Diyarbakır OSB'de seçim maratonu sona erdi. Güven tazeleyen Mustafa Fidan döneminde sanayiciyi neler bekliyor? İşte 55 bin istihdam hedefi ve dev projelerle Diyarbakır'ın yeni sanayi vizyonu.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ekonomik kalbi olan Diyarbakır, son yıllarda sanayi hamlesiyle kabuk değiştiriyor. Bu değişimin merkez üssü olan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB), geçtiğimiz günlerde gerçekleşen seçimlerin ardından Mustafa Fidan'ın yeniden başkan seçilmesiyle "istikrar" ve "büyüme" odaklı yeni bir döneme girdi.
Seçimden Çıkan Birlik Mesajı
9 Mayıs 2026'da gerçekleşen seçimler, sadece bir yönetim değişimi değil, aynı zamanda sanayicinin mevcut büyüme ivmesine olan güveninin bir testi niteliğindeydi. Güven tazeleyen Mustafa Fidan, seçim sonrası yaptığı "Kazanan Diyarbakır oldu" açıklamasıyla, seçim dönemindeki 'rekabetin yerini ortak akla bırakması' gerektiğinin altını çizdi.
Her ne kadar seçim sürecinde finansmana erişim ve şeffaflık gibi konularda bazı eleştiriler gündeme gelse de, sandıktan çıkan sonuç mevcut projelerin tamamlanması yönündeki iradeyi ortaya koydu.
Diyarbakır OSB, son on yılda sadece fiziksel olarak değil, vizyon olarak da büyük bir sıçrama yaşadı. 2020 sonrası ivme kazanan bu süreçte,
OSB'nin toplam alanı 1.161 hektara ulaştı. 5. Etap çalışmalarıyla parsel sayısı artırılırken, firma sayısı 370 barajını aştı.
Çalışan sayısı 14 binlerden 23 bine yükselerek şehir ekonomisi için dev bir ekmek kapısı haline geldi.
28 yıllık eski elektrik altyapısı yenilendi, enerji kapasitesi artırıldı ve modern bir atıksu arıtma tesisi bölgeye kazandırıldı. Ayrıca yol ağı sıcak asfaltla modernize edilerek lojistik standartlar yükseltildi.
Diyarbakır'ı batıdaki muadillerinden ayıran en temel unsur, devlet teşvik sistemindeki 6. Bölge statüsüdür. Bu statü, yatırımcıya 12 yıla varan SGK destekleri, yüksek vergi indirimleri sunuyor. Ayrıca bölgenin sanayiciye sunduğu yaklaşık %20 oranındaki ucuz enerji avantajı ve yükseltilen emsal oranları (0.7'den 1.0'a), yatırım maliyetlerini minimize etmek isteyen girişimciler için Diyarbakır'ı bir cazibe merkezine dönüştürüyor.
Dünya genelinde sanayi üretimi "Yeşil Mutabakat" çerçevesinde yeniden şekillenirken, Diyarbakır OSB'nin bu dönüşüme kayıtsız kalmaması stratejik bir zorunluluktur. Bölgenin güneş enerjisi potansiyeli, sanayiciler için sadece bir maliyet avantajı değil, aynı zamanda karbon ayak izini azaltma yolunda dev bir fırsattır. Yeni dönemde, çatı tipi GES projelerinin yanı sıra kurulması planlanan ortak arazi GES'leri, Diyarbakır'ı Türkiye'nin en "yeşil" üretim merkezlerinden biri yapacaktır. Bu çevreci dönüşüm, özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan tekstil ve gıda firmalarımızın küresel rekabet gücünü kalıcı olarak artıracaktır.
Yeni yönetim döneminde iş dünyasının beklentileri net ve somut. Sanayiciler; artan maliyetler karşısında daha fazla GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımı, kalifiye eleman sorununu çözecek Mesleki Eğitim Merkezleri ve finansmana erişimi kolaylaştıracak adımlar bekliyor. Özellikle OSB bünyesinde kurulması planlanan ikinci Teknokent, bölgenin geleneksel üretimden yüksek teknolojili üretime geçişi için kritik bir eşik olarak görülüyor.
Hedeflenen 55 bin kişilik istihdam ve 6. Etap genişleme planları, Diyarbakır OSB'nin sadece yerel bir oyuncu değil, Ortadoğu pazarına açılan küresel bir aktör olma iddiasını destekliyor.
Diyarbakır OSB'nin başarısı, sadece fabrikaların sayısıyla değil, bu fabrikaların dünyaya ne kadar entegre olduğuyla ölçülecektir. Mezopotamya'nın kadim ticaret yolları üzerinde yer alan bölge, "Lojistik Köy" projesinin tamamlanması ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesiyle Irak, Suriye ve ötesindeki pazarlar için ana ikmal noktası olma potansiyeline sahiptir. Üretilen katma değerli ürünlerin Mersin Limanı'na veya sınır kapılarına daha düşük maliyetle ulaştırılması, Diyarbakır sanayisini yerel bir aktör olmaktan çıkarıp bölgenin en güçlü ihracat üssü haline getirecektir.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi, altyapısını güçlendirmiş, teşviklerle desteklenmiş ve yeni yönetimle vizyonunu tazelemiş bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi yapılması gereken, seçim heyecanını geride bırakıp, enerji, lojistik ve teknoloji odaklı projelerle bu potansiyeli bir dünya markasına dönüştürmektir. Kazananın Diyarbakır olduğu bu yeni dönemde, sanayicinin omuzlarındaki yükü hafifletecek her adım, bölgenin geleceğini inşa edecektir.
Bir sonraki yazımız; "Diyarbakır organize Sanayi Bölgesi'nde yapılması gerekenler" konusunda olacak.