Bölgedeki savaşın küresel yansımaları havacılık sektörünü de derinden etkiliyor. Uçak yakıtı olarak kullanılan kerosinin fiyatında yaşanan sert yükseliş, havayolu şirketlerini mali açıdan sıkıştırırken, bu durum sefer iptalleri ve bilet fiyatlarında artış olarak yolculara yansıyor.
ABD merkezli United Airlines’ın CEO’su Scott Kirby, yakıt fiyatlarındaki artışın şirketin yıllık maliyetlerine yaklaşık 11 milyar dolarlık ek yük getirebileceğini açıkladı. Kirby, savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana yakıt giderlerinde ciddi bir sıçrama yaşandığını ve yalnızca bu süreçte maliyetlerin yaklaşık 400 milyon dolar arttığını belirtti.
Tüm bu baskıya rağmen talebin güçlü kaldığını ifade eden Kirby, şirketin son dönemde en yüksek rezervasyon performanslarından birini yakaladığını söyledi. Ancak petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesi halinde maliyetlerin tamamının yolcuya yansıtılamayacağını da dile getirdi. Senaryolara göre petrol fiyatlarının 175 dolara kadar yükselmesi ve 2027 sonuna kadar 100 doların üzerinde kalması ihtimali bulunuyor.
Artan giderlere karşı şirket, kapasiteyi düşürme yoluna gidiyor. Kârsız uçuşlar geçici olarak iptal edilirken, düşük talep dönemlerinde yaklaşık yüzde 3’lük kesinti uygulanacak. Chicago O’Hare Havalimanı’nda ek azaltıma gidilirken, Tel Aviv ve Dubai seferleri de askıya alındı. Toplamda yıllık kapasitenin yüzde 5 oranında azaltılması planlanıyor.
Bu gelişmeler yalnızca ABD ile sınırlı değil. Küresel ölçekte birçok havayolu şirketi, özellikle uzun mesafeli uçuşlarda fiyat artışına giderken, Körfez merkezli şirketler güvenlik riskleri ve maliyet baskısı nedeniyle seferlerini azaltıyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh, mevcut koşullarda bilet fiyatlarının yükselmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Walsh, kerosin fiyatının 2026 için öngörülen 88 dolar seviyesinden 216 dolara çıkarak iki kattan fazla arttığını ifade etti.
Yakıt giderlerinin havayolu maliyetlerinin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturduğunu hatırlatan Walsh, sektörün ortalama kâr marjının yüzde 4 civarında kaldığını ve şirketlerin bu yükü kendi başlarına karşılamasının mümkün olmadığını vurguladı.





