1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından inşa ettirilen bu han, siyah bazalt taşlarıyla inşa edilmiş olup, Osmanlı döneminin izlerini günümüze taşımaktadır
Adını nereden alıyor?
Sülüklü Han’ın adı, avlusundaki kuyudan çıkarılan sülüklerden gelmektedir. Dönemin hekimleri, bu sülükleri şifa amacıyla kullanırlarmış. Bu gelenek, hanın isminin kökenini oluşturmuş ve zamanla "Sülüklü Han" olarak anılmasına neden olmuştur
Mimari özellikleri
İlk yapıldığında üç katlı ve her katında 18 odası bulunan hanın zemin katı ahır olarak kullanılıyordu. Günümüzde ise tek katlı olarak hizmet vermekte ve kafe olarak işletilmektedir. Han, revaklı avlusu ve sağlam yapısıyla dikkat çeker
Günümüzdeki durumu
2010 yılında restore edilen Sülüklü Han, günümüzde hem yerli halkın hem de turistlerin ilgisini çeken bir mekan haline gelmiştir. Kafeleri ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerine hem dinlenme hem de tarihî bir deneyim sunmaktadır
Sülüklü Han, Diyarbakır’ın geçmişiyle günümüzü birleştiren nadir örneklerden biri olarak, hem tarih meraklıları hem de sakin bir ortamda vakit geçirmek isteyenler için ideal bir ziyaret noktasıdır.





