Batman'da İLKHA mikrofonuna konuşan Özel Belde Özel Öğretim Kursu Belde Etüt Salonu Kurucusu İsmail Doğan, yaklaşan LGS ve YKS sınavları öncesinde öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. Doğan, sınav sürecinde hem akademik hazırlığın hem de psikolojik dayanıklılığın belirleyici olduğunu vurguladı.
Sınav takviminin yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde heyecan ve kaygının arttığına dikkat çeken Doğan, bu sürecin doğru yönetilmesinin başarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.
Özellikle son haftalarda yapılacak planlı ve bilinçli çalışmaların, yıl boyunca edinilen bilgilerin pekiştirilmesi açısından kritik olduğunu belirten Doğan, öğrencilerin eksik konularını tamamlamaya ve soru çözüm pratiğini artırmaya odaklanmaları gerektiğini söyledi. Aynı zamanda aile desteğinin ve öğrencinin kendi motivasyonunu korumasının bu süreçte önemli bir rol oynadığını dile getirdi.

Eğitimci İsmail Doğan
"Öğrenciler, günlük yaşamlarında belirli rutinler oluşturmalı"
LGS sınavının 13 Haziran tarihinde yapılacağını, YKS sınavlarının ise 20 ve 21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirileceğini anımsatan Doğan "Sınavlara kısa bir süre kaldı ve bu süreçte öğrencilerin dikkat etmesi gereken bazı önemli hususlar bulunuyor. Öğrencilerin günlük yaşamlarında belirli rutinler oluşturması gerekiyor. Bu rutinler; yemek ve uyku alışkanlıklarının düzenlenmesi, planlı ve düzenli ders çalışma programlarının uygulanması ve çözülemeyen ya da yanlış yapılan soruların öğretmenlere sorulmasını kapsıyor. Bunun yanı sıra her gün düzenli olarak paragraf ve problem soruları çözülmeli. Milli Eğitim Bakanlığı ile ÖSYM'nin önceki yıllarda sorduğu sorular mutlaka gözden geçirilmeli, dağıtılan kaynaklardaki sorular çözülmelidir." dedi.

"İçsel ve dışsal baskılar öğrenciyi etkiler"
Sınav sürecinde oluşan içsel ve dışsal baskılara dikkat çeken Doğan "Sınav sürecinde baskı iki şekilde ortaya çıkıyor, içsel ve dışsal baskılar. Dışsal baskılar arkadaş çevresi ve aile gibi faktörlerden kaynaklanırken, içsel baskılar öğrencinin kendi kaygılarıyla ilgilidir. LGS'ye girecek öğrenciler için bu sınav, hayatlarında ilk kez karşılaşacakları önemli bir dönüm noktasıdır. 'Başarabilecek miyim?' ya da 'Başaramazsam ne olacak?' gibi düşünceler kaygıya neden olabilir. Bu kaygı, geçmişte başarılı olan öğrencilerin bile performansını olumsuz etkileyebilmektedir." ifadelerini kullandı.

"12'nci sınıf öğrencileri ilk kez bu düzeyde bir sınava girecek"
YKS adaylarının kaygılarına dikkat çeken Doğan "YKS'ye girecek öğrencilerde benzer kaygılar görülür. 12'nci sınıf öğrencileri ilk kez bu düzeyde bir sınava girecek olmanın tedirginliğini yaşarken, mezun öğrenciler tekrar aynı durumu yaşama endişesi taşıyabilir. 'İstediğim bölüme yerleşebilecek miyim?' ya da 'Aileme ne söyleyeceğim?' gibi düşünceler motivasyonu düşürebilir." şeklinde konuştu.
"Başarıya inanmak ve içsel motivasyonu güçlü tutmak önemli"
Sınavlara girecek öğrencilerin moral ve motivasyonlarının öneminin altınız çizen Doğan, konuşmasın şöyle devam etti:
"Bu durumlarla başa çıkabilmek için öğrencilerin öncelikle üzerlerine düşeni yapmaları ve emeklerine güvenmeleri gerekir. Sınava 'Emeğimin karşılığını alacağım.' düşüncesiyle girmek önemlidir. Başarıya inanmak ve içsel motivasyonu güçlü tutmak bu süreçte belirleyici bir rol oynar. Sınav anında öğrencinin yanında onu motive edecek bir kişi olmayacağı için, bu motivasyonu kendisinin sağlaması gerekir."

"Günün en verimli saatleri sabah saatleridir"
Verimli çalışma yöntemlerine değinen Doğan "Günün en verimli saatleri sabah saatleridir. Bu zaman dilimi ders çalışarak değerlendirilmelidir. Uyanıp kahvaltı yaptıktan sonra paragraf ve matematik problem soruları çözülmeli, ardından deneme sınavları analiz edilmelidir. Yapılan yanlışların nedenleri incelenmeli, bunun konu eksikliği, bilgi eksikliği ya da dikkat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir. Eksiklikler tespit edildikten sonra gerekiyorsa konu tekrarı yapılmalı ve anlaşılmayan noktalar öğretmenlerle görüşülerek giderilmelidir." ifadelerine yer verdi.

"Bu bilinçle hareket etmek motivasyonu artırır"
Ders çalışma ve soru çözmede her zaman hedef ve disiplinin olması gerektiğini vurgulayan Doğan "Sınav kaygısını azaltmanın en etkili yollarından biri, öğrencinin hedefini net bir şekilde belirlemesi ve odağını kaybetmemesidir. Düzenli çalışan ve hazırlığını tamamlayan bir öğrencinin başarıya ulaşma ihtimali yüksektir. Sınav günü, bir yıl boyunca verilen emeğin karşılığının alınacağı gündür. Bu bilinçle hareket etmek motivasyonu artırır. Her öğrencinin çalışma tarzı farklıdır. Bu nedenle öğrencinin kendini tanıması büyük önem taşır. Hangi saatlerde daha verimli çalıştığını, ne kadar süre odaklanabildiğini bilmelidir. Çalışırken süre tutmak ve dikkat dağınıklığını fark ettiğinde yeniden odaklanmak başarıyı destekleyen önemli adımlardır." dedi.
"Sınav anında daha sakin ve odaklı olmasına katkı sağlar"
Çalışma temposunu ve disiplini son döneme kadar sürdüren öğrencilerin hedefledikleri başarıyı yakaladıklarını söyleyen Doğan "Deneyimler göstermektedir ki yıl boyunca düzenli çalışmasına rağmen son dönemde sosyal faaliyetlere fazla zaman ayıran öğrenciler geride kalabilmektedir. Buna karşılık, son dönemde çalışma temposunu artıran ve disiplinli bir program uygulayan öğrenciler başarıya ulaşabilmektedir. Bu nedenle özellikle sınava yakın süreçte sosyal çevreye ve zaman yönetimine dikkat edilmelidir. Ailelerin de bu süreçte önemli bir rolü vardır. Öğrenciye her koşulda değerli olduğunu hissettirmek, motivasyonunu artırır. Sınav sonucu ne olursa olsun öğrencinin yanında olmak, onun kendine olan güvenini güçlendirir. Bu destek, sınav anında daha sakin ve odaklı olmasına katkı sağlar." şeklinde konuştu.





