HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Şırnak üniversitesi 15 Temmuz Kongre Salonunda gerçekleştirilen HÜDA PAR Şırnak 5. Olağan Kongresi'ne katıldı.
Kongreye, Ramanlı'nın yanı sıra HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mahmut İrtem, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka ile siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ve yapılan açılış konuşmalarıyla başlayan kongrede konuşan Ramanlı, silahın ve şiddetin devre dışı kalmasının önemli bir merhale olduğunu ancak 'Örgüt fes oldu, Kürt meselesi bitti' demenin büyük bir yanılgı olacağını belirtti.
'Biz ezber kalıplarla siyaset yapma niyetinde olan bir parti olmadık'
HÜDA PAR'ın siyasi yürüyüşü, siyasete bakışı, insanlara yaklaşımının gün be gün takdir topladığını belirten Ramanlı, 'Hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi meslekten, meşrepten, mezhepten olursa olsun; artık insanlar HÜDA PAR siyasetini de benimsemeye ve takdir etmeye başladı. Biz, ezber kalıplarla siyaset yapma niyetinde olan bir parti olmadık. Az önce çok kıymetli belediye başkanımız konuşmalarında hizmetlerinden ve partimizin kendisine yaklaşımlarından bahsetti; Allah kendisinden razı olsun, hizmetlerini daim kılsın. Bu salonda bulunan, hangi siyasi partiden olursa olsun, gelecekte hangi mevki ve makama ulaşacak olursa olsun; memleketimize hizmet etmesi için kendilerine duacıyız. Bizler HÜDA PAR'lıyız ama hiçbir zaman 'HÜDA PAR'cı' olmadık, olmaya da niyetimiz yok.' dedi.
Seçimlerin, memleketin idaresi için vazgeçilmez faaliyetler olduğunu ifade eden Ramanlı, 'Ama bizim için seçim akşamından sonra artık rekabet yoktur. Ne vardır? Bizim siyasetimizde seçimden sonra ister biz seçilelim ister başka bir rakibimiz seçilsin, artık rekabet değil, muavenet yani yardımlaşma vardır. Bizler HÜDA PAR olarak hiçbir zaman ne mahalli idarelerde ne de merkezi idarede yük olan değil, yük alan olmaya gayret ediyoruz. Her zaman gayretimiz; daha iyiye, daha adil olana, kardeşliğe daha layık olana ulaşmak olmuştur. Bu yaklaşım, belki eski alışkanlıkları ve ezberleri devam ettirenler için hayret verici olabilir; ama bizim için sıradan, olağan ve doğal bir yaklaşımdır. Bu irademizi, bu duruşumuzu ve bu söylemimizi hiçbir zaman terk etmeyi düşünmüyoruz. Memleket için, millet için kim taş üstüne taş koyuyorsa; ona yardımcı olmaya, doğrusunda teşvik edici, takdir edici, destekleyici olmaya çalışıyoruz. Yanlış olanı da usulünce göstermeye, eksikliğe dikkat çekmeye gayret ediyoruz. Çünkü Üstad Bediüzzaman'ın ifade ettiği gibi biliyoruz ki: 'Hakk'ın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda edilmez.' Hak için, adalet için ne gerekiyorsa; HÜDA PAR kadroları, mahalle temsilcisinden genel başkanına kadar bu düşünce ve iradeyle hareket etmek zorunda olduğunu bilir. ' şeklinde konuştu.

'Son 50 yıla damgasını vuran şiddet sarmalından, terör kıskacından inşallah artık kurtuluyoruz'
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Ramanlı, 'Son 50 yıla damgasını vuran şiddet sarmalından, terör kıskacından inşallah artık kurtuluyoruz. Bu yeni bir merhale, yeni bir umut ve açıkça söyleyelim; yeni bir başlangıçtır. Bu, 'sorunlarımız tamamen çözüldü, hak yerini buldu, adalete eriştik' demek değildir elbette. Ama bu; doğru zamanda, doğru zeminde ve doğru yöntemlerle artık hak mücadelesinin yapılmasının bir zorunluluk olduğunun tescilidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne en son onayladığımız ve yasalaştırdığımız kanun teklifiyle; artık silahı, şiddeti bir hak arama yöntemi olarak görenler ve gösterenler için bir çıkış kapısı, yeni bir sayfa açıldı. İnşallah bu imkân doğru kullanılır. Ama bu bizim Kürt meselesindeki kimlik, dil ve ekonomik kalkınma sorunlarımızı çözdüğümüz manasına gelmemeli. Eğer birileri; 'Örgüt fes oldu, silahlar gömüldü ya da teslim edildi, artık güvene erişildi, o halde Kürt meselesi de bitti' diyorsa, çok büyük bir yanılgı içerisinde olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Hak ve hukuk davası ayrıdır; yanlış yol ve yöntemlerle haklıyken haksız duruma düşmek ayrıdır. O halde Rabbimizin bize emrettiği çerçevede, kardeş olduğumuzu bilerek; birbirimize sırtımızı dönerek değil, omuz vererek sorunlarımızın üstesinden gelmeliyiz. İnancımız, medeniyet değerlerimiz ve köklü tarihimiz; bu meseleyi kardeşlik zemininde ve adalet ölçüsünde çözmemiz için yeterlidir. Yeter ki çareyi Batı'nın köhnemiş ideolojilerinde değil; kendi asil, şeffaf, berrak ve bereketli tarihimizden, düşüncemizden ilham alarak gerçekleştirelim.' diye konuştu.
Genel başkanlar dahil, görevi devreden hiçbir partilinin geriye çekilip başka bir maceranın peşine düşmediğini vurgulayan Ramanlı, 'Yine aynı hizmetin içinde emeğimizi, aklımızı, fikrimizi, irademizi ve alın terimizi koymaya devam ediyoruz. Bu ezber bozan bir duruş; inşallah güzel bir örneğe dönüşecektir.' dedi.
Ramanlı, görev süresince yaptığı hizmetlerden dolayı Emcet Yalçın'a teşekkür ederek, Şırnak İl Başkanlığı görevini devralan Nasuh Sevinik'e başarılar diledi.

