Fransızca "site" kelimesinden gelen sit kavramı; doğal varlıklarla birlikte insan eliyle oluşturulmuş tarihî ve kültürel yapıların yer aldığı, korunmasında kamu yararı bulunan çevreleri ifade ediyor. Geçmişten günümüze ulaşan kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında sit alanları önemli rol oynuyor.
Sit alanları niteliklerine göre sınıflandırılıyor
Sit alanları, sahip oldukları özelliklere göre doğal, arkeolojik, kentsel ve tarihi sit alanları olmak üzere dört ana gruba ayrılıyor.
Doğal sit alanları
Doğal sit alanları; tarih öncesi veya jeolojik dönemlerden günümüze ulaşan, yer altında, yer üstünde ya da su altında bulunan ve doğal yapısıyla korunması gereken alanlardan oluşuyor.
Birinci derece doğal sit alanları, dünya ölçeğinde nadir görülen ve evrensel değere sahip bölgeler olarak kabul ediliyor.
İkinci derece doğal sit alanlarında doğal yapının korunması esas alınırken, belirli şartlar altında sınırlı kullanıma izin verilebiliyor.
Üçüncü derece doğal sit alanlarında ise koruma önceliği sürerken, kurul kararları doğrultusunda sınırlı imar uygulamalarına izin verilebiliyor.
Arkeolojik sit alanları
Arkeolojik sit alanları; eski uygarlıklara ait yerleşim yerleri, kalıntılar ve kültürel miras unsurlarının bulunduğu alanları kapsıyor.
Birinci derece arkeolojik sit alanlarında yalnızca bilimsel araştırma ve kazı çalışmaları yapılabiliyor.
İkinci derece arkeolojik sit alanlarında koruma ön planda tutulurken, yapılaşmaya izin verilmiyor.
Üçüncü derece arkeolojik sit alanlarında ise Koruma Kurulu'nun belirlediği şartlar doğrultusunda bazı düzenlemeler yapılabiliyor.
Kentsel sit alanları
Kentsel sit alanları; tarihî, mimari, estetik ve kültürel değere sahip yapıların, sokakların, bahçelerin, surların ve yerleşim dokusunun bütün olarak korunmasını amaçlayan bölgeleri kapsıyor.
Tarihi sit alanları
Milli, askerî ve manevi açıdan önem taşıyan, tarihî kimliği bulunan ve gelecek nesillere aktarılması gereken alanlar tarihi sit alanı olarak değerlendiriliyor.
Sit alanı dereceleri neyi ifade ediyor?
Sit alanlarında uygulanacak kurallar, alanın koruma derecesine göre değişiklik gösteriyor.
Birinci derece sit alanlarında bilimsel çalışmalar dışında hiçbir yapılaşmaya veya değişikliğe izin verilmiyor. Bu alanlarda izinsiz en küçük müdahale dahi yapılamıyor. Arazi sahipleri belirli şartlar altında Hazine taşınmazlarıyla takas (trampa) başvurusu yapabiliyor.
İkinci derece sit alanlarında kullanım, ilgili Koruma Kurulu'nun belirlediği kurallar çerçevesinde mümkün olabiliyor. Arkeolojik sit alanlarında yapılaşma yasak olurken, ikinci derece doğal sit alanlarında belirli koşullarla turizm amaçlı tesislere izin verilebiliyor.
Üçüncü derece sit alanlarında ise Koruma Kurulu'nun onayıyla, doğal ve kültürel özelliklere zarar vermeyecek şekilde sınırlı yapılaşma ve düzenlemeler yapılabiliyor.
Sit alanlarının korunmasındaki temel amaç; Türkiye'nin doğal, tarihî ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara bozulmadan aktarabilmek ve kamu yararını gözeterek bu değerlerin sürdürülebilir şekilde yaşatılmasını sağlamak.