ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent, görevinden istifa ettikten sonraki ilk açıklamasında, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik savaşın gerekçelerine ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı. ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a konuşan Kent, İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer silah geliştirmeye yakın olmadığını ve bu tehdidin bilinçli şekilde abartıldığını söyledi.
Kent, İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan çatışmanın arkasında siyonist rejimin yönlendirmesinin bulunduğunu belirterek, bu sürecin Washington üzerindeki baskılarla şekillendiğini ifade etti. Savaş kararının sonuçlarının bilindiğini ancak buna rağmen sürecin ilerletildiğini dile getirdi.
Yaklaşık 20 yıl askerlik geçmişi bulunan Kent, siyonist rejimin ABD'yi daha sonra savaşa dahil olmaya zorlayacak bir strateji izlediğini ifade etti. Ayrıca kendisi gibi savaşa karşı çıkan bazı yetkililerin görüşlerini ABD Başkanı Donald Trump'a iletmesinin engellendiğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kent, Tahran'ın ne savaş öncesinde ne de daha önce nükleer silah üretmeye yakın olduğunu vurguladı. İran'ın nükleer silah geliştirmeyi yasaklayan dini fetvaya bağlı kaldığını ve bu konuda istihbarat verilerinde aksi bir durum bulunmadığını söyledi.
Kent, İran İslam Cumhuriyeti lider kadrosuna yönelik saldırıların da beklenenin aksine sistemi zayıflatmadığını, aksine içeride daha sert bir çizginin güçlenmesine yol açtığını ifade etti.
Görevinden istifasını sosyal medya üzerinden duyuran Kent, ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarına karşı çıktığını belirtmişti. Açıklamasında, İran'ın ABD için doğrudan bir tehdit oluşturmadığını ve savaşın Washington'daki baskılar sonucu başlatıldığını ifade etmişti.
Kent'in istifası ABD yönetimi içinde dikkat çekerken, Beyaz Saray yetkilileri söz konusu gelişmenin önemini küçümseyen açıklamalar yaptı. Buna karşın ABD'de savaş karşıtı çevrelerden Kent'e destek açıklamaları gelirken, İran İslam Cumhuriyeti ile süren çatışmalara yönelik eleştirilerin arttığı ifade ediliyor.





