Bal, antioksidan bileşenler ve doğal mineraller içerir; bu da bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında destek olarak kullanıldığı bilinmektedir.
Balın içerdiği doğal enzimler ve düşük pH değeri, mikroorganizmalar üzerinde deterjan benzeri bir etki sağlar. Bu özellik yara iyileştirmede ve bazı enfeksiyon risklerini azaltmada tarihsel olarak kullanılmaktadır.
Bal, doğal şekerlerden oluştuğu için hızlı enerji sağlar; vitamin, mineral ve amino asit bileşenleri sayesinde dengeli bir besin kaynağıdır.
Bingöl balı: AB tescilli ve bilimsel verilerle kanıtlı kalite
Türkiye’nin doğa koşulları ve zengin bitki örtüsü ile ünlü Bingöl bölgesinin balı, yalnızca yöresel değil, uluslararası kalite standartlarıyla da öne çıkıyor:
Bingöl balı, Türkiye’de ilk kez bal için AB coğrafi işareti alan ürün oldu, bu da özgün üretim alanı, üretim yöntemi ve kalite değerlerinin uluslararası düzeyde tanındığını gösteriyor.
Bingöl’ün yüksek rakımlı yaylalarındaki çiçeklerden elde edilen bal, çevresel kirleticilerden uzak üretim avantajına sahiptir. 105 farklı antibiyotik testi yapılan örneklerde hiçbir kalıntı saptanmamıştır.
Analizlerde Bingöl balı, Türk Gıda Kodeksi sınır değerlerinin üzerinde kalite göstergelerine sahiptir:
Diastaz sayısı yüksek (enzim aktivitesi için önemli)
HMF değeri düşük (tazelik işareti)
Prolin miktarı yüksek (özgün bal belirtisi)
Nem oranı standartların altında
Bu parametreler Bingöl balının hem saflığını hem de kalite performansını ortaya koyuyor.
Bölgede toplanan bal örnekleri üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarında, Bingöl balının çeşitli bakteri ve mantarlara karşı antimikrobiyal etkisi incelenmiş; pozitif sonuçlar raporlanmıştır.





