Karma eğitimin öğrencilerin psikolojik gelişimi üzerindeki olası etkilerine ilişkin konuşan Ateş, kız ve erkek öğrencilerin gelişim süreçlerinin fiziksel ve psikolojik açıdan aynı hızda ilerlemediğini belirtti.

Ergenlik döneminin çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci olduğunu ifade eden Ateş, bu dönemde öğrencilerin yaşadığı gelişimsel farklılıkların eğitim ortamında da kendisini gösterebildiğini söyledi.

Kız ve erkek öğrencilerin gelişim süreçleri aynı hızda ilerlemiyor

Kız öğrencilerin ergenlik dönemindeki gelişimlerinin erkek öğrencilere göre daha erken ve hızlı ilerleyebildiğini belirten Ateş, bunun öğrenciler arasında duygusal ve psikolojik farklılıklar oluşturabileceğini ifade etti.

Bu dönemde öğrencilerin kendilerini karşı cinse beğendirme ve fark ettirme arzusu yaşayabildiğini dile getiren Ateş, söz konusu durumun bazı öğrencilerde psikolojik baskıya dönüşebileceğini söyledi.

Ateş, öğrencilerin karşı cinsin söylem ve davranışlarından etkilenebileceğine dikkat çekerek, herhangi bir söz, davranış veya tepkinin öğrencinin kendisini yetersiz hissetmesine ve içine kapanmasına neden olabileceğini belirtti.

Bu durumun öğrencinin kendi benliğiyle mücadele etmesine ve gerçek kapasitesini ortaya koyamamasına yol açabileceğini ifade eden Ateş, eğitim hayatında öğrencinin gerçek performansını ortaya koymasının önemine dikkat çekti.

Uzman Psikolog Erhan Ateş

"Bir gülüş bile performans kaygısını etkileyebilir"

Ergenlik dönemindeki kız ve erkek öğrencilerin aynı ortamda eğitim görmesinin duygusal gelişime etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ateş, öğrencilerin sınıf içerisindeki davranışlardan kolaylıkla etkilenebildiğini söyledi.

Bir öğrencinin sınıfta tahtaya çıktığı sırada arkasında oturan karşı cinsten bir öğrencinin söyleyeceği herhangi bir sözün, hatta gülmesinin veya kıkırdamasının dahi öğrencinin performansını etkileyebileceğini belirten Ateş, bunun özellikle ergenlik döneminde daha belirgin hale geldiğini ifade etti.

Ateş, öğrencilerin bu dönemde karşı cins tarafından nasıl görüldüğüne önem verdiğini belirterek, "beğenilme arzusu"nun öğrencinin davranışlarında belirleyici olabileceğini söyledi.

Bu durumun öğrencide performans kaygısına neden olabileceğini belirten Ateş, öğrencinin bildiği bir konuyu dahi kendisini ifade etmekten çekindiği için ortaya koyamayabileceğini dile getirdi.

"Ergenlikte beğenilme arzusu akademik performansı etkileyebilir"

Ergenlik döneminin yalnızca fiziksel bir değişim süreci olmadığını belirten Ateş, öğrencilerin aynı zamanda zihinsel, duygusal ve psikolojik değişimler yaşadığını söyledi.

Bu gelişim alanlarının aynı anda ve dengeli şekilde ilerlememesinin öğrencinin kendisini kontrol etmesini zorlaştırabileceğini belirten Ateş, özellikle karşı cinsin bulunduğu ortamlarda öğrencinin akademik performansının bu durumdan etkilenebileceğini ifade etti.

Ateş, öğrencinin karşı cinsten ilgi görme ve beğenilme arzusu nedeniyle akademik çalışmadan ziyade kendisini nasıl göstereceğine odaklanabileceğini söyledi.

Öğrencinin gerçek duyguları ile yaşadığı durum arasında uyum sağlayamadığı zaman performans kaygısının ortaya çıkabileceğini belirten Ateş, bunun öğrencinin eğitim hayatındaki gerçek kapasitesini göstermesinin önüne geçebileceğini dile getirdi.

"Tek cinsiyetli eğitimde öğrenciler akademik olarak daha rahat hareket edebilir"

Tek cinsiyetli eğitim ile karma eğitimi psikolojik açıdan karşılaştıran Ateş, öğrencilerin kendi cinsiyetlerinden akranlarıyla aynı eğitim ortamında bulunmasının bazı öğrenciler açısından akademik performansı olumlu etkileyebileceğini savundu.

Ateş'e göre tek cinsiyetli eğitimde öğrencinin ön plana çıkma ve beğenilme arzusu tamamen ortadan kalkmasa da bu arzu karşı cinse yönelik olmaktan çıkarak akademik başarıya yönelebilir.

Öğrencinin kendi akranları arasında dikkat çekmek istemesinin akademik başarı üzerinden gerçekleşebileceğini belirten Ateş, böylece öğrencinin derslerde daha fazla söz almak, kendisini göstermek ve başarılı olmak için çaba gösterebileceğini ifade etti.

Karma eğitimde ise öğrencinin karşı cinse yönelik beğenilme arzusunun devreye girebildiğini belirten Ateş, bunun akademik performansın önüne geçebileceğini söyledi.

