Bekiroğlu, bayramı bir vesile kılıp 'Bayramda küslük olmaz.' düşüncesini benimseyerek kırgınlıkları ve dargınlıkları ortadan kaldırmanın Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi vesellem) 'Mümin, kardeşiyle üç günden fazla dargın duramaz.' talimatına uygun olan bir davranış olduğunu ifade etti.

"Bayramların bizim için çok daha müstesna ve farklı bir yeri vardır"

Kurban ibadetinin toplumsal faydalarına da değinen Bekiroğlu, "Güzel bir bayramın eşiğindeyiz. Kurban Bayramı'mızı idrak edeceğiz. Rabbim (Celle Celaluhu) bizlere, toplumumuza ve tüm İslam alemine Kurban Bayramı'mızı hayırlara vesile eylesin. Bayramlar sevinç, özel günlerimizdir. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman bizim için iki bayram olduğunu ifade ediyor. Bunlardan birisi Ramazan Bayramı, ikincisi de Kurban Bayramı'dır. 'İdü'l-edha' diye ifade ettiğimiz Kurban Bayramıdır. Kurban Bayramı'nın hususiyeti, özelliği bütün bayramlar içerisinde kendine mahsus olarak kurban ibadetinin icra edilmesidir. Şüphesiz ki kurban ibadetinin yerine getirilmesinde bireysel, sosyal ve toplumsal birtakım faydalar mülahaza edilebilir. Dini hayatımızda ve sosyal hayatımızda bayramların bizim için çok müstesna ve farklı bir yeri vardır." ifadelerini kullandı.

"Ziyaretler, bayram dışında da yerine getirilmesi gereken bir farizadır"

Kur'an-ı Kerim'de akrabayı ziyaret etmenin bir emir olduğunu dile getiren Bekiroğlu, şu ifadelere yer verdi:

"Öncelikle İslam dininde sıla-i rahim diye Rabbimizin Kur'an-ı Kerim'de bizler için emir olarak ifade ettiği bir vecibe vardır. Dolayısıyla bayramlar bunun için büyük bir fırsattır. Yakınlarımızı, akrabalarımızı, ister çok yakın ister uzak akraba olsun mümkünse ziyaret etmeliyiz. Onların hal hatırını sormak, hele hele bakıma muhtaç ya da yaşlı artık etrafında pek fazla kimse kalmamış insanlarsa mutlaka onları ziyaret etmek, hasta olanları ziyaret edip hal hatırlarını sormak, maddi ve manevi olarak yanlarında bulunduğumuzu ifade etmek bayramın en güzel hususiyetlerinden biridir. Tabii ki sıla-i rahim sadece bayrama has bir şey değildir. Bayram dışında da yerine getirilmesi gereken bir farizadır. Ama bayram bunun için büyük bir vesile, büyük bir fırsattır. O nedenle bu güzel emri, bu güzel tavsiyeyi yerine getirmemiz bizim için bayramda olabilecek en güzel hediye en güzel ikramdır. Düşünün ki akrabalarımızdan, yakınlarımızdan, ailemizden yaşlı olan insanlara bir hediye hazırlayıp posta yoluyla göndermek mi daha güzeldir, yoksa onların huzuruna varıp ellerini öperek dualarını almak mı? Elbette bu mukayese edilemez. Bu nedenle bayramlar bunun için önemli bir vesiledir."

"Dargınlık ve kırgınlıkların giderilmesi için büyük bir fırsattır"

Bayramda dargınlıkların ortadan kalkmasının gerekliliğini vurgulayan Bekiroğlu, "Bayramlaşma sadece sıla-i rahim için değil; dargınlıkların, kırgınlıkların giderilmesi için de büyük bir fırsattır. Dolayısıyla bayramda aramızda kırgınlık olabilir, küslük olabilir, dargınlık olabilir. Bayramı bir vesile kılıp 'Bayramda küslük olmaz.' düşüncesini benimseyerek o kırgınlıkları bir nebze de olsa telafi etmek, yine bayrama yakışan ve Efendimizin (Sallallahu Aleyhi vesellem) 'Mümin, kardeşiyle üç günden fazla dargın duramaz.' talimatına uygun olan bir davranıştır." şeklinde konuştu.

Şehitkamil Müftüsü Abdullah Bekiroğlu

Bir yanımız sevinç, bir yanımı hüzün

Bayramın İslam coğrafyasının özgürlüğüne vesile olması temennisinde bulunan Bekiroğlu, "Bayramı Müslüman kardeşlerimizle, ailemizle ve dostlarımızla güzel bir şekilde idrak etmek bizim için gereklidir. Tabii ki her bayram bunu ifade ediyoruz. Bu bayramda da yine bir yanımız sevinç duyarken, bir yanımız bayramın güzelliklerini idrak etmeye çalışırken, akrabayı, eşi dostu gözetmeye çalışırken, kurbanımızı kesip sevaba ulaşma amacı güderken; diğer yandan İslam coğrafyasında ve İslam ümmetinde zalimlerin zulümlerinin devam etmesi bizlerin bir tarafını incitiyor, bir tarafını da üzüyor. Onlar için de dua ediyoruz, onlar için de elimizden geleni yapma gayreti içerisinde oluyoruz. Bu noktada toplumumuz ve milletimiz çok güzel yardımlarda bulunuyor. Nakdi yardım, kurban bağışı vesaire...Elinden geleni yapmaya, dualarını eksik etmemeye çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda bir sonraki bayramımızı özgür bir Kudüs'te, özgür bir Filistin'de ve huzur içerisindeki bir İslam ümmeti coğrafyasında idrak ederiz diye dua ediyor, temennide bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.

"Müslüman ülkelerde zulüm devam ediyor"

Bekiroğlu, Müslümanların zalimlerin tasallutu altında olduğunu belirterek, "Sadece Filistin değil, İslam topraklarının olduğu her yerde, yanı başımızda İran'da, daha ötede Türkistan'da ve diğer Müslüman ülkelerde zulüm devam ediyor, zalimlerin tasallutu altındalar. İnşallah Rabbim bu bayramı bu zulümlerden kurtuluşa vesile kılar. Daha sonraki bayramlarımızı bütün Müslümanlar olarak huzur içerisinde idrak ederiz. Bu bizim en büyük temennimiz, en büyük arzumuzdur. Rabbim kurbanı ve Kurban Bayramı'nı şanına layık bir şekilde, en güzel haliyle idrak etmeyi, akrabayla, eş dostla güzel bir şekilde bir araya gelmeyi ve bayramı huzur içerisinde geçirmeyi cümlemize nasip eylesin. Her türlü kazadan, beladan, musibetten ve sıkıntıdan bizleri ve İslam alemini muhafaza eylesin. Şimdiden Kurban Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Allah'a emanet olun." dedi.

Kaynak: İLKHA