Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan “Doğum İstatistikleri 2025” raporu, Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüşün kesintisiz şekilde devam ettiğini ortaya koydu.
Verilere göre toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2025 yılında 1,42’ye geriledi. Nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altına ise Türkiye ilk kez 2017 yılında düşmüştü.
Canlı doğan bebek sayısı da aynı dönemde önemli ölçüde azaldı. 2001 yılında 1 milyon 323 bin olan canlı doğum sayısı, 2025 yılında 895 bin 374 olarak kaydedildi. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkek, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu.
Raporda, doğurganlık hızının il bazında en yüksek olduğu ilin 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olduğu belirtilirken, en düşük ilin ise 1,09 çocuk ile Bartın olduğu açıklandı.
Doğurganlık hızının 1,50’nin altına düştüğü il sayısının 2025 itibarıyla 59’a yükseldiği, yalnızca bir ilde 3 çocuk ve üzeri doğurganlık oranının kaldığı ifade edildi.
Kaba doğum hızı da düşüş eğilimini sürdürerek 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4’e geriledi.
Raporda ayrıca annelerin ilk doğum yaşının yükseldiği, 2025 yılında ortalama ilk doğum yaşının 27,5 olduğu belirtildi. Genel ortalama doğum yaşı ise 29,4’e yükseldi.
TÜİK verileri, doğumların giderek daha ileri yaşlarda gerçekleştiğini ve çocuk sayısının azaldığını da ortaya koydu.



