Muhammed Şakir, son günlerde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Söz konusu hadiselerin toplumun tüm kesimleri tarafından sorgulanması gerektiğini belirten Muhammed Şakir, yaşananların “toplumsal bir musibet” olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Olayların nedenlerinin çok yönlü şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Muhammed Şakir, ebeveynlerden eğitimcilere, idarecilerden denetim mekanizmalarına kadar herkesin sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.

“Bunun bir musibet olduğunu kabul etmek durumundayız”

Muhammed Şakir, “Önce Siverek, sonra Kahramanmaraş'ta meydana gelen bu olayları toplum olarak bir şekilde oturup düşünmemiz; 'bu mesele nereden, niçin başımıza geldi' gibi hususları konuşmamız gerekiyor. Her şeyden önce yöneticiler ve toplum olarak bunun bir musibet olduğunu kabul etmek durumundayız. Doğal olarak maddi hatalar, kusurlar ve ihmaller vardır. Nereden, ne şekilde, kimden kaynaklanmışsa hukuk dairesinde bunların üzerine titizlikle gidilebilmeli, sonuna kadar varılmalı ve bir netice çıkarılmalıdır.” dedi.

“Eğitim sisteminin beslendiği kodlara bakmak lazımdır”

“Ebeveynler, eğitimciler, idareciler, denetçiler, müfettişler var mı yok mu? Bütün bunların da bir şekilde masaya yatırılması lazım.” diyen Muhammed Şakir, “Bunlardan her birinin maddi sebepler dairesinde toplum olarak karşı karşıya kaldığımız bu elim hadiselerde payları vardır. Ya da her birimiz kendimize bu meseleden bir pay çıkarmak durumundayız. Bu maddi sebepler dairesinde usulle uygun olarak yapılması, sorgulanması, takip edilmesi gereken hususlardır ama bu saydıklarımıza asıl olarak şunları da eklemek durumundayız. Birincisi, eğitim sisteminin beslendiği kodlara bakmak lazımdır. Özellikle Batı’dan kopya olarak aldığımız toplumumuzun fıtratına, yapısına, medeniyet değerlerine aykırı olan bu sistemin bizi ne hallere getirdiğini şu anki olay ve hadiselerden çıkarabiliyoruz veya çıkarmamız lazımdır.” diye konuştu.

“Yaşadığımız sıkıntıların da devam edeceğini görmemiz lazım”

Yüzyıla yakın bir zamandır bu musibetlerin yaşandığını hatırlatan Muhammed Şakir, şunları kaydetti:

“Yüzyıla yakın bir zamandır biz bu musibetleri yaşıyoruz ve şu an yaşadığımız olaylar aslında yeni değildir. Toplumun değişik katmalarında, ailede, gençlikte, her alanda karşılaştığımız hadiselerdir. Fakat özellikle eğitim camiasında, okullarda, tazecik gençlerimiz arasında meydana gelen bu hadiseler, doğal olarak insanı daha fazla düşünmeye ve bize ne oldu ne durumdayız? demeye getiriyor, getirmek durumundadır. Özellikle zorunlu eğitimin 12 yıl olmasında diretilmesi, karma eğitimin dayatılması, karma eğitimde adeta insanlarımızı ahlaksızlığa, iffetsizliğe, edepsizliğe yönetmesi ve zorlaması meselesi, eğitimin belki de toplumsal meydanda ortaya çıkan tezahürleri olarak da görebiliriz. Gençlerimizdeki başı boşluk, Allah'tan uzaklaşmışlık, maneviyat noktasında çökmüşlük gibi hususların tamamında karma eğitim, eğitim sistemi, 12 yıllık dayatmalar, ırkçı-milliyetçi anlayışların ısrarla dayatılması; edeb, ahlak, iffet gibi değerlerin özgürlük karşıtı olarak lanse edilerek edepsizlik, iffetsizlik, ahlaksızlığın meşrulaştırılmaya çalışılması ve bunun organize olarak yapılması çok üzücüdür. Bunun kurumlar eliyle yapılması ve politika olarak toplumun önüne kurulması, şu an konuştuğumuz musibetlerin acı gerçekleridir. Bunlara el atmadıkça, bunlar üzerinde durmadıkça, ıslah etmedikçe, toplumumuzun fıtratıyla uyumlu medeniyet değerlerimize uygun bir formata dönüştürmedikçe, burada çok ciddi sıkıntılar yaşayacağımız ve şu an yaşadığımız sıkıntıların da devam edeceğini görmemiz lazım.”

