasında halktan biriydi. Hiçbir zaman şatafatlı bir hayatı olmadı, tam aksine çok sade ve mütevazi bir hayatı oldu. Dünyalık namına bir şey miras olarak bırakmadı. Onun mirası davasıydı, mücadelesiydi, azmiydi, kararlılığıydı, sabrı ve metanetiydi. Onun vasiyeti Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşması, bağımsız Filistin devletinin kurulması ve siyonist işgalcilerin haritadan silinmesiydi.
Kendisini davasına adamış büyük bir kahramandı şehid Heniyye. Şehid lider gecesini gündüzüne katarak, işgalin sona ermesine yönelik çaba gösterdi.
Onun hayatı Ahzâb süresinin 23'üncü ayetinde geçtiği gibiydi…
"Mü’minler içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri söze dâimâ bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi sözünün gereğini yerine getirip O’nun yolunda can vermiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir." (Ahzab: 23)
Ayette geçtiği gibi Şehid İsmail Heniyye, Rabbine söz verdi, sözünde durdu, sözünün gereğini yerine getirdi ve Allah yolunda can vererek şehitler kervanına katıldı.
Şehid İsmail Heniyye, şehid olmadan önce, bir çağrıda bulunmuştu… "3 Ağustos, Gazze halkı ve siyonist işgal zindanlarındaki esir kardeşlerimize destek için millî ve milletlerarası bir gün olsun" açıklamasını yapmıştı.
Tüm dünya şehid İsmail Heniyye'nin şahadetini ve bu çağrısını konuştu. Dünya sesiz kalmadı bu çağrıya, birçok ülkede özgür halklar meydanlara akın etti.
Bu çağrı üzerine Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Batman, Bingöl ve Türkiye'nin tüm illeri ayaktaydı.
Şehid Heniyye'nin bu çağrısı Türkiye ve dünya ülkelerinde müthiş bir karşılığı oldu. Tıpkı bir ölür, bin diriliriz, misali bir manzara oluştu.
Diyarbakır ise bambaşkaydı… Selahaddin-i Eyyubi'nin torunları bir kez daha zalimin karşısında mazlumun yanında yer aldı.
Kudüs davasının Diyarbakırla, Diyarbakılılarla özel bir hatırası var. Bu hatıra ceddimiz Selahaddin-i Eyyubi'den bizlere miras kaldı. Diyarbakır bu mirasa meydanlara akın ederek sahip çıktı.
Diyarbakır'daki mahşeri kalabalığı görüp te hayran kalmamak, duygulanmamak elden değil. Düşmana ve Siyonistlere korku, dostlara güven ve sevinç verdi.
Bu mahşeri kalabalık, bir kez daha en gür seda ile haykırarak, "Zalimler için yaşasın cehennem" diyen üstat Beddiüzzamanın lisanı halini gösterdi. Şeyh Said hazretlerinin "Benim bu değersiz dallarda asılmama pervam yoktur. Muhakkak ki mücadelem Allah ve dini içindir" ruhunu canlandırdı Diyarbakır.
Diyarbakır halkı kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla Şehid İsmail Heniyye'nin kutsal olan Kudüs davası için kıyamdaydı. Gazze'deki zulmün sona ermesi için ayaktaydı. Soykırımın son bulması için haykırmaktaydı.
Şehid İsmail Heniyye gibi bir kahramanı ve korkusuz lideri yad eden Diyarbakır halkı, "Ne biz Şehid İsmail Heniyye'den daha değerliyiz ne de ailemiz onun ailesinden daha kıymetlidir" mesajını verdi. Tıpkı şehid lider Heniyye evlatları şehit olduğu vakit “Evlatlarımın kanı Filistin’deki çocukların kanından daha değerli değildir. Şehit olan her Filistinli benim evladımdır” demişti. Oğullarının ve torunlarının şehadet haberini duyduğu zaman Şehid Heniyye'nin verdiği mesajın benzerini Diyarbakır'da vermiş oldu.
Aynı şekilde Diyarbakır halkı şunu da dile getirdi, "Bu yola canımızla, malımızla ve evladımızla baş koymaya hazırız. Her şeyimiz feda olsun hak yoluna"
Verilen bir diğer mesajda "Kanımız, Şehid Heniyye'nin ve Filistin'de kanı akan diğer kardeşlerimizin kanından daha değerli değildir." mesajı oldu. Tıpkı Heniyye’nin şehit edilmesi üzerine Heniyye’nin çocukları, “Babamızın kanı Filistin’de kanı akanlardan daha değerli değildir” mesajına uyumlu oldu.
Mesaj net, her şey ortada, Diyarbakır bir kez daha mazlumun safında zalimin karşısında yer aldı.