Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen ve coğrafi işaretle tescillenen Boğazkere, kendine özgü aroması ve kuraklığa dayanıklılığıyla öne çıkıyor.
Diyarbakır'ın özellikle Çermik ve Ergani ilçelerinde yoğun olarak yetiştirilen Boğazkere üzümü, bağlarda olgunlaşmasının ardından üreticiler tarafından hasat edilmeye başlandı. Bağcılık faaliyetlerinin Eğil ve Dicle ilçelerinde de sürdürüldüğü kentte, üzüm üretimi önemli bir tarımsal potansiyel oluşturuyor.
Diyarbakır'ın iklim koşullarına yüksek uyum sağlayan Boğazkere üzümü, kuraklığa dayanıklılığıyla da dikkat çekiyor. Daha az su ihtiyacı duyması, ürünün yetiştirilmesinde su tasarrufu sağlarken, üreticilere daha doğal üretim imkânı sunuyor.
3 bin yıllık geçmiş
Diyarbakır ile özdeşleşen Boğazkere üzümünün yaklaşık 3 bin yıllık bir geçmişe dayandığı ifade ediliyor. Coğrafi işaretle tescillenen üzüm, kendine özgü tadı ve aromasıyla hem yurt içinde hem de yurt dışında rağbet görüyor.
Boğazkere'nin Diyarbakır topraklarının ve ikliminin özelliklerini yansıttığını belirten üreticiler, üzümün özellikle dış pazarlarda yoğun talep gördüğünü ifade ediyor.
90 bin dekar alanda üzüm üretimi
Diyarbakır, Boğazkere'nin yanı sıra farklı üzüm çeşitleriyle de önemli bir üretim potansiyeline sahip. Kent genelinde yaklaşık 90 bin dekar alanda 155 bin ton rekolte ile üzüm üretimi gerçekleştiriliyor.
Üreticiler, bağlardan elde ettikleri üzümleri yalnızca taze olarak değerlendirmiyor. Üzümden geleneksel yöntemlerle pestil, sucuk ve köme (kek sucuğu) gibi ürünler de hazırlanıyor. Diyarbakır'da üretilen bu geleneksel lezzetler, Türkiye'nin birçok bölgesine gönderilerek tüketicilerle buluşturuluyor.
Hasat döneminin başlamasıyla birlikte bağlarda yoğunluk yaşanırken, Diyarbakır'ın geleneksel üzüm yetiştiriciliğinin hem tarımsal üretime hem de yöresel ürünlerin yaşatılmasına katkı sunduğu belirtiliyor.





