Osmanlı döneminde Beylerbeyi Murat Paşa tarafından yaptırılan Murat Paşa Camii, 12 Aralık 1572 tarihinde ibadete açıldı. Yaklaşık 520 metrekare kapalı alana ve 300 kişilik kapasiteye sahip caminin bahçesinde bulunan minare, yapının en dikkat çeken özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Minarenin camiden ayrı olmasının nedeni, bölgede daha önce bulunan Ahmediye Camii ve Ahmediye Medresesi'ne ait olması. Ahmediye Camii'nin yerine Murat Paşa Camii inşa edilince mevcut minare korunuyor ve yeni camiye ikinci bir minare yapılmıyor.
Sekizgen kaide üzerine inşa edilen minare, düzgün kesme taştan yapılmış silindirik gövdeye ve tek şerefeye sahip. Yaklaşık 25 metre yüksekliğindeki minareye dışarıdaki kapıdan giriliyor ve içerisindeki merdivenlerle şerefeye çıkılabiliyor.
Günümüzde görülen minarenin, 1920'li yıllarda yıkılan eski minarenin temelleri üzerine 1956-1957 yıllarında aslına uygun şekilde yeniden inşa edildiği belirtiliyor.
Hızır Aleyhisselam rivayeti
Murat Paşa Camii'nin ayrı minaresiyle ilgili halk arasında nesilden nesile aktarılan bir rivayet de bulunuyor.
Anlatılanlara göre Murat Paşa, yeni camiyi yaptırırken daha önce bölgede bulunan Ahmediye Camii'nin minaresini yıkmayacağına dair rüyasında söz veriyor. Ancak daha sonra verdiği sözü unutan Murat Paşa'nın karşısına Hızır Aleyhisselam'ın çıktığı ve sözünü kendisine hatırlattığına inanılıyor.
Bunun üzerine eski minarenin korunduğu ve Murat Paşa Camii'ne ikinci bir minare yapılmadığı rivayet ediliyor. Halk arasındaki inanışa göre Hızır Aleyhisselam'ın her gün beş vakit namazdan birini Murat Paşa Camii'nde kıldığı da anlatılıyor.
"Var olan minare korununca yeni camiye minare yapılmadı"
Yaklaşık 12 yıldır Murat Paşa Camii'nde müezzin olarak görev yapan Fatih Şekerci, caminin minaresinin neden ayrı olduğu konusunda bilgi verdi.
Şekerci, "Camimiz, Murat Paşa Camii 1572 yılında Beylerbeyi Murat Paşa tarafından yaptırılmıştır. Tabii genelde Erzurum'da tek olması hasebiyle camimizin minaresi ayrı. Genelde cemaatimizden de soran oluyorlar 'Neden ayrı yapılmış?' diye. Aslında minaremiz ayrı yapılmamış" dedi.
Minarenin Ahmediye Camii ve Ahmediye Medresesi'ne ait olduğunu belirten Şekerci, "Murat Paşa Camii yapıldıktan sonra minare var olduğu için tekrar Murat Paşa'ya artı bir minare yapılmıyor. O minare de Ahmediye Medresesi ve Ahmediye Camii'ne ait minare" ifadelerini kullandı.
Eski minarenin yıkılmasının ardından mevcut minarenin aynı temeller üzerine yeniden yapıldığını aktaran Şekerci, "Minarenin kapısı gördüğünüz gibi dışarıda, içinden normal merdivenlerine çıkılabiliyor. Dışarıdan zaten bahçeye girildiğinde hemen dikkat çeken minarenin ayrı olması. Var olan minareye cami aslında sonradan eklendiği için, sonradan yapılan cami minare var olduğu için tekrar minare Murat Paşa Camii'ne yapılmıyor. Yani minare daha eski camiden" diye konuştu.
Ane Hatun Türbesi de dikkat çekiyor
Murat Paşa Camii'nin yanında bulunan Ane Hatun Türbesi de tarihi yapının çevresindeki dikkat çeken noktalardan biri olarak gösteriliyor.
Ağaçlık alan ve konumu nedeniyle türbenin birçok kişi tarafından yeterince bilinmediğini belirten Şekerci, tarihi yapının da tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Asırlardır ayakta kalan Murat Paşa Camii, kendisinden daha eski bir yapıya ait olduğu belirtilen minaresiyle Erzurum'un dikkat çeken tarihi eserleri arasında yer alıyor.




