Uzun yıllar Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde ve dolandırıcılık suçları ile görevli Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapmış olan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik düzenlemenin bitme aşamasına geldiğini söyledi.
Çakmakkaya, dolandırıcılık suçlarının işlenişine dair önemli değerlendirmelerde bulunarak, suç örgütlerinin elde ettikleri haksız kazancın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait IBAN ve banka kartlarını kullandıklarını ifade etti.
Çakmakkaya, “Suç örgütleri yanında dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler suça konu haksız kazancın izlerini başkalarına ait IBAN'lar ve banka kartları kullanarak kaybettiriyorlar. Hesabının üzerinde bloke olduğu, iş arayan mağdurun işe alınacağı ancak şirket için gerekli olduğundan hesaplarına ihtiyaç bulunduğu, hesap kiralamanın yasal olduğu gibi beyanlarla kişiler kandırılarak hesapları kullanılıyor. Dolandırıcılar bunun yanında masum kişileri arayarak kendilerini hakim, savcı, polis gibi unvanlarla tanıtarak anılan hesaplara para aktarımını sağladıktan sonra elde edilen parayı kiraladıkları IBAN üzerinden başka hesap ve kripto varlıklara aktarmak suretiyle veya diğer ortakları vasıtası ile çekerek aklıyorlar.” dedi.
Bu süreçte hesabı kullanılan kişilerin çoğu zaman suçun faili olarak ilk ulaşılan kişiler olduğuna dikkat çeken Çakmakkaya, kolay para ve komisyon vaatlerine aldanan bireylerin ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalabildiğini vurguladı.
Çakmakkaya, “Kolay para, komisyon veya kısa süreli kullanım vaatlerine aldanan kişiler, bilgi sahibi olmasa da IBAN bilgilerini veya kredi kartlarını üçüncü kişilere kullandırmaları sebebi ile nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması gibi nitelikli suçlardan yargılanabiliyorlar.” ifadelerini kullandı.
Çakmakkaya, kişilerin hesap bilgilerini bir kez paylaşmaları durumunda birden fazla suça iştirak etmekten yargılanabildiğini, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı suçlar kapsamında yer alması nedeniyle bu durumun bireyler üzerinde ciddi itibar kaybına yol açtığını belirtti. Ayrıca, suç kastı ile hareket edenler ile kandırılarak sürece dahil edilen kişilerin aynı dosyalarda yer almasının, hukuki açıdan ciddi sorunlara neden olabildiğini söyledi.
Dolandırıcılık yöntemlerinin giderek çeşitlendiğine işaret eden Çakmakkaya, sahte satış ilanları, kaparo dolandırıcılığı, sahte internet siteleri ve kamu görevlisi gibi davranarak para talep etme gibi yöntemlerin yaygın şekilde kullanıldığını dile getirdi. Bu süreçte hem mağdurların hem de hesapları kullanılan kişilerin karşı karşıya geldiğini ve bunun yeni mağduriyetler doğurduğunu ifade etti.
“Gençler ve öğrenciler hedef alınıyor”
Özellikle gençlerin ve öğrencilerin hedef alındığını belirten Çakmakkaya, şu uyarılarda bulundu:
“Acil para göndereceğim, hesabını kısa süreli kullanabilir miyim, komisyon kazanacaksın gibi ifadeler çoğunlukla dolandırıcılık ağlarının tuzaklarıdır. Bu tekliflere itibar edilmemesi gerekir. Kolay para vaadine itibar edilmemeli. Emek sarf etmeksizin hesap kiralama veya benzer tekliflere karşı dikkatli olunmalıdır.”
Ayrıca akademik çalışmaların da bu alandaki farkındalığı artırdığını belirten Çakmakkaya, üniversiteler ile yürütülen projelerin ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemine değindi.
Yasal düzenlemenin önemi ve kapsamı
Teknolojik gelişmelerin toplumsal yaşamı köklü şekilde dönüştürdüğünü ifade eden Çakmakkaya, dijitalleşmeyle birlikte hukuki düzenlemelerin de güncellenmesi gerektiğini söyledi. Bilişim ve dolandırıcılık suçlarına yönelik düzenlemelerin, teknolojinin getirdiği yeni riskler dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut yasaların hem bireysel hakları koruma hem de toplumsal güvenliği sağlama amacı taşıdığını belirten Çakmakkaya, hukuki çerçevenin sürekli güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Yargı kararları ve uygulamaların da bu sürece uyum sağlamasının gerekliliğini dile getirdi.
Açık kaynak verilerine göre yaklaşık 50 bin kişinin hüküm aldığı, 300 bin kişinin ise yargılama sürecinde bulunduğunu aktaran Çakmakkaya, yapılacak düzenlemenin geniş kapsamlı ve hızlı şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Çakmakkaya, dolandırıcılık dosyalarının yeniden değerlendirilmesi ve infaz süreçlerinin gözden geçirilmesinin önemli olduğunu belirterek, söz konusu yasal çalışmanın hukukun gelişimi açısından olumlu bir adım olacağını söyledi.
Kurumsal iş birliği ve yeni öneriler
Bilişim suçlarında delil toplama süreçlerinin sadece kolluk birimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Çakmakkaya, adliyelerde bilişim uzmanlarının aktif rol alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, katiplik sistemi için de güncelleme önerisinde bulunarak bilişim alanında eğitim almış personelin istihdam edilmesinin önemine dikkat çekti.
Kurumsal iş birliğinin önemine değinen Çakmakkaya, Adalet Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu, YÖK ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Son olarak, 12. Yargı Paketi kapsamında yer alması beklenen düzenlemenin önemli bir boşluğu dolduracağını belirten Çakmakkaya, bu adımın toplumsal mağduriyetlerin giderilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.