'Maden Kanunu'nda olduğu gibi, Petrol Kanunu'nda da düzenleme yapılmalı'
Şırnak'ın, çıkarılan petrolle öne çıktığını vurgulayan Ramanlı, 'Maden Kanunu'nda, maden çıktığı yerde o şehrin ihtiyaçları için belli bir pay ayrılması gerekiyor ama maalesef bu düzenleme Petrol Kanunu'nda bulunmuyor. Zaman zaman bölge milletvekillerimiz, bu konuda girişimlerde bulundu ama bugüne kadar maalesef sonuç alınamadı. Ben buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Maden Kanunu'nda olduğu gibi, Petrol Kanunu'nda da düzenleme yapılarak, petrolün çıktığı şehrin ihtiyaçlarının karşılanması üzere bir pay ayrılmasını istiyoruz. İnşallah HÜDA PAR olarak bu kanun teklifimizi de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunacağız ve büyük bir destekle, ülkemizin yer altından çıkan altını, mermeri ve diğer madenleri gibi, petrolün de çıktığı şehre hakkının verilebilmesini sağlayacağız.' dedi.

'Kürt meselesini adalet temelinde çözmek yerine, şiddet ve baskıyla bir kördüğüme dönüştürdüler'
Delegelerin oyu il başkanlığına seçilen Nasuh Sevinik ise konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:
'Yıllarca içeriden ve dışarıdan iktidar sahibi olanlar tarafından milletimiz ve memleketimiz üzerinde yıkıcı planlar, kirli projeler icra edildi. Bu aziz millet, inancından ve en temel insani haklarından mahrum bırakılmak istendi. Tarihi, kültürel ve siyasi saldırıların açık hedefi haline getirildi. Toplum, tarih ve siyaset mühendislikleriyle hafızamıza operasyon çektiler. Maddi ve manevi değerlerimize saldırdılar. İçimizde derin yaralar açtılar, büyük tahribatlar meydana getirdiler. Bir yandan devlet aklı adına hareket edenler; ret, inkâr ve asimilasyon politikaları uyguladı. Toplu kıyımlarla, insanımızı yerinden yurdundan etmelerle yüzyıllardır devam eden kardeşlik ve birlikte yaşam irademizi temelden tahrip ettiler. Programımızda reddettiğimiz o köhne anlayışla, devleti kutsayıp insanı ezdiler. Kürt meselesini adalet temelinde çözmek yerine, şiddet ve baskıyla bir kördüğüme dönüştürdüler.
Diğer yandan ise, milletimizin bu yaralanmış duygularından, bu mazlumiyetinden istifade eden kirli eller devreye girdi. Yaldızlı sloganlarla süslenmiş tuzaklar kurdular. Terör, kaos, anarşi, kin ve nefret araçlarıyla milletimizin istikbaline ket vurdular. Memleketimizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini heder ettiler. Bir milletin yücelmesi için gerekli olan ilmi, irfanı, tarihi, kültürü ve mirası yağmaladılar. Medeniyet hafızamıza adeta silgi çekmeye çalıştılar. Halkımızın kanı ve gözyaşı üzerinden kendilerine sömürü düzeni kurdular. Can, mal, akıl ve nesil emniyetimizi açıkça hedef aldılar.'

