Diyarbakır'da son günlerde sağlık çalışanlarının gündeminde oldukça kritik bir konu var. Zira konuşulanlar ve ortaya atılan iddialar, yenilir yutulur cinsten değil.
Sağlık-Sen Diyarbakır Şubesi, 6. Olağan Genel Kurulu için seçim kararı aldı. Buraya kadar her şey demokratik bir sürecin parçası gibi görünse de asıl tartışma, seçime giren gruplar ve adaylık süreciyle başladı. Seçimde iki liste yarışıyor: Birinci grup mevcut yönetim, ikinci grup ise kendilerini "Değişim Hareketi" olarak adlandıran muhalif liste.
Şube, seçim kararı aldıktan sonra delege adaylığı için birkaç günlük başvuru süreci tanıdı. Ancak Değişim Hareketi'nin iddiaları tam da bu noktada odaklanıyor. İddiaya göre mevcut yönetim, delege başvuru süreci resmi olarak başlamadan önce kendi adaylarının başvurularını topladı ve başvuru şartlarında yer alan "şahsen başvuru" zorunluluğunu çiğnedi. Sendika binasındaki kamera kayıtlarına dayandırılan bir diğer iddia ise yaklaşık 70 delege adayının şubeye bizzat gitmediği halde başvurularının kabul edildiği ve böylece yönetimin kendi listesini istediği gibi şekillendirdiği yönünde.
Tartışmalar bununla da sınırlı değil. Bir diğer vahim iddia ise mevcut yönetimin, Değişim Hareketi'nin delege adayları arasına mevcut yönetimin yanında yer alan fake delegeler olarak adlandırılan delegeler koyması. Mevcut yönetimin bu yöntemle, Değişim Hareketi'ne oy verecek üyelerin kafasının karıştırılması ve oyların bölünerek boşa gitmesinin hedeflendiği öne sürülüyor. Bu durum, demokratik seçim sürecine gölge düşüren bir hamle olarak yorumlanıyor.
Sürece dair iddialar bunlarla da bitmiyor. Seçim sırasında tarafsız olması beklenen sandık kurulu üyelerinin mevcut yönetimin delegeleri arasından seçilmesi, başka sendikalardaki çalışanların veya sendikasız personelin son dakikada istifa ettirilerek Sağlık-Sen'e üye yapılması ve bu isimlerin yönetim lehine yönlendirilmesi de konuşulanlar arasında. Oysa henüz üye aidat kesintisi uygulanmamış kişilerin oy kullanması, seçim ihlali kapsamında değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, kesinleşmiş delege listelerinden mevcut yönetimden delege isimlerin çıkarılması ise seçime doğrudan müdahale olarak nitelendiriliyor.
Gelişmeler üzerine Değişim Hareketi bir açıklama yaparak konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve Sağlık-Sen Genel Merkezi'ni bilgilendirdiklerini duyurdu. Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını merak ediyor:
• Tüm bu iddialara ve savcılık şikâyetine rağmen, yapılan seçim "adil bir seçim" olarak kabul edilecek mi?
• Hukuki süreç sonunda seçimlerin iptali söz konusu olacak mı?
• Şubeye bizzat başvurmadığı halde başvurusu alınmış görünen delege adayları hakkında "usulsüzlük ve evrakta sahtecilik" suçlamasıyla dava açılacak mı?
• İddiaların merkezinde yer alan mevcut yönetim hakkında Genel Merkez nasıl bir tasarrufta bulunacak?
Binlerce üyesi bulunan Diyarbakır Sağlık-Sen şubesinin geleceği ve üyelerin zihnindeki güven algısı, kuşkusuz dava sürecinin gidişatına ve genel merkezin vereceği karara göre şekillenecektir. Süreci hep birlikte takip edeceğiz.




