Mal sevgisi insanın sahip olduğu ya da olmayı arzuladığı maddi imkanlara (para mülk servet) kalben aşırı bağlanması ve onları amaç haline getirmesidir.
İnsan malı sever bu yaratılıştan gelen fıtri bir duygudur ve kulluk için bir imtihandır..
Mal sevgisinin imtihan olduğu Kur'an'da ve sünnete apaçık bir şekilde inananlara belirtilmiştir Allah (c.c) Âdiyat süresinin 6-8 ayetlerinde şöyle buyuruyor ..
“Şüphesiz insan rabbine karşı çok nankördür buna kendisi de şahittir ve o mal sevgisine gerçekten çok düşkündür”..
Bir diğer ayette de..
“İyi bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız sizin için ancak birer imtihan sebebidir. Büyük mükâfatın ise yalnız Allah’ın yanında olduğunu unutmayın”. Enfal s. 28.ayet..
Mal sevgisinin bir fitne ve imtihan olduğu ayetlerin ışığında insanlara tebliğ edilmiştir.
Ve tarih boyunca insanlar için bir imtihan olmakla beraber nice savaşların ve kavgalarının sebebi olmuştur. .
Zira bu sevgi sınırı olmayan bir tutku felakete götüren hasletlerden biridir..
Çünkü mal-makam gibi nimetlerin asıl amacı ahireti kazanmaktır..
Eğer mal kalbe yerleşirse helaka sürükler ve insana Allah'tan uzaklaştırır mal sevgisi kalbi yönetirse felaket, kalp malı yönetirse nimettir..
İslam'da ölçü malın ne kadar olduğu değil kalbin neye bağlı olduğudur, zira mal bir araçtır amaç değildir..Amacın araca dönüşmesi hakikatin yön değiştirmesi demektir..
Müslüman için asıl amaç dünya da ahiret yurdunu kazanmaktır. Ancak Allah c.c’ ün belirlediği şekilde dünya nimetlerinden meşru şekilde faydalanmak gerekir elbette..
Ama mal elde olursa ve doğru kullanılırsa hizmetçidir ama kalpte olup hayatın merkezine oturursa efendidir..
Dünya hayatı ebedi alemdeki hayata göre çok kısa ve veçicidir bundan dolayı dünya hayatının bizi aldatmaması gerekir. Maalesef insanların çoğu bu konuda aldanıyor ve dünya malı için ahiretlerini heba edecek duruma geliyorlar..
Dünya malını sevdiği zaman onu daha fazla kazanmak için kulluktan ve amelinden taviz vermeye başlar..
Örneğin .. Namazlarını ihmal etmeye
Helal ve haram demeden ticaret yapmaya
Fakirin hakkını gözetmemeye başlar.
Çünkü malı onun kuvveti kudreti belki ilahı olmuştur.. Tüm vaktini ve gayreti onu kazanmaya harcar..
Mal eğer Allah yolunda Allah için ve Allah’ın razı olacağı şekilde kullanılırsa değerini bulur..
Mala düşkün olanlar için en güzel örnek Kur’an-ı Kerim de Karun kıssası ile belirtilmiştir...Günümüzde de servet sahiplerine özenenler olup onlar da Karun gibi mal biriktiriyor ve onunla böbürleniyor..
Hz Musa'nın kavminden olan Karun çok büyük bir servete sahipmiş.. Ve zenginliğine güvenerek böbürlenerek insanlara zulmetmiş ve sonunda Allah’u Teala kendisini servetiyle birlikte yerin dibine geçirmiştir..
Kasas süresinin 78. Ayetinde Allah c.c Karun hakkında ..
“Kãrûn: “Niye ki? Bu servet bana verilmişse, öyle iş olsun diye değil, ancak sahip olduğum bir bilgi sayesinde verilmiştir” diye karşılık verdi. Peki, bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesiller içinde ondan çok daha güçlü ve çok daha büyük servet sahibi nice kimseleri helâk etmiştir? Böyle inkârcı suçlulara, helâk edilmeden önce kendini savunma hak ve imkânı da tanınmaz.....diye buyurmuş..
Karun kısası ile zenginliğin ölçüsünü belirtmiş malı kendisinden gören ilmiyle övünen ve malıyla insanlara zulmedenlerin durumunun Karun gibi olacağını belirtmiştir..
Günümüzde yetişen gençlerimiz ekseriyetle maalesef büyükleri tarafından dünya malını kazanma odaklı olarak yetiştiriliyor çocuklara ve gençlere varlıklı kişiler örnek gösteriliyor.Gençleriniz madde odaklı yetişiyor ve manayı önemsemiyor.. Ve İslam dini hayatlarımızda yer bulmuyor yeşermiyor.. Rabbim malını ve canını Allah için, Allah yolunda harcayanlardan eylesin..