'Milletimiz çaresiz değil; Memleketimiz alternatifsiz değildir artık'
Kürt meselesinin adil ve insani temeller üzerinde, kardeşlik hukukuyla çözülmesini istediklerini aktaran Sevinik, 'Oyun bitmedi, hile bitmedi. Dün terörle, şiddetle, kanla ve düşmanlaştırmakla bunu yapanlar, bugün maske değiştirdiler. Bu kirli planlarının ve hilelerinin ömrünün sona erdiğini görünce, bu sefer de yeni açılımlarla milletimizin istikbaliyle oynamaya devam ediyorlar. Dün halkımızın duygularını istismar edip şiddet ve kan dökmeyi meşrulaştırdıkları sloganların, aslında birer 'stratejik yalandan' ibaret olduğunu bugün kendileri itiraf ediyorlar. Hiçbir zaman bu halkın hakları gibi bir hedeflerinin olmadığını, kendi ideoloji ve siyasetlerine halkı araç kıldıklarını açıkça sergiliyorlar. Dün milliyetçi sloganlarla kan dökenler, bugün halkımızı 'demokratik toplum manifestoları, komünal yaşam, ekoloji, jineoloji' fantezileriyle hipnotize etmeye çalışıyorlar. Yeni süreçte, yeni kelimelerle, eski ihanetleri tezgâhlıyorlar. Biz HÜDA PAR olarak bu salondan, bu ilin kongresinden tüm dünyaya haykırıyoruz: Artık bu kadar yıkım yeter! Bu kadar ihanet, bu kadar talan yeter! Bu kadar hile ve danışıklı istismar yeter! Biz artık statükonun şefkatsiz, adaletsiz yüzüne de terörün ve fantastik ideolojilerin kanlı tuzaklarına da mahkûm değiliz! Biz şiddetin son bulması, kan dökülmesinin durması ve silahın vesayetinin son bulması için atılan her türlü adımı destekliyoruz. Çünkü bu şiddetten ve bu silahtan en çok zarar gören Kürt halkı ve memleketimizdir.' değerlendirmesinde bulundu.
Sevinik, 'Milletimiz çaresiz değil; memleketimiz alternatifsiz değildir artık. HÜDA PAR, programının birinci maddesinden son maddesine kadar bu milletin inanç değerleriyle kuşanmıştır. Biz diyoruz ki: 'İnsanları bir tarağın dişleri gibi eşit kabul ederiz.' Hiçbir yapının, hiçbir sistemin, hiçbir örgütün ilahlık iddiasını ve yanılmazlığını kabul etmiyoruz! Hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmeyeceğiz. HÜDA PAR artık bu memleket için yegâne ve tertemiz alternatiftir! Biz, Kürt meselesinin adil ve insani temeller üzerinde, kardeşlik hukukuyla çözülmesini istiyoruz. Biz, ahlaki yozlaşmaya 'dur' diyecek, medeniyet hafızamızı yeniden ayağa kaldıracak bir hedef için mücadele ediyoruz.' ifadelerini kullandı.

Görevi Nasuh Sevinik'e devreden Emcet Yalçın, ' Bugün burada sıradan bir kongre icra etmiyoruz. Aynı zamanda omuzlarımızdaki ağır sorumluluğun bilinciyle, halkımıza daha güçlü hizmet vermek için irademizi yeniden yeniliyoruz. Yola çıktığımız ilk günden bu yana temel bir şiarımız vardı; neydi o? Dürüst siyaset, gerçek adalet. Bizler mevki, makam veya çıkar hesaplarıyla değil; yalnız hakikatin sesini yükseltmek, mazlumun yanında durmak ve bu aziz millete hizmet etmek için siyaset yapıyoruz. Siyaset anlayışımızda insanı ve fıtratı merkeze alarak büyüyoruz. İnşallah hep birlikte daha da büyüyeceğiz.' diyerek tüm parti teşkilatına teşekkürlerini iletti.

Kongrede konuşma gerçekleştiren Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka ise HÜDA PAR kongresinin hayırlı olmasını temenni ederek, şahsının da kongreye davet edilmesinden dolayı teşekkürlerini iletti; görevi devralan yeni yönetimen başarılar diledi.
Yeni seçilen HÜDA PAR Şırnak İl Başkanı Nasuh Sevinik, kongre sonrasında tebrikleri kabul ederek, teşekkürlerde bulundu. Kongre, önceki il yönetiminde görev alanlara plaket takdimi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Nasuh Sevinik kimdir?
Nasuh Sevinik, 1977 yılında Şırnak merkeze bağlı Tekçınar (Berkever) köyünde doğdu. İlkokul köyünde okuduktan sonra bölgeyi kasıp kavuran şiddet ve çatışma ortamı nedeniyle 1985 yılında köyün boşaltılması nedeniyle ailece Cizre'ye yerleşti. Orta ve lise tahsilini Cizre'de tamamladı. Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı mezunu, aynı üniversitenin Fars Dili ve Edebiyat bölümü 4. Sınıf öğrencisi, AÖF Kamu yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünü okudu. Şu anda Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsünde yüksek lisans yapıyor. Kürtçe yayınlanan Banga Heq Dergisi'nde yazıyor.
HÜDA PAR'ın kuruluşundan sonra partinin farklı kademelerinde görevler aldı. Genel ve yerel seçimlerde Şırnak'tan aday oldu. Aynı zamanda HÜDA PAR'ın merkez istişare kurulu üyesidir.
Evli, 6 çocuk babasıdır.





