Dülük Baba Zaviyesi ve Türbesi, 20'nci yüzyılın başlarında harap durumda olmakla birlikte ana kütlesi ve kubbesiyle büyük ölçüde ayakta bulunuyordu. Yapının kubbeli zaviye bölümünde 1960'lı yıllardan itibaren önemli tahribat meydana gelirken, 1980 askeri darbesinin ardından Dülük Baba Tepesi'nin askeri ve haberleşme amaçlarıyla kullanılması, bölgeye anten ve güvenlik yapılarının yerleştirilmesiyle birlikte tarihi türbenin kalan bölümleri de ortadan kaldırıldı. Bu süreçten sonra eski mimari yapı kaybolurken, türbenin bulunduğu yerde sembolik nitelikte bir mezar düzenlemesi kaldı.
Belediye tarafından yürütülecek çalışmayla Dülük Baba Zaviyesi ve Türbesi, geçmişte bulunduğu asıl yerde yeniden inşa edilecek. Projeyle bölgenin tarihi ve manevi kimliğinin yaşatılması ve önemli bir inanç noktasının yeniden Gaziantep'e kazandırılması amaçlanıyor.
Dülük, Gaziantep'in İslam tarihinde önemli bir yere sahip
Gaziantep ve çevresinin İslam hakimiyetine girişi, azreti Ömer döneminde 7. yüzyılın ilk yarısında gerçekleştirilen fetihlere dayanıyor. Dönemin önemli kumandanlarından İyaz b. Ganm'ın 639-640 yılları civarında kuzey Suriye ve el-Cezire bölgesinde yürüttüğü seferler sırasında Dülük de İslam hakimiyetine girdi.
Antik çağlardan itibaren stratejik, dini ve ticari bir merkez olan Dülük, sonraki dönemlerde oluşan ziyaretgahlar ve inanç gelenekleriyle Gaziantep'in manevi coğrafyasının önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Şehrin manevi hafızasında beş isim
Gaziantep'in yerel inanç ve fetih anlatılarında Dülük Baba'nın yanı sıra Sa'd b. Ebu Vakkas, Ökkaşiye Hazretleri, Karaçomak ve Pirsefa Hazretleri önemli bir yere sahip bulunuyor.
Dülük Baba, yerel rivayetlerde Gaziantep'in fethiyle ilişkilendirilen ve asıl adının Davud olduğu aktarılan manevi şahsiyetlerden biri olarak biliniyor. Adını zamanla bulunduğu Dülük bölgesinden alan Dülük Baba'nın hatırası, kentte uzun yıllardır yaşatılıyor.
Sa'd b. Ebu Vakkas, İslam tarihinin önemli sahabileri ve kumandanları arasında yer alıyor. Gaziantep'in özellikle Araban bölgesindeki makam ve rivayetlerle şehir hafızasında önemli bir yere sahip. Tarihi kaynaklara göre Medine'de vefat eden Sa'd b. Ebu Vakkas'a ilişkin Gaziantep'teki anlatılar bir makam ve manevi hatıra geleneği olarak sürdürülüyor.
Ökkaşiye Hazretleri olarak bilinen Ukkaşe b. Mihsan, ilk Müslümanlardan ve Bedir gazilerinden biri olarak tanınıyor. Nurdağı ilçesinde adına bulunan türbe uzun yıllardır önemli ziyaret noktalarından biri olurken, Gaziantep halk kültüründe şehrin fetih döneminin manevi şahsiyetleri arasında anılıyor.
Karaçomak, Gaziantep'in yerel fetih anlatılarında İslam ordusunun öncü savaşçıları arasında gösteriliyor. Fetih sırasında mücadele ettiği ve şehit düştüğüne yönelik rivayetlerle şehrin sözlü kültüründe yaşamaya devam ediyor.
Pirsefa Hazretleri ise Gaziantep'in fethiyle ilişkilendirilen önemli manevi şahsiyetlerden biri olarak kabul ediliyor. Yerel rivayetlerde fetih sırasında mücadele ettiği ve şehit düştüğü anlatılan Pirsefa Hazretleri'nin hatırası, kent merkezindeki türbesi ve yüzyıllardır devam eden ziyaret geleneğiyle korunuyor.





