Büyükşehir Belediyesinin raylı sistem projesiyle ilgili yaptığı son açıklama, kentin onlarca yıldır kronikleşen ulaşım sorununa derman olmaktan çok, ezberlenen "gelecek bahara" masallarının yeni bir halkası olarak kayıtlara geçti.

Belediye tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Diyarbakır’da hayata geçirilmesi planlanan raylı sistem projesinde hazırlıklar tamamlandı. 14 kilometre uzunluğunda ve 20 duraktan oluşacak proje, finansman anlaşmasının sağlanması hâlinde yapım çalışmalarına 2027 yılının başında başlanması hedefleniyor.”

Bu masum görünen açıklama, yakından incelendiğinde trajikomik bir vizyonsuzluğun ve erteleme kültürünün resmi belgesi niteliği taşıyor.

Yıllardır projenin detayları konuşulur, güzergâhlar çizilir, dosyalar raflarda tozlanır. "Hazırlıklar tamam" demek, temel atmak, çivi çakmak veya şantiyeyi kurmak değildir; yalnızca bürokratik bir hamleyi tamamlayıp topu yine taca atmaktan ibarettir.

İşin en can alıcı ve yıkıcı noktası tam da bu detayda gizli. Projenin hayata geçmesi, tamamen belirsiz bir "finansman anlaşmasının sağlanması" şartına bağlanmış durumda. Yani ortada ne net bir bütçe ne de güvence altına alınmış bir kaynak var; fakat müjde, paradan önce verilmiş durumda. Ortada para olmadan hazırlığın tamamlandığını iddia etmek, havaya köprü yapmaktan başka bir anlam taşımıyor.

Dün "yakında" denilen projeler bugün 2027 yılına öteleniyor. Diyarbakır halkı, her kritik dönemde aynı masalı dinlemekten, projelerin hep gelecekteki muğlak bir yıla ertelenmesinden artık yoruldu. 2027 yılı kapıya dayanıp çattığında, bu tarihin hangi bahara erteleneceğini tahmin etmek hiç de güç değil.

Halk somut adım bekliyor

Özetle; Diyarbakır halkı makyajlanmış, içi boşaltılmış "hedefler" ve "şarta bağlı niyetler" değil; somut adımlar, şantiyeler ve biten projeler görmek istiyor. Yalnızca "hazırlık" açıklamalarıyla vakit dolduran bu anlayış, kentin kangren haline gelen trafik ve ulaşım sorununu çözmek bir yana, sadece zaman kaybettiriyor.

Diyarbakır, bir kez daha aynı tantana ve aynı oyalama taktikleriyle baş başa bırakılmış durumda.