Batman'da İLKHA muhabirine konuşan peynir üreticileri, küçükbaş hayvancılığın geçmişten bugüne aile mesleği olarak sürdürüldüğünü ancak son yıllarda artan giderler ve altyapı eksiklikleri nedeniyle üretim yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığını dile getirdi. Üreticiler, tüm zorluklara rağmen doğal ve katkısız peynir üretimini sürdürmeye çalıştıklarını ifade etti.
Özellikle mera alanlarının yetersiz olması nedeniyle hayvan sayılarını azaltmak zorunda kaldıklarını belirten üreticiler, yem, saman, ilaç ve bakım giderlerinin her geçen gün arttığını söyledi.
Bölgedeki üreticiler, doğal yöntemlerle hazırladıkları koyun peynirinin yoğun ilgi gördüğünü ancak artan maliyetlere rağmen peynir fiyatlarının beklenen seviyeye ulaşmadığını ifade etti.
Yaz aylarında yaşanan su kesintileri ve kışın çamur nedeniyle kullanılamayan yolların da üreticilerin en büyük sorunları arasında yer aldığı belirtildi.

Fadıl Ekinci
"Hayvan sayımızı mecburen azaltmak zorunda kaldık"
Hayvancılığın dedelerinden kalma bir meslek olduğunu belirten Fadıl Ekinci "Mesleğimiz hayvancılıktır. Dededen gelme bir meslektir. 5-6 yıl önce köylerde meraları kiralayıp hayvanlarımızı otlatıyorduk. Son yıllarda ise Batman merkez Kösetarla köyüne bağlı Küme Evler Mezrası'na taşındık ve hayvancılık mesleğimizi burada devam ettiriyoruz. Burada da hayvancılık bereketli bir meslek ancak masrafı oldukça fazladır. İlacı, arpası, samanı derken giderler çok oluyor. Yine de çok şükür idare ediyoruz. Bizim hayvanlarımız koyun ve keçidir. Komşularımız daha çok büyükbaş hayvan besliyor ama bizimkiler küçükbaş hayvanlardır." dedi.

"Yer yok, mera yok, otlayacak alan yok"
Geçmişte yaklaşık 600 küçükbaş hayvana sahip olduklarını belirten Ekinci, mera yetersizliği nedeniyle sürülerini küçültmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Ekinci "Eskiden yaklaşık 600'e yakın hayvanımız vardı. Beşiri'ye bağlı Doğurman tarafındaki Üç Kuyular köyünün merasını kiralayıp hayvanlarımızı orada otlatıyorduk. Yaklaşık 9 yıl boyunca kendi hayvanlarımızın çobanlığını yaptık. Ancak buraya geldikten sonra mera olmadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kaldık. Yer yok, mera yok, otlatacak alan yok. Bu nedenle hayvan sayımızı 600'den 300'e düşürdük. Hem mecburiyetten hem de masrafların fazlalığından dolayı böyle oldu." ifadelerini kullandı.

"Peynirimizi doğal ve katkısız üretiyoruz"
Bu yıl yağışların iyi olmasıyla otlakların verimli olduğunu belirten Ekinci, doğal yöntemlerle peynir üretimi yaptıklarını anlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bu yıl yağışlar güzeldi. Allah'ın rahmeti sonsuzdur. Her yer yeşillendi, bolluk oldu. Biz de çok şükür hayvanlarımızı günde yaklaşık 3 saat dışarı çıkarıp otlatıyoruz. Daha sonra geri getirip sayım yapıyoruz ve ardından peynir üretimine başlıyoruz. İsteyen gelip buradan peynir alabiliyor. Aracı olmayan insanlara ise mağdur olmasınlar diye peynirlerini biz götürüyoruz. Ayrıca isteyenlere özel sipariş üzerine otlu peynir yapıyoruz, istemeyenlere ise otsuz peynir hazırlıyoruz. Bunun dışında farklı bir peynir çeşidimiz yok. Sadece peynir üretimi yapıyoruz. Alan kişiler daha sonra kendi damak zevklerine göre değerlendiriyorlar. Kimisi küçük parçalara ayırıp farklı şekilde kullanıyor, kimisi büyük parçalar halinde tuzlayıp saklıyor. Bu tamamen insanların tercihine kalmış bir durumdur."

"Peynir fiyatı maliyetlere rağmen düşük kalıyor"
Peynir fiyatlarının artan maliyetlere rağmen yeterli seviyede olmadığını belirten Ekinci "Bu yıl peynir üretiminde bolluk var ancak fiyatlarda bir artış olmadı. Geçen seneyle neredeyse aynı seviyede kaldı. Biz de buna şaşırıyoruz. Örneğin yumurtanın kolisi 150-200 TL olmuşken peynir fiyatı neredeyse aynı seviyede kalıyor. Taze peynir üretiminin ilk günlerinde kilosunu 240 TL'ye satıyorduk, şu anda ise 300 TL oldu. Buna rağmen hâlâ pahalı bulan insanlar var. Oysa bunun masrafı, ilacı ve emeği var. Bunlar çoğu zaman hesaba katılmıyor. Aslında peynir fiyatı diğer temel ihtiyaçlara göre oldukça düşüktür. Biz burada üretimi tamamen doğal şartlarda yapıyoruz. Peynir mayası dışında hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Her şey doğaldır. Peynirimiz ağırlıklı olarak koyun peyniridir. Yaklaşık 20 tane keçimiz de var ancak onların sütü çok az olduğu için genelde koyun peyniri olarak geçiyor." dedi.
"Yol ve su sorunumuzun çözülmesini istiyoruz"
Bölgedeki altyapı eksikliklerine dikkat çeken Ekinci "Yetkililerden bazı taleplerimiz var. Öncelikle yollarımız yapılmıyor. Kışın çamurdan dolayı insanlar yürüyemediği gibi araçlar da geçemiyor. Ayrıca burada şebeke suyu sorunu yaşıyoruz. Yaz aylarında hayvanlarımızın su ihtiyacı çok oluyor ancak su kesintileri yaşanıyor. Bazen bize gelen şebeke suyunun vanasını kapattıklarını söylüyorlar. Sebebini sorduğumuzda ise sürekli arıza gibi bahaneler öne sürülüyor. Yetkililerden isteğimiz, suyun kesintisiz şekilde verilmesi ve yollarımızın yapılmasıdır. Bunun dışında çok şükür başka bir isteğimiz yok." şeklinde konuştu.

Hamide Ekinci
"Eskiden günde 100 kilogram peynir yapıyordum"
Geçimlerini hayvancılık ve peynir üretimiyle sağladıklarını belirten Hamide Ekinci ise "Hayvan besleyerek ve peynir yaparak geçimimizi sağlıyoruz. Küçüklüğümden beri peynir yapıyorum ve halen de yapmaya devam ediyorum. Burada sadece koyun peyniri yapıyoruz. İneklerimiz yok. Yaptığımız peynirleri müşterilerimiz sabah erken saatte kendileri gelip alıyor. Eskiden çok değil 6-7 yıl öncesine kadar da tek başıma günde 100 kilogram peynir yapardım. Ama şu anda günde en fazla 40-50 kilogram peynirimiz çıkıyor. Çünkü koyunlarımızın çoğunu sattık. Eskiden meralara giderdik ama şu anda hayvanlarımıza burada bakıyoruz. Peynirimiz doğaldır ve katkısızdır. Kesinlikle peynirin yağını almıyoruz. Peynirimizi bir kez alan daha sonra sürekli almaya geliyor. Peynir fiyatları ise sürekli değişiyor. Bazen düşüyor bazen de yükseliyor." şeklinde konuştu.





