İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası (İEKO) Başkanı Nizameddin Aşa, yılın son çeyreğinde emlak piyasasındaki beklentiler, ev alacakların dikkat etmesi gereken hususlar ve konut kredisine ulaşımda yaşanan sorunlara ilişkin İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.
'Yılsonuna kadar tablo değişmeyecek'
Aşa, 'Evet sonbahardayız. Piyasalarda henüz bir beklenti oluşmadı. Değişen bir şey olmadı, olmayacak. Endekslere baktığınız zaman ağustos ayı itibariyle Türkiye genelinde geçen yıla oranla yüzde 25'e yakın bir yükseliş olduğu söyleniyor. Bu, nominal piyasa dediğimiz, kağıt kalem veya ilan üstünde yapılan fiyatlamalar. Ancak reel piyasalara baktığımızda yaklaşık yüzde 7 gibi bir düşüş söz konusu. Yani ilan edilen bedeller ile gerçekleşenler uyuşmuyor. Yılsonuna kadar şu anda tablonun değişme ihtimali bence yok. Böyle devam edecek.' dedi.
'Sorun arz-talep değil finansmana erişim'
Yaşanan durumun finansa erişememeden kaynaklandığını belirten Aşa, 'Eskiden 5-6 milyon liralık bir eve talip olduğunuz zaman cebinizde 1-2 milyon lira olduğunda gidip onu peşinat olarak verip uygun kredi ile ev alabiliyordunuz. Şimdi böyle bir imkân kalmadı. Yani kredi muslukları çok kısıtlı… Hem de koşula bağlı. Mesela enerji kimlik belgesine göre kredi çıkıyor. Veya sosyal medeni haline göre kredi çıkıyor. İlk evi alıyorsan başka, evliysen başka, bekârsan başka, binanın enerji kimliği varsa başka… Bunun gibi bazı kriterler çıkmaya başladı. Bu da vatandaşı zorluyor. Piyasada bir yığın ev var. Bunları almak isteyenler de var ama ortada buluşamıyorlar. Bunun sebebi finansmana ulaşamamaktır.' diye konuştu.
Ev alırken nelere dikkat edilmeli?
İlk defa ev alacaklara da tavsiyelerde bulunan Aşa, 'Ev alacak kişi bir defa gözü kapalı almayacak. Yani hayatında belki bir defa yapacağın bir alışveriş… Hayatın boyunca yaptığın birikimi tek bir eve vereceksin. Onun için çok dikkat olmak zorundasın. Yani bütçene, ödeme gücüne, sosyal yapına uygun olacak. Adam diyor ki 'Ben mutaassıp bir insanım, o semtte yaşayamam' veya 'O semt çok mutaassıp ben burada yaşayamam' diyor. Onun için semtin yapısına, sosyal yaşantısına da uygun olup olmadığına dikkat edilmelidir. Aynı zamanda ulaşım imkânlarına, binanın yapısına bakacak. Özellikle son dönemde depremden dolayı birçok bina şu an sıkıntılı. Eski evler ile aynı bölgede olan yeni bir ev arasında neredeyse fiyat bakımından iki kat fark var. Ancak baktığınızda eski bir binayı yeni hale getirmek için zaten bir o kadar harcamak gerekiyor. Yeni binalar hem güvenlik hem konfor hem de bakım açısından yeni binanın avantajı çok daha fazla. Bu yüzden de fiyatları hemen hemen iki misli.' şeklinde konuştu.
'Gücünüze göre borçlanın, mevcut mortgage sistemi gözünüzün yaşına bakmaz'
Aşa, 'Evin üstünde bir haciz olup olmadığına, herhangi bir kısıtlama olup olmadığına mutlaka tapudan ve belediyeden bakmalı. En önemli şey bizce bu işi kendi adına takip edebilecek iyi bir emlak danışmanıyla iş yapmasıdır. Ancak bu kişi, sokakta elinde çantayla emlakçı diye gezen, ilan verip buluşmayı pastaneden yapan biri olmamalıdır. Kesinlikle ofisi, yetki belgesi olan, bu işin eğitimini almış, odaya kayıtlı, sicili olan ve kendini ispat etmiş biri olmalıdır. Bununla iş yaptığınızda bu kişi zaten sizin adınıza bu çalışmaları yapar. Mevcut mortgage sisteminde maalesef gözünün yaşına bakmazlar. 2-3 ay taksitinizi ödeyemediğinizde evi elinden çekip alırlar. Ödediğiniz paranın çoğu faize gider ve hem ödediğinizden hem de evinizden olursunuz. Özellikle gençler, ödeme gücüne göre borçlansınlar. Boyunu aşan hiçbir krediye girmesinler.' dedi.
'Kaparo dolandırıcılığına dikkat! Düşük fiyat sizi aldatmasın'
Son dönemde en büyük dolandırıcılık türlerinden birisinin kaparo dolandırıcılığı olduğunu aktaran Aşa, ev alacakların bu tür bir mağduriyet yaşamaması adına dikkat etmeleri gerekenleri şu şekilde aktardı:
'En büyük dolandırıcılık şu anda kapora dolandırıcılığı. Adam 5 milyonluk eve 3 milyon yazıyor ve herkesten kaparo istiyor. Ev alacak kişiler de 'Ucuz ev buldum' diye sevinip kaparo gönderiyor. Kesinlikle eve gidip görmeden, mal sahibiyle tanışmadan, ne emlakçıya, ne vatandaşa, ne Ahmet'e, ne Mehmet'e, hiç kimseye para göndermesinler. Kesin sözleşme yapmadan, ev olduğuna kanaat getirmeden ve sahibiyle tanışmadan kimseye para göndermesinler.'





