İran ile ABD arasında tırmanan gerilim, küresel enerji ve ticaret açısından kritik öneme sahip deniz yollarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin ardından İran'ın Babülmendep Boğazı'nın da kapanabileceğine yönelik açıklamaları, uluslararası piyasalarda endişeleri artırdı.
Uzmanlar, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında yaşanabilecek eş zamanlı bir krizin, küresel enerji arzını, deniz taşımacılığını ve tedarik zincirlerini ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Değerlendirmelere göre Babülmendep'te olası bir aksama, deniz taşımacılığı sürelerini 7 ila 10 gün uzatabilir, nakliye maliyetlerini ise yüzde 20 ila 40 artırabilir.
Kızıldeniz'i Aden Körfezi üzerinden Süveyş Kanalı ve Akdeniz'e bağlayan Babülmendep Boğazı, küresel enerji ve ticaret açısından stratejik öneme sahip deniz yolları arasında yer alıyor. Günlük 7 ila 10 milyon varil petrolün taşındığı boğazdan, Avrupa, ABD ve Asya arasındaki küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12 ila 15'i gerçekleştiriliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol da Hürmüz Boğazı'ndaki krizin uzaması halinde küresel ekonominin ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını belirterek, enerji ve hammadde sevkiyatındaki aksaklıkların özellikle Asya ekonomilerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ise stratejik petrol stoklarının azalmasına dikkat çekerek, ilk arz şokunun rezervler sayesinde hafifletildiğini ancak stokların yenilenmemesi halinde yeni bir enerji krizinin çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın müzakere masasına dönmemesi halinde enerji altyapısını hedef alabileceklerini söylerken, İran da ülkenin altyapısına yönelik olası saldırılara bölgedeki altyapıları hedef alarak karşılık vereceğini açıkladı.