“Allah'tan uzaklaşmış bir toplumun iflah olması çok zordur”

“Biz bunun bir musibet olduğunu değerlendiriyoruz ama bu musibetin nereden, kimden veya kimlerden, hangi hata, günah, isyan ve kabahatlerimizden kaynaklandığını düşünmemiz gerekmez mi?” diye soran Muhammed Şakir, “Burada bireysel ya da sınırlı bir musibetten değil, toplumsal ve içtimai bir musibetten bahsediyorum. Özellikle odaklanmamız gereken noktaların temelinde bu vardır. Birileri kabul eder veya etmez, hiç fark etmiyor. Bu musibetin temelinde Allah'ın emir ve nehiylerine, nehiylere karşı olan boş veriliğimiz, lakaytlığımız, duyarsızlığımız ve derin gafletimizin burada önemli bir rol oynadığını görüp kabul etmemiz lazımdır. Gerçekten Allah'tan uzaklaşmış bir toplumun iflah olması çok zordur. O zaman toplum olarak, kolektif olarak yeniden bir gusül almalıyız. Toplumsal olarak içtimai bir abdest almalı ve Allah'a, özümüze, değerlerimize yönelmeliyiz. Bu konuda tövbe istiğfar edelim. Bu da ancak ortak politikalarımız, ürettiğimiz siyaset, eğitim camiasındaki düzeltilerle olur.” ifadesini kullandı.

“Şu anki eğitim sistemimizi yeniden masaya koymak durumundayız”

Şu an ki eğitim sisteminin yeniden masaya yatırılması gerektiğinin altını çizen Muhammed Şakir, toplumsal belanın kaynağına inilmesi gerektiğini belirtti.

Muhammed Şakir, “Şu anki eğitim sistemimizi yeniden masaya koymak durumundayız. Belki bunlar bir vesiledir. Cenab-ı Hak bir şefkat tokadı olarak 'kendinize gelin, kendinize gelmezseniz önünüzde bundan daha beteri var.' diyor. Birbirimizi suçlamanın, suçu birbirimize atmanın anlamı yoktur. Hepimiz birlikte imtihan ediliyoruz. Dolayısıyla toplumsal belanın kaynağına, kendimize gelip Rabbimize dönmek durumundayız. Namaz kılmayan, ahlakı yozlaşma içerisinde debelenen bir gençlikten, başıboş ve hedefsiz bir gelecekten ne beklenebilir? Ne yazık ki eğitim sistemimizin üretmiş olduğu sonuçlardan bir tanesi budur.” dedi.

“Batı’nın kokuşmuş sistemleri bize faydası olmayacak”

İdarecilere çağrıda bulunan Muhammed Şakir, şunları söyledi:

“Bu acı gerçeği, musibeti, Batı’nın kokuşmuş sistemleri ve kodlarıyla hareket etmemizin bize herhangi bir faydası olmayacağını artık görmemiz lazım. Ümidim odur ki bu acı hadiselerden idarecilerimiz, yöneticilerimiz ders çıkarırlar. Her şeyin temelinde eğitim olduğu için eğitim sistemini masaya yatırması, çok açık olan hata ve kusurları görmesi ve bunlar telafi etmeleri gerekiyor. Bu vesileyle bu acı hadiselerden dolayı vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Cenab-ı Hak onlara mağfiret eylesin. Ailelerine baş sağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Bu olaylardan eğitimciler, ebeveynler, idareciler, tüm bunlar olarak ders çıkarmayı da Cenab-ı Hak'tan umuyorum.”

Kaynak: İLKHA