Soğuk havalarda vücudu ısıtan, besleyici ve doyurucu yapısıyla öne çıkan bu çorba, geçmişten günümüze aktarılan önemli bir mutfak mirası olarak dikkat çekiyor.

Hedik Çorbası’nın ana malzemesini haşlanmış buğday (hedik) oluşturuyor. Buğdayın yanı sıra nohut, yeşil mercimek, et veya kemik suyu gibi malzemelerle zenginleştirilen çorba; sarımsak, tereyağı ve yöresel baharatlarla lezzet kazanıyor.

Uzun süre kaynatılarak hazırlanan Habenisk, hem lezzeti hem de besin değeriyle kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyen önemli bir yemek olarak görülüyor.

Yöre halkı için Hedik Çorbası sadece bir yemek değil, aynı zamanda bir gelenek anlamı taşıyor. Özellikle kalabalık aile sofralarında, misafir ağırlarken ya da özel günlerde yapılan bu çorba, paylaşma kültürünün de bir simgesi olarak öne çıkıyor. Diyarbakır’da yaşlı kuşaklar, Habenisk’in “şifa niyetine” yapıldığını ve soğuk algınlığına iyi geldiğine inanıldığını dile getiriyor.

Besleyici içeriği sayesinde uzun süre tok tutan Hedik Çorbası, kışın ağır hava koşullarında çalışanlar ve enerji ihtiyacı yüksek olanlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Lif ve protein açısından zengin olan buğday ve bakliyatlar, çorbayı sağlıklı bir öğün haline getiriyor. Uzmanlar da geleneksel bakliyat yemeklerinin kış beslenmesinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguluyor.

Son yıllarda Diyarbakır mutfağına olan ilginin artmasıyla birlikte Hedik Çorbası da daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başladı. Yerel restoranlar ve ev mutfaklarında yaşatılan bu lezzet, kültürel mirasın korunması açısından da önem taşıyor. Diyarbakır’ın köklü mutfak kültürünü yansıtan Habenisk, soğuk kış günlerinde hem iç ısıtan hem de geçmişle bağ kuran özel bir tat olarak varlığını sürdürüyor.

Muhabir: Musa Azak