Büyükşehir Belediyesi, DİSKİ ve ilçe belediyelerinin koordinasyonla sahada olduğunu iddia ettiği o açıklamalara bakarsanız, şehrin su yönetimi adeta kusursuz işliyor. Ancak gerçeği öğrenmek için bültenlere değil, su altında kalan caddelere, göle dönen kavşaklara ve evi ile iş yerlerini su basan vatandaşların çaresizliğine bakmak yeterli.

Geciken müdahale, yetersiz çözüm: "İmdat" çağrıları yanıtsız kaldı

Belediye yönetimi, sağanak yağışın ardından sanki olağanüstü bir doğa olayıyla ilk kez karşılaşılmış gibi şaşkınlıkla ve saatler sonra sahaya indi. Haberde "ekipler koordinasyon içinde çalışıyor" denilse de halk şu soruları sorarak tepki gösteriyor.

Mazgallar neden önceden temizlenmedi?

Her yağmurda tıkanan, suyun akışını engelleyen o atıklar ve yapraklar rüzgarla gelmedi; aylardır bakım yapılmayan mazgalların ihmal sonucu dolup taşmasıyla kriz büyüdü. Yağmur başlamadan önce riskli noktalar neden denetlenmedi?

Halka "dışarı çıkmayın" tavsiyesi

Altyapı sorununu çözmek yerine, vatandaşa "zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın" çağrısı yapmak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yolu haline geldi. Şehir içi ulaşımın felç olmasının, yolların havuz gibi dolmasının faturası yine Diyarbakırlıların günlük yaşamına kesildi.

Basın bültenleriyle şehir yüzdürülmez!

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin sunduğu bu iyimser tablo, halkın yaşadığı mağduriyeti örtmeye yetmiyor. Yıllardır çözülemeyen altyapı yetersizlikleri her ilk yağmurda su yüzüne çıkarken, belediyenin "müdahale ediyoruz" açıklamaları yalnızca geç kalmış bir refleksi gözler önüne seriyor.

Vatandaş kova ve süpürgelerle evindeki suyu tahliye etmeye çalışırken, makam odalarından yapılan "koordinasyon" açıklamaları ne yazık ki sokaktaki gerçeği değiştiremiyor.