Türkiye genelinde etkisini artıran yağışlar, özellikle İstanbul’da 24 saati aşan kesintisiz yağmurla dikkat çekerken, Suriye’de yıllardır kuruyan dere yataklarının yeniden dolması bölgede alışılmadık bir tablo ortaya çıkardı.

Ancak bu değişim sadece meteorolojik değil, tartışmaları da beraberinde getirdi. İran’daki savaş nedeniyle bölge hava sahasının büyük ölçüde kapanmasının ardından yağışların artması, sosyal medyada “uçaklar ve atmosfer müdahalesi” iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

Uzun süredir dile getirilen teorilerde, bazı uçuşların atmosferde kimyasal veya partikül püskürtmesi yaparak bulut oluşumunu baskıladığı ya da yönlendirdiği öne sürülüyordu. Bu iddialar yıllarca “komplo teorisi” olarak değerlendirilse de, son gelişmelerle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.

Sosyal medyada paylaşılan yorumlarda, “Uçuş trafiği azaldı, yağışlar arttı. Bu sadece tesadüf mü?” sorusu öne çıkarken, bazı kullanıcılar geçmişte gökyüzünde sıkça görülen yoğun izlerin bu tür müdahalelerin parçası olabileceğini iddia ediyor.

Özellikle “bulut tohumlama” gibi bilinen tekniklerin varlığı, bu tartışmaları daha da büyütüyor. Aslında iddialar temelsiz de değil.

ABD’de 1960’lı yıllara ait gizliliği kaldırılan belgeler, hava modifikasyonu projelerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bilim insanları günümüzde dolaşan komplo iddialarını reddederken, belgeler Soğuk Savaş döneminde bu alanda yürütülen deneylerin varlığını doğruluyor.

CIA’e ait belgelerde, 1965 yılında atmosferde kimyasal yöntemlerle hava koşullarını değiştirme fikrinin değerlendirildiği ve bu tür projelere daha fazla bütçe ayrılması gerektiğinin vurgulandığı görülüyor. Belgeler, ABD’nin Sovyetler Birliği ile rekabet kapsamında hava kontrol teknolojileri üzerinde çalıştığını ortaya koyuyor.

Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson’ın da bu projelere destek verdiği ve “Havayı kontrol eden dünyayı kontrol eder” sözleriyle bu yaklaşımı benimsediği ifade ediliyor.

Kayıtlara göre ABD, 1960’lı yıllarda hava koşullarını değiştirmeye yönelik somut projeler de hayata geçirdi. Project Stormfury kapsamında kasırgaların içine girilerek gümüş iyodür ile bulut tohumlama yapıldı ve fırtınaların zayıflatılması hedeflendi.

Vietnam Savaşı sırasında yürütülen Project Popeye ise muson yağmurlarını uzatmayı amaçladı. Bu yöntemle sel ve toprak kaymaları oluşturularak düşmanın lojistik hatlarının zarar görmesi hedeflendi.

Kaynak: DOĞRUHABER