Yeni bir araştırma, göz kapaklarının çevresinde oluşan sarı ve kabarık lekelerle kendini gösteren ksantelazmanın, ilerleyen yıllarda kalp krizi ve felç riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.
Atherosclerosis dergisinde yayımlanan araştırmada, ksantelazma tanısı alan 17 bin 925 kişi ile aynı sayıda kişiden oluşan kontrol grubunun sağlık verileri karşılaştırıldı.
Ksantelazma, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolması sonucu göz çevresinde sarı ve kabarık plakların oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle yüksek kolesterolle ilişkilendirilse de kan yağları normal seviyede olan kişilerde de görülebiliyor.
İlk yılda risk birkaç kat daha yüksek
Araştırmanın ilk yılında ksantelazması bulunan kişilerin yüzde 1'inin kalp krizi geçirdiği, kontrol grubunda ise bu oranın yüzde 0,35 olduğu belirlendi.
Felç oranı ksantelazma grubunda yüzde 0,95, kontrol grubunda yüzde 0,3 olarak kaydedildi. Geçici iskemik atak, yani "mini felç" oranları ise sırasıyla yüzde 0,6 ve yüzde 0,19 oldu.
Genel oranlar düşük olsa da kalp krizi, felç ve geçici iskemik atak riskinin ksantelazması bulunan kişilerde birkaç kat daha yüksek olduğu görüldü. İki grup arasındaki fark zamanla bir miktar azalsa da yüksek riskin 5 ve 10 yıllık takiplerde de devam ettiği belirtildi.
Yüksek kolesterol tek etken olmayabilir
Kalp ve beyin damarlarıyla ilgili olayların görülme oranı, ksantelazması bulunan ve kan yağları normal seviyede olan kişilerde de yüksek çıktı. Araştırmacılar, bu durumun yüksek kolesterol dışında başka faktörlerin de rol oynayabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Araştırmada ksantelazmanın doğrudan kalp krizine veya felce neden olduğuna dair bir bulgu bulunmadı. Ancak araştırmacılar, göz çevresinde kolayca fark edilebilen bu lekelerin gelecekte ortaya çıkabilecek kalp ve damar sorunları açısından bir uyarı işareti olabileceğini değerlendirdi.
Erken tarama önerisi
Araştırmacılar, ksantelazması bulunan kişilerin çoğunlukla kozmetik nedenlerle dermatoloji uzmanlarına başvurduğuna dikkat çekti. Bu kişilerde henüz teşhis edilmemiş veya kontrol altında olmayan kalp-damar hastalığı risk faktörlerinin bulunabileceği vurgulandı.
Bu nedenle ksantelazması olan kişilerin tansiyon, kolesterol, kan şekeri ve diğer kalp-damar riskleri açısından değerlendirilmesi önerildi. Düzenli takip, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli durumlarda uygulanacak tedavilerin ciddi sağlık sorunlarının önlenmesine katkı sağlayabileceği belirtildi.





