Herhangi bir bakıma ihtiyaç duymadan doğal olarak yetişen alıç, genellikle eylül ayının sonlarına doğru olgunlaşıyor. Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte tezgahlarda yerini alan meyve, fındık büyüklüğünde ve ekşimsi tadıyla dikkat çekiyor.
Sarı, kırmızı ve turuncu renklerde bulunan alıç, taze olarak tüketilirken marmelat ve reçel yapımında da kullanılıyor. Yöre halkı tarafından sıcak günlerin sona ermesinin simgesi olarak görülen meyvenin kilosu 400 liradan satılıyor. Vatandaşlar ise alıcı daha çok su bardağı ölçüsüyle 50 liradan satın alıyor.
"Doğanın meyvesi ve ilaçtır"
Alıç satın alan Cengiz Demir, meyvenin doğada kendiliğinden yetiştiğini belirterek, "Dağda 3-4 tane ağaç bulunur. Onlardan toplayıp buraya getirirler. Ne yazık ki biz bunu pahalı görüyoruz ama aslında çok ucuz. Doğanın meyvesi ve ilaçtır. Yani parayı düşünmeyelim, sağlığımızı düşünelim" dedi.
"Yılda bir kere yetişiyor"
Yabani alıç satan Erkan Güldağ ise ürünün yılda bir kez yetiştiğini ifade ederek, "Yumuşanımız, alıcımız var. Yılda bir kere yetişir. Her dağda 3-4 ağaç bulunuyor. O ağaçlardan 20 ila 40 kilo kadar toplayıp getirir, burada tezgahlarda satarız. Normalde kilosu 400 lira, bardakla alanlara 50 liradan veriyoruz. Bazen öğrenci arkadaşlarımız geliyor, ücretsiz de veriyoruz. Tadımlık olarak da ikram ediyoruz. Herkesi tezgahımıza bekleriz" diye konuştu.





