Sağlığın tanımında geçen tam iyilik hali yani sağlıklı bir birey olmak için beden ve ruh dışında sosyal iyilik halinin de sağlıklı olması gerekir. Sosyal iyilik halinin en büyük ilacı şüphesiz inanç, iman ve ibadetlerdir. Günümüz insanın inançsızlık buhranı onları derin kuyulara fark etmiş, ruh hallerini bozmuştur. Ruh hali bozulan birey bedenen çökmüş ve bedeni marazlar sağlıksız bir toplum meydana getirmiştir. Bunu ortadan kaldırmaya yönelik meditasyon, yoga gibi tercihler sunulmuş ancak tedavi edememiştir. Oysa Tıbbi Nebevi asırlardan beri bedeni ayakta tutacak tavsiyeler, ruhu dindirecek inanç ve itikat, sosyal hali düzeltecek tam iyilik hali reçetesini hazırlamıştır. Bugün "Tıbb-ı Nebevî" olarak adlandırılan bu yaklaşım, insanı sadece fiziki yönüyle değil; kalbi, zihni ve toplumsal ilişkileriyle birlikte ele alır.
Sosyal iyilik hali, sağlık sadece bireysel değildir; sosyal bir boyutu vardır. Komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları, yardımlaşma ve dayanışma; sosyal iyilik halinin temel taşlarıdır. Nebevî anlayışın günümüzdeki yansımalarıdır. Kan bağışı, ihtiyaç sahiplerine destek, afetlerde yardımlaşma vs. Bunların her biri sağlığın sosyal iyilik hali göstergesidir. Bir toplumda insanlar birbirine güvenip, selamlaşıyorsa, birbirleriyle paylaşabiliyorsa orada sosyal iyilik hali vardır. Yalnızlaşan birey, zamanla ruhsal ve bedensel sorunlarla karşı karşıya kalır. Bu nedenle selam vermek bile bir sosyal terapi niteliğindedir.
Sağlık; sadece reçetelerde değil, kalpteki huzurda ve toplumdaki dayanışmada saklıdır. Tıbb-ı Nebevî bize şunu hatırlatır: Sağlıklı insan, sağlıklı toplumun temelidir. Ve sağlıklı toplum; merhamet, adalet ve paylaşım üzerine yükselir. Sağlıkla kalın sağlıcakla kalın.