Küresel bakır piyasasında arz sıkıntısının önümüzdeki yıllarda daha da derinleşmesi bekleniyor. S&P Global tarafından yayımlanan son analiz, özellikle yapay zekâ (AI), savunma sanayii ve ileri teknoloji yatırımlarının bakır talebini tarihi seviyelere taşıdığını ortaya koydu.

Rapora göre dünya genelinde bakır talebi, 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 artarak 42 milyon tona ulaşacak. Bu artışta yapay zekâ veri merkezleri, savunma harcamalarındaki yükseliş, robotik sistemler ve yüksek teknoloji altyapı projeleri belirleyici rol oynuyor.

S&P Global, mevcut ve planlanan maden yatırımlarının bu hızlı talep artışını karşılamada yetersiz kalabileceğine dikkat çekiyor. Analize göre yeni yatırımlar zamanında hayata geçirilmezse, küresel ölçekte yıllık 10 milyon tonu aşabilecek ciddi bir arz açığı riski bulunuyor.

Elektrikli araçlardan savunma sistemlerine, veri merkezlerinden yenilenebilir enerji altyapısına kadar birçok alanda kritik öneme sahip olan bakır, uzmanlar tarafından giderek daha fazla “stratejik metal” olarak tanımlanıyor. Artan jeopolitik gerilimler ve savunma bütçelerindeki genişleme de talebi yukarı çeken unsurlar arasında gösteriliyor.

Arz tarafında ise yeni maden projelerinin uzun hazırlık süreçleri, çevresel düzenlemeler ve yükselen yatırım maliyetleri üretimin hızlı artırılmasını zorlaştırıyor. Bu tablo, bakır fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının önümüzdeki yıllarda da sürebileceğine işaret ediyor.

Türkiye’de Bakır Dengesi İthalata Dayalı

Türkiye’de ise bakır üretimi iç talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Resmî verilere göre 2023 yılında yerli bakır cevheri üretimi yaklaşık 390 bin tonla son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak bu miktar, sanayinin ihtiyacının oldukça altında kaldı.

Bu nedenle Türkiye, bakır ve bakır ürünlerinde düzenli olarak ithalata yöneliyor. Dış ticaret verilerine göre ham bakır cevheri, konsantre ve bakır alaşımlarında en çok Rusya, Bolivya, Peru, Kazakistan ve Bulgaristan ile ticaret yapılıyor. İthal edilen bakır; elektrik-elektronik, savunma, otomotiv ve ileri teknoloji üretiminde kullanılıyor.

Türkiye’de Öne Çıkan Bakır Sahaları

Türkiye’de bakır üretimi ağırlıklı olarak Artvin-Murgul, Kastamonu-Küre, Rize-Çayeli ve Siirt-Şirvan gibi bölgelerde yoğunlaşıyor. Elazığ-Maden ve Giresun hattı ise tarihsel ve jeolojik açıdan önemini koruyor.

Uzmanlar, küresel bakır piyasasında kalıcı bir dengenin sağlanabilmesi için yeni maden yatırımlarının hızlandırılması, geri dönüşüm kapasitesinin artırılması ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, yapay zekâ ve savunma odaklı büyümenin bakır piyasasında uzun süreli bir kıtlık dönemini tetikleyebileceği belirtiliyor.