Siz hiç kendinizi Gazzeli kardeşlerimizin yerine koyabildiniz mi? Gazze'de yaşanan mezalime ve siyonist zulme uğradığınızı hayal ettiniz mi?

Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana büyük bir vahşet ve soykırım yaşanmakta! Canlı yayınlarda günü birlik yaşanan soykırıma tüm dünya seyirci kalmakta! Kendinizi, ailenizi, akrabalarınızı, komşularınızı ve çevrenizde sevdiklerinizi Gazze'nin mazlumlarının yerine koydunuz mu? Kısacası demem o ki; siz hiç Gazze için ve Gazze'de yaşayanlar için empati kurdunuz mu? Onların yaşadıklarını hissedebildiniz mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim.

Hiç mümkün mü? O zulümleri görüp te sessiz kalmak, tabi ki mümkün değil. Biz öyle bir peygamberin ümmetiyiz ki; “Müminler; birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (Müslim, Birr, 66.) hadisinin muhatabıyız. Ve bu hadisin öğretileriyle ve terbiyesiyle yetişmiş bir ümmetin birinci gündem maddesi tabi ki Gazze olmalı! Gazze'den başka suni gündemlere girmemeli. Gazze'yi gündemden düşürmeye çalışanlara kulak asmamalı. Gazze'yi ve mücadelesini itibarsızlaştıran siyonist zihniyetlilere prim vermemeli.

Marks'ın Lenin'in Mao'nun ve batılı ideolojilerle yetişmiş gönlü ve zihniyeti siyonistlerin safında yer alan, Amerika'nın ve Avrupa'nın kuklası ve maşalığını yapanların oluşturmaya çalıştıkları algılara hiç itibar edilmemeli. Siyonist firmaların bekçi köpekliğini yapıp, siyonist ürünleri salyalarıyla korumaya çalışan, Siyonistlerin önlerine attığı bir iki kemikle siyonist severlik yapan kuduz zihniyetlilerin hile tuzak ve algılarına karşı taviz verilmemeli ve siyonist ürünlere boykota devam edilmelidir.

Safı da fikri de zikri de belli olup, Siyonistlerin safında yer alan, onların ürünlerini satarken onları protesto edenlere yönelik oluşturmaya çalıştıkları algılara karşı gerek devlet gerek vatandaşlar ve gerekse duyarlı halklar siyonsitseverlere prim vermemelidir.

Hangi ideolojiden, hangi etnik kökenden, hangi mezhep ve meşrepten olursa olsun, bu vahşete dur demeli. İnsanlığını yitirmemiş olanlar bu meselde safını belli etmeli…

Bir düşünün ve hayal edin, Allah muhafaza siyonist zulüm ta sokaklarımıza kadar inmiş! Bu vahşiler kimin hangi etnik kökenden, hangi ideolojiden, hangi mezhep ve meşrepten olduğumuza bakmaksızın her türlü zulmü yapacaktır. Ve bütün dünya yaşadığımız ve gördüğümüz vahşete ve zulme seyirci kalacak! Ne kadar zor bir durum!

Kendi ülkemizde, şehrimizde, kasabamızda, yerleşim yerlerimizde ve mahallemizde kan revan içinde çocukların korku dolu masum bakışları… Çocukların çaresizliğini görüyor ve bu çaresizliğe karşı bir şeyler yapamıyorsanız, ne kadar zor bir durum!

Aynı şekilde kadınların haykırışı, babaların evlatlarının naaşlarını enkazların altında araması, ilaçsızlık, çaresizlik, açlık, kıtlık ve insani dramın her türlü envaını iliklerimize kadar yaşıyoruz. Ama elimizden bir şey gelmiyor, ne kadar zor ve ölümden beter bir durum!

İşte Gazze'yi bir Gazzeli gibi hissetmek, onların yaşadıklarını hayal etmek! Bu mezalime ve soykırıma karşı bir çözüm bulmak için mutlaka bir şeyler yapmaya çalışacaksınız!  Bu durumda ne yapacağınızı? Neler yapacağınızı görür gibiyim!

Tıpkı Gazzeli kardeşlerimiz gibi bütün dünyaya sesleneceksiniz ve haykıracaksınız! Ey ümmeti Muhammed (sav) neredesiniz! Ey özgür halklar neredesiniz! Ey vicdan sahibi ülkelerin ve devletlerin idarecileri neredesiniz! Dediğinizi duyar gibiyim.

Gerçekliğimize dönelim! Gazze, ümmetin kanaya yarası. Bu yara her geçen gün daha da derinleşmekte ve ümmet yaşanan bu mezalime karşı sessizliğini korumakta! Yazık çok yazık.

Oysa ki bizler "Müslümanların derdini kendine dert edinmeyen onlardan değildir." Hadisinin muhatabıyız. Bizim sorumluluklarımız var. Bizler bu sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız. Bu sorumluluklarımızın başında boykot gelmekte. Siyonist şirketlerin ve o şirketlerle ortaklık yapan ve siyonist orduya ve rejimine destek veren ürünleri boykot etmemiz, insani bir vazife ve akidevi bir mesele olarak görmeliyiz. Gazze'nin mazlum halkına ve direniş kahramanlarına maddi ve manevi destek sağlamalıyız. Siyonist işgal rejimi haritadan silinene kadar, kendi ülkemizin idarecilerini bu meselede siyonist zulmü durdurmaları için baskı kurmalıyız. Gazze'yi bir Gazzeli gibi hissederek siyonist zulme son verebiliriz. Yoksa aksi bir durumda gün gelir uzaktan seyrettiğimiz bu siyonist zulüm Allah muhafaza ta sokaklarımıza kadar inebilir!

Siyonist tehlikeyi ve siyonistlerin arz-ı mev'ud hezeyanını görmezden gelemeyiz. Siyonistler haritadan silinene kadar, Gazze'yi Gazze gibi hissetmeye, Gazze'yi kendimiz gibi hissetmeye devam.