Bismillah…
Modern dünyada masum çocuklara yapılan zulmün en çarpıcı örneklerinden biri, Jeffrey Epstein vakasıdır. Epstein, küçük yaştaki çocukları istismar eden aşağılık bir kişi olmakla birlikte, olay yalnızca onun şahsi fiilleriyle sınırlı değildir. Bazı güçlü kişiler ve iddialara göre, istihbarat kurumları – örneğin Mossad – tarafından korunan sistematik bir ağdan söz edilmektedir. Bu durum, modern cahiliyenin sinsice işleyişinin çarpıcı bir örneğidir.
Tarih, zulmün biçiminin değişebileceğini. Özünün ise değişmediğini gösterir. İslam öncesi Arap toplumunda kız çocuklarını diri diri toprağa gömme geleneği, insanlık tarihinin en karanlık zulümlerinden biridir. Fakirlik, kabile utancı veya cahiliye geleneği, masum bir çocuğun hayatını hiçe saymak için yeterli görülüyordu. Kur’ân-ı Kerîm bu korkunç manzarayı şöyle anlatır:
“Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğu zaman: Hangi günah sebebiyle öldürüldü?” (Tekvîr Sûresi 8–9)
Masumiyet hiçe sayılıyor, çocuklar sadece kız oldukları için öldürülüyordu. İslam bu vahşeti sona erdirdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), kız çocuklarını korumayı, onlara değer vermeyi ve merhametle büyütmeyi hem dünyada hem de ahirette büyük bir fazilet olarak öğretmiştir.
Cahiliye Arapları çocukları toprağa gömüyordu; modern cahiliye ise çocukların ruhunu, bedenini ve onurunu gizli ağlar içinde yok ediyor. Dün zulüm açıktı; bugün güçlüler tarafından gizleniyor. Ancak zulmün özü değişmemiştir: Masumiyetin yok edilmesi, insan onurunun çiğnenmesi ve zalimlerin kendi çıkarları uğruna masumları feda etmesi…
İslam, her çağda insan onurunu ve çocuk haklarını koruyan ilahî bir nizamdır. Dün olduğu gibi bugün de zulme karşı durmak ve masumları savunmak insanlığın temel sorumluluğudur. Dün toprağa gömülen kız çocukları vardı; bugün ise güçlüler tarafından desteklenen kirli ağlar içinde kaybolan masum çocuklar var. İnsanlığın görevi, her zaman zulmün karşısında durmak ve masumiyetin yanında yer almaktır.