Hani derler ya, “Şapka düştü kel göründü” diye… Dün yağan karla birlikte ne yazık ki Diyarbakır’da da tablo tüm açıklığıyla ortaya çıktı.
Meteoroloji’nin günler öncesinden yaptığı bilimsel uyarılar ortadayken, etkinlikler, düğünler, yolculuklar, tatiller ve organizasyonlar bu verilere göre planlanırken, şehir yönetiminde aynı öngörüyü göremedik.
Mülki amirler, belediyeler ve Karayolları hazırlıksız yakalandılar, bunun bedelini ise her zamanki gibi vatandaş ödedi.
Yollarda mahsur kalanlar, kazaya karışanlar, maddi ve manevi kayıplar yaşayanlar oldu.
Sosyal medyada “vatandaş için çalışıyoruz” söylemleriyle yapılan paylaşımlar, bembeyaz karın altında ne kadar karşılık bulduğunu acı bir şekilde bizlere gösterdi. Hizmet, paylaşım yapmakla olmuyor kriz anlarında hızlı, planlı ve etkili müdahaleyle oluyor.
Bugün ana arterlerde yollar açık ama ara arterler maalesef buz pistine dönüşmüş durumda…
Meteorolojik veriler bu kadar netken, buna göre önlem almayan yöneticilere ne demeli? Okulların tatil edileceği bilgisi, çocuklarını okula bırakan velilere saatler sonra ulaştı.
Zaten trafik yükü ağır olan bir şehirde bu belirsizlik, gereksiz ve önlenebilir bir mağduriyete yol açtı. Oysa yaşanacak sorunlar gün gibi ortadaydı.
Şehrimizin büyüklüğü, yol ve ulaşım sorunları bilinmesine rağmen, çözüm üretme noktasında ciddi bir eksiklik yaşandı. Yarın için de kar yağışı öngörülürken, aynı ihmallerin tekrar yaşanıp yaşanmayacağı ise halk arasında haklı bir endişe konusu oldu.
Unutulmamalıdır ki atanmış ya da seçilmiş tüm yöneticiler, halkın yaşamını kolaylaştırmakla yükümlüdür.
Diyarbakır halkı yapılan hizmetleri unutmadığı gibi, yapılmayanları da unutmaz. Zorlu kış şartları göz önünde bulundurularak önceden planlama yapmak, koordineli çalışmak ve vatandaşın mağduriyetini en aza indirmek bir lütuf değil, görevdir.
Zorlu kış şartlarını dikkate alarak çalışmak vatandaşın değil, yöneticilerin görevidir.
Bu nedenle tüm yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.