"Kız ve erkek öğrenciler farklı alanlarda kendilerini daha rahat ortaya koyabilir"

Ateş, tek cinsiyetli eğitim ortamlarının öğrencilerin farklı akademik alanlarda kendilerini daha rahat ifade etmelerine imkan sağlayabileceğini öne sürdü.

Özellikle kız öğrencilerin fen bilimleri ve sayısal alanlarda, erkek öğrencilerin ise sözel alanlarda kendilerini daha rahat ortaya koyabileceklerini belirten Ateş, karşı cinse yönelik beğenilme kaygısının ortadan kalkmasıyla öğrencinin derslerde daha özgüvenli davranabileceğini ifade etti.

Erkek öğrenciler açısından da sözel derslerde konuşma, kendini ifade etme, edebiyat ve tiyatro gibi alanlarda daha rahat bir performans sergilenebileceğini belirten Ateş, bunun öğrencinin akademik gelişimine katkı sağlayabileceğini söyledi.

Ateş, karma eğitimde özellikle erkek öğrencilerin karşı cinse karşı kendisini güçlü gösterme veya dikkat çekme çabası içerisine girebildiğini, bunun da gerçek akademik performanstan farklı bir davranış ortaya çıkarabileceğini savundu.

"Ergenlik döneminde karşı cinse ilgi temel unsurlardan biri"

Ergenlik döneminde karşı cinse duyulan ilginin doğal bir gelişim süreci olduğunu belirten Ateş, bu dönemde öğrencilerin zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimlerini aynı anda yürütmeye çalıştığını söyledi.

Bu süreçte öğrencinin söz konusu gelişimleri dengeli şekilde yönetememesi halinde psikolojik sorunlarla karşılaşabileceğini ifade eden Ateş, bu durumun özellikle okul ortamında daha görünür hale geldiğini belirtti.

Öğrencinin karşı cinsin bulunduğu sınıfta kendisini beğendirme, ön plana çıkarma veya dikkat çekme çabası içerisine girebildiğini kaydeden Ateş, bu süreçte yanlış anlaşılma ve kendini yanlış ifade etme gibi sorunların da yaşanabileceğini dile getirdi.

Ateş, öğrencinin gerçek duyguları ile kendisini göstermeye çalıştığı davranışların örtüşmemesi durumunda performans kaygısının artabileceğini belirterek, bunun akademik başarıyı olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

"Eğitimde farklı seçenekler sunulmalı"

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bazı ailelerin karma eğitim nedeniyle kız çocuklarını okula göndermediği yönündeki değerlendirmeler üzerine de konuşan Ateş, eğitim sisteminde farklı seçeneklerin bulunmasının bu noktada önemli olabileceğini söyledi.

Eğitimin her birey için anayasal bir hak olduğunu belirten Ateş, ailelerin çocuklarının eğitimini desteklemesinin öğrencinin başarısı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ifade etti.

Ailelerin sosyal ve çevresel şartlarının birbirinden farklı olduğunu dile getiren Ateş, bazı ailelerin karma eğitimi tercih ederken bazı ailelerin ise çocuklarının tek cinsiyetli bir eğitim ortamında eğitim görmesini isteyebileceğini söyledi.

Bu nedenle tek bir eğitim modelinin zorunlu tutulması yerine farklı seçeneklerin oluşturulmasının ailelerin çocuklarını eğitim sistemine dahil etmesine katkı sağlayabileceğini belirten Ateş, tek cinsiyetli okulların isteyen aileler için alternatif olarak bulunması gerektiğini savundu.

"Her iki sistem de isteyen ailelere sunulmalı"

Ateş, eğitim sisteminde hem karma hem de tek cinsiyetli eğitim modellerinin alternatif olarak bulunmasının öğrencilerin kendilerini daha huzurlu ve güvende hissedebilecekleri ortamın seçilmesine imkan sağlayacağını ifade etti.

Ailelerin çocuklarının ergenlik dönemindeki gelişimlerini bazen yanlış yorumlayabildiğini belirten Ateş, ailelerin kaygılarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Ateş, "İlla sadece karma eğitimin olmasına da gerek yok. İlla sadece tek eğitim sisteminin de olması, tek cinsiyetli eğitim sisteminin de olması lazım. Bireylerin huzurda ve güvende kendini hissedebileceği her iki sistemin de isteyen bir okula göndermesi gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Tek cinsiyetli eğitim modelinin yalnızca Türkiye'ye özgü bir tartışma olmadığını belirten Ateş, dünyada da farklı ülkelerde bu modelin uygulandığını söyledi.

Japonya, Güney Kore, İngiltere ve İrlanda gibi ülkelerde tek cinsiyetli eğitim veren okulların bulunduğunu belirten Ateş, bu okullar arasında akademik başarılarıyla öne çıkan kurumların da bulunduğunu ifade etti.

Ateş, eğitim sisteminde farklı modellerin bulunmasının öğrencilerin bireysel özellikleri, ailelerin beklentileri ve toplumsal şartlar dikkate alınarak değerlendirilmesine imkan sağlayacağını belirterek, öğrencilerin kendilerini rahat ve güvende hissedebilecekleri eğitim ortamlarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Muhabir: Hamza Zeren