Basına ve sosyal medyaya yansıyan bazı görüntüler, Diyarbakır kamuoyunda haklı bir şaşkınlık ve tepki dalgasına yol açtı. Haberlerin içeriğine göre, Diyarbakır Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, tarihi Sur ilçesinde bulunan bir kilisede "çok sesli koro etkinliği" adı altında bir koro çalışması icra etti. Görüntülerin yayılmasıyla birlikte, hafızalarda tek bir soru belirdi: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet kurumunun, geleceğimizin teminatı olan çocukları böyle bir mekâna taşımasındaki asıl amaç ve gerekçe neydi?

Bir eğitim kurumunun, öğrencilerine müzik ve sanat eğitimi vermesi gayet doğaldır. Ancak bu eğitimin ve sanatın icra edileceği yer, toplumun inanç dünyasıyla ve kültürel kodlarıyla çelişen mekânlar olmamalıdır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulun öğrencileri, hangi sanatsal zaruret veya pedagojik ihtiyaçtan ötürü bir kilisede koro etkinliği icra etmek durumunda bırakılmıştır? Bu durum, kamuoyunda derin soru işaretlerini ve tartışmaları da beraberinde getirmiştir.

Öğrencilerin kilise atmosferinde, o mekânın ruhuna uygun bir hava içinde sergiledikleri bu müzik faaliyeti, dışarıdan bakıldığında Müslüman ailelerin çocuklarının adeta kilise etkinliklerinin bir parçası haline getirildiği izlenimini uyandırmaktadır.

Çocuklar üzerinden yürütülen bu tarz etkinliklerin, toplumsal hassasiyetleri kaşımaktan başka bir amaca hizmet etmediği açıktır. Milli Eğitim müdürlüklerinin ve okul idarelerinin bu tür kararları alırken, velilerin inanç, kültür ve değer hassasiyetlerini ne kadar göz ardı ettikleri bu olayla bir kez daha tescillenmiştir. Eğitim planlaması yapılırken, bölgenin köklü toplumsal yapısı ve pedagojik doğrular neden hiçe sayılmaktadır?

Henüz gelişim çağında olan, ak ile karayı yeni yeni ayırt etmeye çalışan küçücük çocukların o temiz zihinlerini, kendi inanç dünyalarına yabancı bir ortamın içine iterek zihinsel bir karmaşaya, bir burhana sürüklemenin vebali büyüktür. Yarın bu çocukların zihin dünyalarında oluşacak kimlik çatışmalarının, kültürel yabancılaşmanın hesabını kim, nasıl verecektir? Sanat ve müzik adı altında sergilenen bu özensizlik, anne babaların devletin eğitim kurumlarına olan güvenini de derinden sarsmaktadır.

Kamuoyunda ciddi bir rahatsızlığa ve infiale sebep olan bu kabul edilemez durum karşısında yetkililer sessiz kalmamalıdır. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, toplumun vicdanını yaralayan bu etkinlik hakkında bir inceleme başlatıp başlatmayacağını, ihmali olanlar hakkında nasıl bir adım atacağını ya da kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapıp yapmayacağını hep birlikte takip edecek ve göreceğiz.