Hamas lideri Halid Meşal, katıldığı bir programda Suriye ile alakalı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının tam metnini dileyen, medyadan rahatlıkla bulabilir. Meşal, konuşmasının bir bölümünde İsrail'in Suriye'de tam birleşik bir devlet istemediğini; Kürtler, Dürziler, Aleviler ve diğer azınlık yapıların parçalı bir yapıda bulunduğu bir Suriye istediğinden söz ediyor.
Servis edildiği şekil ise şöyle:
Hamas Lideri Halid Meşal:
Kürtlerin mücadelesi siyonist israil projesi, Suriye'nin Arap kimliği kırmızı çizgimiz.
Bu bilinçli çarpıtmanın ardından elbette PKK'nın propaganda hesapları devreye girdi.
Uydurdukları ve gerçekte söylenmemiş bu sözler üzerine hem Filistin davasına ve Hamas'a hem de Müslüman olmalarının gereği olarak Filistin hassasiyetini taşıyan Müslüman Kürtlere yönelik hakaret, yalan ve iftiralara başladılar. Bu yaptıkları, aslında PKK cenahının Kürtler içerisinde oluşturmaya çalıştıkları ama bir türlü muvaffak olamadıkları Kürtleri Filistin davasından uzaklaştırma projelerinin bir yansımasından ibarettir.
Aksa Tufanı sonrası Gazze'de yaşanan büyük soykırımdan sonra dahi PKK ve cenahı İsrail'e karşı net bir tutum takınmadıkları gibi Hamas'ı suçlayan bir tavır içine girdiler. Elbette bu tavrı göstermelerinin en büyük sebebi, Hamas'ın İslam referanslı bir yapı olması ve PKK'nin ideolojik olarak böyle bir yapının doğal düşmanı olmasından kaynaklanıyor.
Özellikle Mahmud Abbas'ın Batı Şeria'da diktirdiği Saddam heykeli üzerinden bütün Filistin halkını Kürtlere karşı bir tavır içindeymiş gibi gösterme gayreti içindeler. Hâlbuki Mahmud Abbas ve onun çizgisindeki Filistinliler, malum olduğu üzere Hamas nefreti komusunda PKK ile ortak bir noktadadır. Hatta Mahmut Abbasın da kurulmasında rölü olduğu ve liderliğini yapmış olduğu FKÖ'nün bir dönem kendini sosyalist olarak gördüğü, bu noktada PKK ile arasında ideolojik bir kardeşlik olduğu izaha muhtaç değildir. Yine ABD ve İsrail'e olan yaklaşımları da örtüşüyor.
Filistin ve Hamas liderlerinin açıklamalarına baktığımızda ise bunun tamamen bir algıdan ibaret olduğu ve Kürtlerin Hamas'a ve Kudüs davasına sempati duymalarının önüne geçmek için planlı bir proje olduğu göz önündedir. Şehit İsmail Haniyye'nin Rudaw'a verdiği bir röportajda şunları söylediği bilinmektedir:
"Öncelikle Kürdistan Bölgesi'nde yaşayan herkese selamlarımı iletiyorum. Selahaddin Eyyubi de Kürtlerin bir evladıdır. Selahaddin, Filistin'i kurtarıp Kudüs'ü Haçlılardan aldı. Bu her zaman için övünç kaynağıdır. Şükürler olsun ki Kürdistan Bölgesi halkı ile daima iyi ve şeffaf bir ilişkimiz bulunuyor."
"Prensip olarak tüm halkların ve bileşenlerin, siyasi ve insani olarak haklarından yararlanması gerektiğini belirtiyoruz. Seslerinin kısılmaması, göz ardı edilmemesi ve siyasi dengelerden dışlanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Kürdistan Bölgesi'ndeki kardeşlerimiz için de aynı şey geçerlidir. Türkiye, Suriye ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz için de bu geçerlidir."
Hamas'ın şehit liderinin söylediği sözler çok açıktır. PKK, Hamas ile Kürtler arasında bir sorun varmış algısı oluşturup Kürtleri mukaddes Kudüs davasından uzaklaştırmak istiyor. Bununla birlikte Kürtlerin Hamas'a sempati beslemesiyle PKK'den ideolojik olarak bağının kopacağından korkuyor. Ancak korkunun ecele faydası yoktur.
Kürtler, Selahaddin Eyyubi önderliğinde Kudüs'ü Haçlı işgalinden kurtardıkları gibi, siyonist İsrail'in işgali altından kurtarılmasında da pay sahibi olacaklardır.