Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası'nda bu yıl etkili olan yağışların su kaynakları açısından olumlu sonuçlar ortaya çıkardığını belirtti.
Kış ve bahar aylarında görülen kar yağışları ile sonbahardaki yağışların toprağın ve yer altı su sistemlerinin beslenmesine katkı sağladığını ifade eden Alaeddinoğlu, yaz aylarında yüksek sıcaklık ve buharlaşmaya rağmen akarsuların akışını sürdürmesinin göl seviyesinin korunmasında etkili olduğunu değerlendirdi.
"2026 yılı ekstra bir yıl oldu"
Havzanın son 20 yılına ve daha uzun döneme bakıldığında, sonbahar aylarının büyük ölçüde yağışsız geçtiğini belirten Alaeddinoğlu, 2026 yılının bu açıdan farklı bir dönem olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bazı bölgelerinde şiddetli yağışların sel ve taşkınlara neden olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası'nda ise toprağı ve yer altı su sistemlerini besleyen, zamana yayılan yağışların öne çıktığını kaydetti.
İklim değişikliği kuraklık riskini ortadan kaldırmadı
Küresel iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık artışı ve kuraklıkla sınırlı olmadığını dile getiren Alaeddinoğlu, yağışların zamanı, miktarı, sıklığı ve şiddetinde de değişimler yaşandığını belirtti.
Bu yılın yağış açısından olumlu geçmesinin gelecek yıllarda da aynı tablonun görüleceği anlamına gelmediğini vurgulayan Alaeddinoğlu, bir veya birkaç yıl boyunca yeniden kurak dönemlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu.
2027 yılında akarsuların akışı sürebilir
Bu yıl düşen yağışların önemli bir bölümünün yer altı su sistemlerini beslediğini ifade eden Alaeddinoğlu, bu etkinin 2027 yılına da yansıyabileceğini söyledi.
Alaeddinoğlu, gelecek yıl yeterli yağış görülmese bile bu yıl toprağa ve yer altı su sistemlerine ulaşan suyun bir bölümünün kaynaklar aracılığıyla yüzeye çıkarak akarsuları beslemeyi sürdürebileceğini belirtti.
"Her yıl böyle olmayacak"
Van Gölü'nün su seviyesinde bu yıl ciddi bir gerileme yaşanmamasını olumlu değerlendiren Alaeddinoğlu, bu durumun uzun vadeli kuraklık riskinin sona erdiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini kaydetti.
Bölgenin gelecekte sıcak ve kurak dönemlerden etkilenmeye devam edebileceğine dikkat çeken Alaeddinoğlu, mevcut su kaynaklarının doğru yönetilmesi ve gerekli yatırımların yapılması gerektiğini vurguladı.




