Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

"Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın

Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır.

Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah'a karşı gelirse bilsin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir." (Haşr Suresi 1-4. Ayetlerin Meali)

Hz. Peygamber (sav) dönemi Medinesine gidelim. Muhacir Medine'ye yeni gelmiş, Ensarla el ele taptaze bir İslam toplumu kurulma aşamasında. Medine'de karşılarında 3 ayrı guruh var.

  • Medineli Müşrikler
  • Medineli Münafıklar
  • Medineli Yahudiler

Yahudiler kitap ehli olmanın ve zamanında Şam veya Filistin tarafından gelmiş olmanın avantajıyla Arapların bilmediği birçok zanaat ustalığı sayesinde güç dengesinin ağır basan tarafında. Çünkü, kuyumculuk, demircilik ve madeni eşya imalatı, meyhane işletmeciliği gibi alanlarda dönemin koşullarının çok üstünde kârlar kazanan Yahudilerin asıl para vurgunu tefecilikten geliyordu. Tüm Arap yarımadasını saran çok sistemli bir tefecilik ağı bulunan Yahudiler kuyumculuk ile ekonomiyi, demircilik ile dönemin askeri teknolojisini, madeni eşya üreticiliği ile her eve giren günlük ev eşyalarını Şamdan getirdikleri şarapları sattıkları meyhaneler ile de eğlence sektörünü ellerinde tutuyordu. Manzara tam anlamıyla şuydu: Hicaz Yahudileri bir ahtapotun kolları gibi tüm Arap yarımadasını sarmış kuşatmıştı. Yenilemez, devrilemez, bitirilemezlerdi.

Hz. Peygamber (sav) Medine'ye hicret ettiğinde onlarla saldırmazlık, Kureyş'e destek vermemeleri ve Medine'yi beraber savunma gibi bazı konuları içine alan bir anlaşma yaptı.

Uhud Savaşından sonra Medineli Yahudi kabilelerden biri olan Nadiroğulları bu anlaşmayı ihlal etti. Liderleri Kab bin Eşref Mekke'ye giderek İslam toplumu aleyhine lobiler kurdu. Hz. Peygamber bölük bölük askerleriyle Nadir oğulları üzerine yürüdü ve Medine'yi terk etmelerini emretti. Nadiroğulları Medineli münafıklardan aldıkları "Yurdunuzu terk etmeyin, Muhammed sizinle savaşırsa sizi destekler biz de Muhammed ile savaşırız" mesajına güvenerek kalelerine kapanıp Medine'yi terk etmeyi reddettiler. Resul-i Zişan'ın (sav) kimi savaş taktikleri ve tabi ki Allah'ın inayetiyle 6 veya 15 günlük bir kuşatmadan sonra teslim olup 3 ev halkı sadece bir deveye yükleyebilecekleri kadar eşya ile Medine'den ayrıldılar.

Haydi, yazımızın başında paylaştığımız Haşr Suresinin ilk 4 ayetine ve Kur'an'ın mesajıyla günümüze dönelim;

Haşr Suresinin diğer adı Nadir Suresidir. Nadiroğulları Hicazın kudretli Yahudi kabilelerindendir. Yukarıda kısaca değindiğimiz üzere İslam toplumuna ihanet ettiklerinde kalelerinin yani Demir Kubbelerinin, Uçak Gemilerinin. Görünmez, erişilmez F 35'lerinin kendilerini koruyacağını sanmışlardı. Öyle ki onlar bunu sanırken ayette geçen "Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız" ifadesiyle Müslümanlar da Yahudilerin sökülüp atılacağına ihtimal vermiyordu. Böylece Allah'ın emri onlara hiç ummadıkları yerden geldi. Burada "onlar" zamiri Yahudilere dönük olursa Allah'ın emri yani azabı onlara (Yahudilere) hiç ummadıkları yerden geldi anlamı verilirken "onlar" zamiri Müslümanlara dönük olursa Allah'ın emri yani yardımı onlara (Müslümanlara) hiç ummadıkları yerden geldi anlamı ortaya çıkar.

Yahudilere azap, Müslümanlara yardım olarak gelen Allah'ın emri sayesinde ne oldu biliyor musunuz? Yahudiler Medine'den Resulullah'ın (sav) emri gereği 3 hane başına silah dışında sadece bir deve yükü ile zelil bir şekilde sürüldüler. Defolup giderken onlar ev ve eşyaları Müslümanlara kalmasın diye içerden evlerini tahrip ederken Müslümanlar da savaş taktiği gereği dışarıdan evlerini kullanılmaz hale getirdi.

Artık ibret alın Ey Basiret sahipleri şöyle diyor sanki; Muhacir gibi Muhammed Mustafa'nın arkasına düşerseniz, Ensar gibi Ahmed-i Muhtar'a sarılırsanız Yahudi'ye azap, Müslümana yardım olacak olan Allah'ın emri tekrarlanacaktır.

Medineli Müslümanlara haydi anlatın Nadiroğulları Medine'den nasıl sökülür atılır deseydiniz buna ihtimal vermemekle beraber cevap da veremezlerdi. Biz de bugün nasıl olur, senaryosunu yazsak hangi ihtimalleri yazalım desek altından çıkamayız. Ama Haşr suresi ile biliyoruz ki bu olacak. Nasıl olacak bilmiyorum ama kime nasip olacak biliyorum.

Meşreb meşreb bölünmemiş, mezhebini dininin önüne koymamış bir topluluğa nasip olacak.!

Mekke gibi sert, Medine gibi serin komutanlara nasip olacak.!

Nasıl olacak bilmiyorum ama kime nasip olmayacak biliyorum.

Bir nefes zevkinden vazgeçmeyene nasip olmayacak. Zulümlerinin ahestesinde mazlum bestesi yapanlara nasip olmayacak. Bir varil ticaretinden vazgeçmeyene nasip olmayacak. Dikkatini, refleksini, mesaisini Müslümanlara harcayana nasip olmayacak.

Ey Şanı Yüce Allah'ım!

Ey gökteki ve yerdeki her şeyin kendisini tesbih ettiği Hüküm ve Hikmetin sahibi Allah'ım!

Bize yardım kafire/zalime azap olacak olan emrinle gel.