Epstein belgeleri Yahudilerin tiynetlerini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu, Yahudilerin ilk defa yaptığı bir iş değil. Daha önce de defaaten bu rezillikleri yapmışlardı. Evliya Çelebi’nin Yahudilerle alakalı şu anısını okuyunca taşlar tam da yerinde oturuyor.

1641’de Evliya Çelebi Trabzon’da olduğu bir sırada bir olay yaşanıyor ve Çelebi de bunu anısı olarak kaydediyor.

Çarşıda bir derviş satılan bir deri parçası üzerinde gizli bir yazı fark ediyor. Bu yazı yıllar evvel kaybolmuş iki kardeşin deri tabakhanesinden gelen yardım talebi idi. Derviş derhal durumu Trabzon Sancak Beyi Şehzade Selim’e açıklayınca, gönderilen askerler tüm tabakhaneyi arıyor. O yılarda deri işlemeciliği ve tabakhaneler tamamen Yahudilerin elindeydi. Aramalarda tabakhanede yalnızca o iki çocuk değil yıllar içinde kaybolmuş onlarca çocuk bulunuyor. Bu olay üzerine halk ayaklanıyor ve tüm Yahudiler şehre bir daha sokulmamak üzere kovuluyorlar. Dervişin bulduğu deri parçasında şu cümleler yazıyor:

“Ey bizim ahvalimize vakıf olan kişi! Yirmi senedir derici Yahudiler elinde yer altında mahpusuz. Allah rızası ve Resulullah (sav) şefaati için bizi kurtarın ki ne acayiplikler göreceksiniz.”

Sadece bu mu?

Hayır!

Bundan tam 2 yıl önce ABD’nin New York şehrinin Crown Heights semtinde yer alan bir Ortodoks Yahudi sinagogunun altında, yasadışı kazılmış gizli bir tünel bulunmuştu. Bu gizli tünelden bebek puseti, kan lekeli yataklar gibi birçok dehşet veren materyal çıkarılmıştı.

Yahudilerin bu tünelde bazı bayramlarında kullanmak için insan kanı topladıkları gündeme gelmişti.

Buna göre Yahudi olmayan çocukları kaçırıp “İğneli Fıçı” dedikleri bir yöntemle çocukları katledip kanlarını toplayarak içiyorlar. Ve bu, münferit bir sapkınlık değil, bin yıllardır devam eden Yahudi inancıdır.

Bu inanca göre içi iğnelerle kaplı olan fıçının içine çocukları-bebekleri canlı canlı kapatan hahamlar, ardından fıçıyı dakikalarca yuvarlıyorlar. Daha sonra fıçının dibinde bulunan musluk açılıyor ve toplanan kan ayinlerde kullanılmak ya da Mayasız Bayramında yenilen mayasız ekmeklere karıştırılmak üzere toplanıyor.

Bazı tarihçilerin bildirdiklerine göre Mayasız bayramları, Avrupa’da her yıl küçük çocukların kaybolduğu dehşet dönemleri olmuştur.

1803’te Moldovalı bir Yahudi hahamın oğlu olan Neophite, Hristiyan olduktan sonra kaleme aldığı kitabında, Yahudilikten çıkıp Hristiyan olduğunu, babasının inancında insan kanı kullanarak yapılan ekmeği yemenin Yehova katında daha üstün olduğuna inandıklarını anlatmıştır.

Özellikle İspanya’da, kan içme olayları defalarca gündeme gelmiş, bu olaylar halk arasında büyük huzursuzluk meydana getirmişti. Sayısız çocuk kaybolmuş, cesetlerin bir kısmı tamamen kanı çekilmiş bir durumda bulunmuştu.

Bu, Yahudilikte bir inançtır. Nitekim tahrif edilmiş Tevrat’ın Hezekiel bölümünde şu emir yazıyor:

“İnsan kanı içeceksin! Et yiyin ve kan için! Sarhoş olana kadar kan içeceksiniz!”

Osmanlı İmparatorluğuna geldikten sonra da Yahudiler bu sapkın inançlarına devam ettiler. Osmanlı zabıtlarında bu konuda yaşanmış pek çok olay vardır. Bunların en önemlileri 1715’te Amasya’da; 1840’ta Şam’da ve Rodos’ta; 1633-1866 yılları arasında İstanbul’da; 1863-1870 yılları arasında İzmir’de kayda geçen olaylardır. Bu olaylarda pek çok Yahudi suçlu bulunmuş ve idam edilmiştir.

Buraya kadar anlattıklarım işin kötü tarafıydı.

İşin daha kötü tarafı ise en son sızdırılan 3 milyon belge ve görüntüde adı geçen, fotoğrafı veya videosu bulunan hiç kimseye hiçbir şey olmamasıdır.

Trump’ın belgelerde defaaten ismi geçmesine rağmen hala ABD başkanı sıfatıyla dünyaya yargı dağıtıyor olması…

Birçok Avrupalı siyasetçi ve hala yönetici olan ismin hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam etmeleri…

Mesela adı Epstein belgelerinde geçen Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in hala veliaht prenses olmaya devam etmesi…

Yine İsrail’in bekçiliğini yapan birçok Arap ülkesi kralının da tahtlarında keyif sürmeye devam ediyor olmaları…

Mesela BAE Veliaht Prensi İbni Zayed el- Nahyan’ın Epstein’in özel odasında uygunsuz fotoları çıkmasına rağmen hayatına olduğu gibi devam ediyor olması…

Son olarak…

Epstein Arap değildi…

Müslüman da değildi…

Hristiyan da değildi…

Ateist de değildi…

Siyonist bir Yahudi idi…

Emin olun bu pis işleri yapan kişi Yahudi değil de hasbelkader Müslüman olduğunu iddia eden bir kişi olmuş olsaydı o zaman içimizdeki ve dışardaki hümanistleri(!), insan hakları savunucularını(!), çocuk hakları savunucularını(!), kadın hakları savunucularını(!), vesaire vesaire vesaire ne kadar duyarlı(!) olduklarını görecektik…

Hele hele içimizdeki duyarlı hümanistleri!..

Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere…