Demir, ortaya çıkan tablonun açık olduğunu ifade ederek, uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhuşla mücadelede mevcut uygulamaların caydırıcılıktan uzak kaldığını dile getirdi.

“Bağımlılık yaşı çocuk denecek seviyelere indi”

Son yıllarda uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhşun birbirini besleyen bir istismar zincirine dönüştüğünü vurgulayan Demir, dijital mecraların özellikle sanal kumar ve bahis ağlarını görünmez ama etkili bir tuzak hâline getirdiğini belirtti.

Denetim zafiyetlerinin ve yetersiz uygulamaların bu yapının hızla büyümesine yol açtığını kaydeden Demir, bağımlılık yaşının çocuk denecek seviyelere indiğini, kumar ve bahisle başlayan sürecin uyuşturucuya, oradan suça ve fuhşa uzanan bir çöküş hattına dönüştüğünü söyledi. Bu sürecin ailelerin dağılması, gençlerin istismara açık hâle gelmesi ve toplumsal huzurun zedelenmesiyle sonuçlandığını ifade etti.

“Derinleşen çürüme varlığını sürdürüyor”

Son dönemde yapılan operasyonlar ve ortaya çıkan itirafların meselenin ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini belirten Demir, buna rağmen müdahalelerin çoğu zaman sorunun yalnızca görünen yüzüne dokunabildiğini söyledi.

Bu yapının artık bireysel zaaflarla açıklanamayacak kadar büyüdüğünü ifade eden Demir, milyarlarca dolarlık hacme sahip, uluslararası bağlantıları bulunan karanlık bir sektöre dönüştüğünü dile getirdi.

“Aileyi merkeze alan düzenlemeler şart”

Uyuşturucu, kumar, sanal bahis ve fuhuşla mücadelede yalnızca güvenlik ve adli tedbirlerin yeterli olmayacağını vurgulayan Demir, caydırıcı hukuki düzenlemeler, dijital alanın etkin denetimi, yasa dışı finans ağlarının kurutulması ve güçlü rehabilitasyon mekanizmalarının zorunlu olduğunu ifade etti.

Gençliği ve aileyi merkeze alan ahlaki, sosyal ve kültürel düzenlemeler hayata geçirilmeden kalıcı bir sonucun mümkün olmadığını belirtti.

“30 avro sınırının kaldırılması hakkaniyetli değil”

Demir, basın toplantısında yurt dışından 30 avroya kadar vergisiz alışveriş uygulamasının kaldırılmasına da değinerek, bu kararın özellikle dar gelirli vatandaşlar açısından adil olmadığını söyledi.

Avrupa Birliği’nden gelen ürünlere yüzde 30, diğer ülkelerden gelen ürünlere yüzde 60 vergi uygulandığını, bazı ürün gruplarında ise ilave ÖTV alındığını hatırlatan Demir, bu oranların fiilen caydırıcı bir uygulamaya dönüştüğünü ifade etti.

“Vergisiz alışveriş uygulaması yeniden getirilmeli”

Yüksek enflasyon ve düşen alım gücü ortamında hane bütçesinin daha da zorlandığını belirten Demir, daha uygun fiyatlı temin yollarının kapatılmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi.

Vergi politikalarının adaletli ve ölçülü olması gerektiğini dile getiren Demir, 30 avroya kadar olan vergisiz alışveriş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi ve temel ihtiyaçlar için istisnai düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İLKHA