HÜDA PAR Aile Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girişinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, aile kurumunu zayıflatan yasal düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamada, 1 Ağustos 2014’te Türkiye’de yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’nin milletin inanç, kültür ve aile değerleriyle bağdaşmayan ideolojik bir metin olduğu öne sürülerek, sözleşmenin aile kurumunu hedef alan politikaların hukuk sistemine taşınmasına zemin hazırladığı savunuldu.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe girmesinin önemli bir kazanım olduğu belirtilen açıklamada, sözleşmenin hukuk sistemi ve toplumsal yapı üzerindeki etkilerinin ise tamamen ortadan kalkmadığı ifade edildi.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi’nin “ruhunu taşıdığı” görüşünü dile getirdiği 6284 sayılı Kanun ile bu kanuna dayanan bazı uygulamaların aile fertlerini çatışmanın tarafları hâline getirdiğini, masumiyet karinesi, adalet duygusu ve aile bütünlüğünü zedeleyen sonuçlar doğurduğunu ileri sürdü.

Açıklamada, başta 6284 sayılı Kanun olmak üzere aileyi zayıflattığı belirtilen düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve toplumun inanç, kültür ve ahlaki değerleriyle uyumlu yeni bir yasal çerçeve oluşturulması çağrısı yapıldı.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bu mücadelenin adalet, hakkaniyet ve aile birliği gözetilerek yürütülmesi gerektiği ifade edildi. HÜDA PAR Aile Başkanlığı, mağduru koruyan, suçluyu cezalandıran ve masumun hukukunu güvence altına alan dengeli bir sistem kurulması gerektiğini savundu.

Resim