Batman Sağlık ve Çevrecilik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dursun, hasat döneminin başlamasıyla birlikte yeniden gündeme gelen anız yangınlarına ilişkin İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Anız yangınlarının "kolay temizlik" veya "maliyet azaltma" gerekçeleriyle çıkarıldığını belirten Dursun, bunun yalnızca tarım alanlarını değil, insan sağlığını, doğayı ve gelecek nesilleri de tehdit ettiğini söyledi.

Ömer Faruk Dursun

"Anız yangınları, sağlık ve çevre katliamıdır"

Her hasat döneminin ardından ülkenin birçok bölgesinde eş zamanlı olarak anız yangınlarının yaşandığını ifade eden Dursun, şu değerlendirmede bulundu:

"Her hasat dönemi sonrasında ülkemizin pek çok bölgesinde eş zamanlı olarak yükselen anız dumanları, sadece tarlaları değil; geleceğimizi, sağlığımızı ve doğamızı kül etmektedir. Sağlık ve Çevrecilik Derneği olarak, 'kolay temizlik' veya 'maliyet azaltma' bahanesiyle çıkarılan anız yangınlarının aslında kitlesel bir sağlık ve çevre katliamı olduğunu hatırlatmak amacıyla bu açıklamayı yapmayı bir görev biliyoruz."

"Soluduğumuz hava zehre dönüşüyor"

Anız yangınlarıyla birlikte atmosfere büyük miktarda zararlı madde salındığını belirten Dursun "Birincisi soluduğumuz hava zehre dönüşüyor. Anız yangınlarıyla havaya salınan partikül maddeler (PM2.5 ve PM10), karbonmonoksit ve kükürtdioksit gibi zehirli gazlar, sadece yangının çıktığı bölgeyi değil; rüzgarın etkisiyle kilometrelerce uzaklıktaki şehirleri de etkisi altına almaktadır." dedi.

"Kronik hastalıklar tetikleniyor, hastanelerin yükü artıyor"

Yangınlardan kaynaklanan dumanın özellikle risk grubundaki vatandaşlar için ciddi tehlike oluşturduğunu vurgulayan Dursun, şöyle konuştu:

"Kronik hastalıklar tetikleniyor. Bu zehirli duman; başta bebekler, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları olmak üzere tüm toplumun akciğer ve kalp sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Hastanelerin yükü artıyor. Hasat dönemlerinde solunum yolu şikayetleriyle acil servislere yapılan başvurulardaki keskin artış, bu çevre felaketinin görünmeyen tıbbi faturasıdır."

"Canlı bir organizma olan toprak katlediliyor"

Anız yakmanın toprağın verimliliğini de yok ettiğini dile getiren Dursun "Canlı bir organizma olan toprak katlediliyor. Toprak, sadece bitkileri tutan kuru bir çamur tabakası değildir; milyarlarca mikroorganizmanın, solucanın ve faydalı böceğin yaşadığı canlı bir ekosistemdir. Anız yakarak toprağın bereketini yok ediyoruz. Yangınlar, toprağın en verimli üst tabakasındaki organik maddeleri yok ederek toprağı çölleştirmekte, su tutma kapasitesini düşürmekte ve erozyona davetiye çıkarmaktadır. Yaban hayatı yok oluyor. Tarla sınırlarında yaşayan binlerce kuş, sürüngen ve küçük memeli hayvan bu yangınlarda canlı canlı yanarak can vermektedir." diye konuştu.

"Anız yakmak küresel iklim krizini besliyor"

Anız yangınlarının iklim değişikliği üzerindeki etkilerine de değinen Dursun "Anız yakmak küresel iklim krizini besliyor. Hava sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığı günümüzde, anız yangınlarından çıkan yüksek ısı ve karbon emisyonları küresel iklim krizini tırmandırmakta, orman yangınlarına zemin hazırlamakta ve biyolojik çeşitliliğe geri dönülmez zararlar vermektedir. Anız yakmak, geleceğin gıda güvenliğini ve temiz hava hakkını gasp etmektir." ifadelerini kullandı.

"Denetimler artırılmalı, alternatif yöntemler desteklenmeli"

Yetkililere ve çiftçilere çağrıda bulunan Dursun "Bizler Sağlık ve Çevrecilik Derneği olarak; denetim ve cezaların artırılmasını, anız yakanlara yönelik yasal yaptırımların tavizsiz bir şekilde uygulanmasını, alternatif yöntemlerin desteklenmesini, sap parçalama makineleri ve anız bozma gibi modern tarım tekniklerinin çiftçilerimize hibe veya teşviklerle ulaştırılmasını, eğitim seferberliği başlatılmasını, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri ve sivil toplum kuruluşları iş birliğiyle, anız yakmanın toprağa verdiği zararların köylerde yüz yüze anlatılmasını talep ediyoruz." dedi.

"Toprağımızı yakarak beslenemez, havamızı zehirleyerek yaşayamayız"

Açıklamasının sonunda toplumun tüm kesimlerini duyarlı olmaya davet eden Dursun, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

"Unutmayalım; sağlıklı bir gelecek, ancak sağlıklı bir çevreyle mümkündür. Toprağımızı yakarak beslenemez, havamızı zehirleyerek yaşayamayız. Tüm çiftçilerimizi ve kamuoyunu bu konuda sağduyulu olmaya ve bu katliama dur demeye davet ediyoruz."

Kaynak: İLKHA